Hangi Gerçekler

Hangi Tanrı?

Namaz öğreniyoruz, Hindulardan

Asanaların yapılması, çok eski bir bilim olan Hathayoganın bir kısmını oluşturuyor, ve yogik ya da psikolojik değerlerinin yanı sıra insanı daha sağlıklı yapan, organların zindeliğini ve dinçliği artıran birkaç duruştan ibaret. Asana Sözcüğü ‘duruş’ veya ‘pozisyon’ demektir. Asana bireyin bedensel ve zihinsel metin, sakin, sessiz ve rahat kalabilmesi için yaşam hali demektir.

Sansktitçe Surya ‘güneş’ Namaskara ise ‘selamlama’ veya ‘bağlantı’ demektir. Böylece Surya Namaskara ‘güneşle bağlantı’ anlamına gelmektedir. Surya Namaskara bedende akan güneş enerjisinin canlandırma tekniğidir. Güneş ruhi bilinç simgesidir.

Şimdi Suryacıların Güneşe tapınırken uyguladıkları Surya Namaskara nasıl yapılır birlikte öğrenelim.

1 – Dik olarak ayakta durun. Bacaklarınız bitişik. Beden dik ancak rahat olsun. Ellerinizi göğüs kafesinizin önünde birleştirin ( Namaskar Mudra).
2- Kollarınızı yukarı doğru kaldırın. Bu sırada kollarınızı ve dizlerinizi bükmeyin.
3- Kalçanızdan bükülerek öne doğru eğilin, avuçlarınız aşağıya ve alnınız dizlerinize baksın. Dizlerinizi bükmeyin.
4- Elleriniz ve ayaklarınız aynı yerde kalacak şekilde dizlerinizi yere koyun bedeniniz dizlerinizin üzerinde, kalçanız topuklarınıza değsin ve alnınız yerde olsun.
5-Geriye doğru gelirken nefes alın
6- Dördüncü sırada ki hareketleri tekrar edin.
7- Yavaşça ayağa kalkın.
8- Bir sonraki tura geçmeden önce Namaskar Mudra duruşuna gelin
Nefes alın…

Namaskara’da nelere dikkat etmelisiniz :
1- Her zaman boş bir mide ile yapın

2- Açık ve temiz havayı tercih edin. Havası iyice temizlenmiş bir oda da olabilir.

3- Tek başınıza veya bir grup ile yapabilirsiniz. Unutmayın ki grup çalışmaları, kollektif şuur oluşturur.

4- Temiz bir mat veya örtü kullanın.

5- Çalışmadan 1/2 saat önce yıkanın.

6- Bel fıtığı veya bel problemi olanlar, yüksek tansiyon hastası olanlar, bu çalışmayı önce doktorlarına danışmalıdırlar

7- Rahat ve bol bir giysi seçin.

9- Çalışmanın her anında bedeninizin tamamını iyice hissedin. Tam bilinç içinde uygulayın

http://www.youtube.com/watch?v=rxBIPlYRojw

Müslümansanız egsersizler bittikten sonra önce sağa, sonra sola selam vermeyi unutmayınız.

46 Yanıt to “Namaz öğreniyoruz, Hindulardan”

  1. Filiz said

    SENDE YÜZYILAR ÖNCE OLMUŞ Fİ TARİHİNDEN KALMA ŞEYLERİ BİZE YUTTURACAĞINI SANIYOSUN GALİBA. AYRICA NAMAZ HZ ADEM’DEN BERİ VARDI VE BÜTÜN PEYGAMBERLER KILARDI. BU KURANDA YAZIYOR AÇ BAK TABİ ANLAYABİLİRSEN. ŞİMDİ SEN ONDANDA BİŞEY ÇIKARIRSIN GERÇİ MESLEĞİN BU. (EKMEK PARASI MESELESİ DE Mİ) YANİ NAMAZ İLK HZ MUHAMMED VASITASIYLA GELMEDİ SADECE ONDAN SONRA FARZ OLDU. SAKIN SENİN ŞU SURYACILAR FİLAN ORALARDAN ÖZENMİŞ OLMASIN NE MALUM DE Mİ? ZEKİ ARKADAŞ AYRICA NAMAZIN VE ORUCUN FAYDALARI BİLİMSEL OLARAK İSPATLANMIŞTIR. ORASINI BURASINI AÇIP JİMNASTİK YAPANLARA AĞZINIZ SULANIYOR. İŞ NAMAZA GELİNCE NEFSE AĞIR GELDİĞİ İÇİN DÜŞMAN KESİLİYORSUNUZ.

    • k1z1l said

      Orucun faydası mı … Hahahaha

      Tüm gün yemek yeme .. Sonra tıka basa doldur mideyi . Mide spazmı geçir . Neresi sağlık bunun … !

      Dalga geçiyorsun değil mi ?

  2. islamiyetgercekleri said

    Kuranın orjinali nerede? YOK.
    İneklere saygı duyan, 36 milyon Tanrıya inanan bir dinden İslamdan kala kala namaz mı kalmış diyorsunuz… Allahı unutup yerine milyonlarca Tanrı koyacaklar namazı unutmayacaklar.. Çoook ilginççç

    O zaman bana cevap verin. Namaza başlarken ellerin kadınlarda göğüs hizasına erkeklerde başın yanlarına kalkmasının anlamı nedir?

    Neden namaz güneşe göre kılınır?

    Namaz bitince neden sağa ve sola selam verilir?

    Güneşe tapanın yerlere kapanması alnını yere sürmesi batıl iken Müslümanın aynı hareketi yapmasının anlamı nedir?

    Kaabe neden güneşe tapım kültünün merkezi olmuştur?

  3. Filiz said

    Kuranı orijinali Suudi Arabistandadır. Namaz güneşe göre kılınsaydı yatsı namazı olmazdı. Namazda selam ise barış ve selam dileyerek saygı ile Rabbin huzurundan (yani iyi dileklerle) ayrılmakdır. Ayrıca biz güneşe puta değil Yaradana iman ediyoruz. ineklere puta güneşe tapmanın esasıda cahil ve sapıtmış insanların tanriyı şekillenderime arzusudur. Biz bu tür şeylere ehemmiyet vermiyoruz. Bunca şeyi yaradan bir Allah (cc) varken niye bi cismin önünde ibadet edelim. Resmen iftira ediyorsun islam asla ineklere tapmayı emretmez. Kıçının hangi yanından uyduruyorsun merak ediyorum. Bunuda bismillah şimdi duydum. Aferim görevini iyi yapıyorsun. Bu arada sen bişeye tapmıyor musun acaba? Tapıyosun tapıyosun sende paraya tapıyosun ve haddini öyle aşmışsınki Allahın dinine küfrediyorsun. Hemde bi madde için yani PARAAAAA!!!!!

  4. islamiyetgercekleri said

    Kuranın orjinali Suudi Arabistanda mı? Güldürmeyin insanı ne olur. Hani nerede orjinalinden resimler? Boşuna aramayın bulamazsınız. Kuranın orjinali yoktur… O zaman diyanet işleri yalan söylüyor.. Bakın diyanet bu konuda ne diyor.. Diyhanete e mail atıp sordum, diyanetten gelen cevap..

    “Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde Kur’an’ın üzerine yazıldığı taş, deri, yaprak, kumaş gibi malzemeler günümüze kadar ulaşamamıştır. Zira bu malzemelerin ömürleri uzun süreli değil idi”

    Diyenet burada bir konuda olayı manipüle ediyor oysa hepimiz biliyoruz ki kuran’ın orjinali yakılarak yok edilmiştir..

    Bu taş, deri v.b. gibi kaynaklardan ilk halife döneminde düzenlenen Kuranın orjinali nerede. Onada cevap aynı. Orjinali günümüze kadar ulaşmamıştır..

    Siz kendinizi kandırın Suudilerde diyerek. Aynen incil, Tevrat gibi Kuran ında orjinali YOKTUR.

    Namaz kelimesini bana Arapça izah et lütfen.. Namaz kelime olarak Arapça mı, ve ne anlama geliyor. Neden Hindular birbirlerini selamlarken Mamaz de diyorlar?

    Kabe güneşe tapım kültünün merkezidir. Arap mitolojisindeki belirgin üç tanrıça, el-Lat, el-Uzza ve Menat’ın sırasıyla Güneş, Venüs ve Hüküm tanrıçalarıdır.

    Kurana göre ne zaman namaz kılınacağı güneşe göre söylenmektedir. Kuran tıpkı Suryacıların yaptığını yapın der. Yani güneşin doğuşu ve batışını takip edin. Apaçık güneş tapım kültünün İslama geçmiş şeklidir namaz. Eğer bir Hindu Suryacılarda tıpkı sizin kıldığınız gibi namaz tapımı İslamdan 3000 sene önce varsa bunu sorgulamanız gerekir. Kim kimden etkilenmiştir?

    Burada bunları yazmaktan ben ne maddi çıkar sağlayabilirim? İşte sizin paranoyaklığınız. Size göre illa bir çıkar olmalıdır. Dinler miyadını dolduruyorlar ve binlerce yıldır dünyaya acıdan başka bir şey getirmemiştir. Aydınlık ve çağdaş bir gelecek için yazıyorum ben. Sizler gibi çıkar uğruna bir şeyler yapmıyorum. Sizler cennete gidip Huri kovalamak için inanıyorsunuz. Bu büyük bir çıkar. Zaten sizin Allah ınız sizleri çıkarcı yapıyor.

    Burslu okuyan bir başbakan oğlu okulu biter bitmez 3 milyon dolara gemi alıyor. İşte islamın nasıl iki yüzlü olduğunun göstergesi. Paralar, altınlar düğünden gelir. Oğlum burslu okuyor diye ağlaşırlar, mazlum edebiyatı yaparlar. Ona buna bana dediğiniz gibi çamur atarlar. Ama işi götürürler sonunda.

    İneklere tapmayı Hinduizm de emretmez. Sadece ineklere saygı duyarlar, kesip etini yemezler.

    Siz putperestsiniz bütün İslam alemi putperesttir. Kabe, Hacerul esvet, Muhammed en büyük putlarınızdır.

    ,Eski insanlar güneşi en büyük güç görmüşlerdir sizin Allah ı gördüğünüz gibi. Siz neden Kabe ve kenarında bulunan bir taşa dönüp tapınıyorsunuz? Kabe Allah mı? İşte onlarda güneşe sizin Kabeye taptığınız gibi tapmışlardır.

    Siz niye o taşların etrafında döner durursunuz ki? Birde puta tapmayız dersiniz. Komik olmayınız…

    • eksi1 said

      Çok basit bir konuda ciddi bir hata yapıyorsunuz.

      Burslu okuyan bir başbakan oğlu okulu biter bitmez 3 milyon dolara gemi alıyor. İşte islamın nasıl iki yüzlü olduğunun göstergesi. Paralar, altınlar düğünden gelir. Oğlum burslu okuyor diye ağlaşırlar, mazlum edebiyatı yaparlar. Ona buna bana dediğiniz gibi çamur atarlar. Ama işi götürürler sonunda.

      En azından Ergün Poyraz’ın kitabını okumuş olmanız gerekirdi. RTE ve feto hiçbir şekilde İslam’ın temsilcisi olamaz. Ve onların yapıp ettiklerini göstererek
      İşte islamın nasıl iki yüzlü olduğunun göstergesi.
      diyebilmeniz, dünyadan bihaber olduğunuzun delili.
      Bunun tersi, işinize geldiği için böyle davranmayı tercih ediyorsunuz. Ki, bu da riyakar ve art niyetli olduğunuzu gösterir.

      İslam kaynakları İslam tarihiyle ilgili sayısız olaya değinir, ve sayısız insan örneği vardır.
      Ateist insanlar ve yayınları kasıtlı olarak bu kaynaklardan sadece belli kısımları kopyalayıp yapıştırır ve kendi bakış açısıyla yorumlar. Bazı kısımlar, olaylar ve insanlar ise bilerek görmezden gelinir. Çünkü bunlar niyetleriyle uyuşmaz.

      Böylelikle, İslam’ kara çalarken; aslında her eleştiride müslümanlara atfededilen ikiyüzlülüğe başvurulur. Ve yine İslama atfettikleri gibi kendileri de çelişkiye düşerler.
      Tabii ki bakış açısı taraflı olduğu için ve amaç art niyet olduğu için eleştirler de bumerang gibi kendisine geri dönüyor.

    • melikers said

      Beyefendi siz Türkçedeki namaz kelimesinin Farsça olduğundan ve Farsçayla Hintçenin kardeş dil olduğundan habersizsiniz sanırım.(Arapçada namaza salat diyorlar).Namazın kaynaklarını anlatmışsınız kendinizce lakin Süryanilerin de namaz kıldığını atlamışsınız bakıyorum.
      Güneş insanın hem fiziksel hem ruhsal sağlığı açısından çok önemli bir varlık olduğundan,insanların Güneş enerjisini doğru kullanma yönünde ibadet etmesinin güneşe tapınmayla bir alakası yok.Namaz ilk insan Adem peygamberden beri kılınıyorsa eğer zamanla bazı insanların yaratıcıyı unutup doğrudan Güneşe tapmaya başlamış olduklarını düşünmemiz yerindedir kanımca.Astrolojiyi de insanlara İdris peygamberin öğrettiği söylenilir.Zamanla bazı insanların Tanrıyı unutup yıldızlara tapmaya başlamaları da bu durum örnek gösterilebilir.

      Kabe ve Hacer-ül esved’i put yapan ne size göre ?Kabede tavaf eden insanların hiçbiri Kabeye ya da hacerül esvede tapınmıyor.Anladığım kadarıyla siz islamla ilgili okuduğunuz yabancı yayınların fazlasıyla etkisi altında kalmışsınız.Çünkü ben bi süre önce yabancı bir anti-islam sitede Müslümanların puta taptığını iddia eden ve Hacer-ül esvede bakan meraklı müslümanların resmini kullanan bir site görmüştüm.Sizin söylediklerinizin tıpatıp aynılarını söylüyorlardı onlarda.Hadi onlar cahil diyelim sizin Müslümanlarla iletişim kurma imkanınız var.Sorun etrafınızdaki Müslümanlara ”siz kabeye mi tapıyorsunuz ? diye.

  5. mesut said

    ben bir keresinde denemek için diyim, abdestsiz namaz kılmıştım gene aynı feyz i almıştım anladımki gelen feyz kendini şartlandırmayla ilgili ve tasavvuftan ayrıldım .. belkide o namaz kılan hintliler hak bir dinin bozulmuş halleri olamazlarmı?
    kuran kıyamet e kadar korunacak diye biliyorum illaki deri üzerinde orjinalimi olması gerekiyor hafızlar ezbere biliyorlarmış ve yazıyorlarmış sürekli

    • serverings said

      sizin yazdıklarınızı okuyan müslüman var mıdır acaba? :)

    • eksi1 said

      Doğrusu sizin derdiniz sadece fezy almakmış sanırım. Bunun için namazla falan uğraşmanıza gerek yok ki. Fezy almak için bin türlü yol bulabilirsiniz. Yakında market reyonlarına bile düşer.

  6. ya hoca kuranı hafızlar ezberinde biliytorlarmışta hafızlar hepsini bilmiyorlarmıs ki kuranın toplatılmasıda bi macera sureleri bilen hafızlardan ilk başta 2 tane şahit istenmiş kimse şahit bulamayınca bire düşmüş sonra şahitsiz gelip sureleri okumaya başlamış bide üstüne para verilince bilende gitmiş bilmeyende bence surelerin bi çogu yanlış

  7. islamiyetgercekleri said

    En başta Kuranın yazılı olduğu ilk orjinalleri yok ortada. Hani taşa, kemiğe, palmiye yapraklarına yazılmış. Neye güvenerek savunuyorsun orjinal olduğunu. Tevratında orjinali yok.. İncilinde yok. Onların ki bozulmuş sizinki aynen kalmış. Nerede bu iddianızın orjinal delilleri. YOK. Yakılmış..

    Muhammed öldükten yaklaşık 20-25 yıl sonra derlenir Kuran. Neye göre derleniyor.. O zaman derleyenlerin kafalarına göre. Sıralama diye bir şey yok. İlk inen ayetler sonlara, son inenler ortalara çorba misali. Sıralanışı bile işkembeden…

    • eksi1 said

      Hoşunuza gitmiyorsa inanmazsınız, ki öyle yapmışsınız. Geçmişi dert edip durmayın.

      Siz daha bugünü doğru dürüst kavrayabildiniz mi, olayların gerçek yüzünü, yakın tarihi, bazı insanların gerçek kimliğini biliyor musunuz?
      Eğer bu soruma samimi bir şekilde ‘evet’ cevabını verebiliyorsanız, insanları yakın tarih konusunda aydınlatın. Bu daha yararlıdır.

      Yok, bundan emin değilseniz, 14 asır öncesinin hikayesini karıştırıp insanlara kin kusmayın. Zaman değerlidir, değerli zamanınızı daha iyi kullanın.

  8. latif said

    Diyelim kuran gercek diyelim Allah var ve yaratan bilen anlayan gören ve kuranda yazildigina göre onun rahmeti her yeri kusatmistir o dogmadi dogurulmadi ve hep vardi onun gücü her seye yeter sinegin kanadini kipirdatmasi yapragin agactan düsmesi onun iradesiyledir ancak dünya allahin yarattigi kendi güzelligini görmek adina ortaya cikardigi bir gercek ancak yalan peki bunca haksizlik savaslar sapkinliklar ihanetler insanin insani sömürmesi nefs kavaraminin yaratilarak insandaki acgözlülük doyumsuzluk gibi hayvani olusumlarin ortaya cikmasi mademki bunca düzensizlik ve kaos var her seyi yratan neden bunlari baslangicda engellemedi onun gücü her seye yeter bir bunami yetmiyor dogal felaketlerde ölen onca insan coluk cocuk bu kavram bile din yobazlarinin elinde allahin varligini kanitlamak adina malzeme oluyor bunun bilimle akilla nasil bir ilintisi olabilir

    • eksi1 said

      Zamanın göreceliliği konusunda bir fikriniz var mı?
      Şöyle düşünün, öldükten sonra, tüm yaşadığınız ömrün sadece bir saat; belki de bir saatten kısa olduğunu farkettiniz. Ne düşünürsünüz, o zaman ne hissedersiniz?
      Buna bir cevap verebilir misiniz?

  9. htkriy said

    Gercekten, dinci gecinen, dini poltikaya alet eden lüks düskünlerinin parasal cikarciligindan bahsetmek gerek. Karilarini kapatip kendileri ramsey kiyafetleriyle dolasan kiravatli mollalar öyle PARA düskünleri ki. Milletin, devletin malini kendi mallari gibi satip satip saltanat yasiyorlar. Rahmetli Atatürk hemen hemen tüm mal varligini Devlete bagislamisti. Gercek bir vatanseverdi, Allah rahmet eylesin.

    Kombasanlar, mercimekler, milli görüsler hepsi para avcilari. Faiz haram derler karlari yutarlar, cahil halk da anlamaz.

    Ayrica hapiste bulunanlarin %90’i yani katillerin, calan cirpanlarin, tecavüzcülerin de Allah inanclari var ve Peygambere, kitaba inanirlar. Aralarinda ateistleri zor bulursunuz .. Naber

    • eksi1 said

      İnanç bir yoldur. Herkes yola çıkar, ama çoğu eğlence için “hız” yapmaya ve “lükse” merak salar. İnsanların inancını nüfus cüzdanlarındaki din hanesinde zannediyosanız haklısınız.
      Ama cezaevleri konusunda hiç bilginiz yok diyebilirim, heleki Aralarinda ateistleri zor bulursunuz dedikten sonra Naber diyerek komik duruma düşüyorsunuz.

      Ciddi bir genelleme yapmak için toplumu, insanları ve cezaevi ortamını iyi gözlemlemeniz, bunların durumlarını etkileyen yasaları, hukuku, güvenlik kurumlarının işleyişini, bürokrasiyi ve insan psikolojisini biraz bilmeniz gerekiyor.

      Uzman olmanzı gerekiyor demiyorum ama, yukarıdaki sözlerinizin altını dolduracak genel kültür birikiminiz yoksa, komik ezberciler topluluğunun sıradan üyelerinden biri olursunuz.

      Umarım sözlerinizin ne anlama geldiğinin farkındasınızdır.

  10. htkriy said

    Ben bir profesör taniyorum. Adam karisini cocuklarini siraya diziyor hadi “namaza” diyor. O cocuklarin secme hakki hic yok. Gece gidiyor hepsini bizzat kaldiriyor. Cocuklari zorla uyandiriyor. Zavallilar gözümüzü önünde öf küf diyerek namaz kilmak durumunda birakiliyorlar. HANI DINDE ZORLAMA YOKTU. BIR KADINDAN KIZKEN BABA SORUMLUYMUS SONRADA KOCA. PEKI NEREDE KADININ KENDI KIMLIGI ISTEGI, NEREDE. KADIN BIREY DEGIL MI. KENDI TERCIHLERI YOK MU. Adam tam seriatci. Adinda bir üniversite Profesörü. Karisiyla evlendiginde ne hoc kizdi, genc 19 yaslarinda güzel sacli, zayif.. simdi SIKINTISINDAN sismis zavalli, kafasinda uzun esarbi, genis mantosu. Bir dügüne gidiyor kocasinin yaninda matosunu dahi cikaramiyor. Kücük oglu ben büyüyünce icki icecem diyor. Icsin canina minnet, böylesi babaya göstermeli. Bu Adamin ilk kiz cocugu oldugunda ben aglamistim, onlari bekleyen baskici hayati gözlerimin önünde daha o gün görüyor gibiydim .. Tanri kimseyi böyle yobazlarla karsilastirmasin.

    • eksi1 said

      bahsettiğiniz profesörü savunacak değilim.Ama,
      Bazı çağdaş profesörler de başka bir kadınla evlilik dışı ilişki yaşıyor. Karısı da bir başka erkekle gönül eğlendiriyor. Çocukalar da özgür, içki, eğlence, farklı kişilerle serbestçe “aşk” ilişkisi yaşıyor.
      Hepsi pırıl pırıl, çağdaş, hepsi özgür. Rahatlıktan hepsi uçuyor.
      Profesör değil ama, Metin Uca bir subayın hem karısıyla hem kızıyla ilişki kuruyor.
      Ne güzel!
      İslama alternatif çağdaş Atatürkçü hayat böyle! Çok iyi…

  11. gallenblase said

    Dincilerin bunlara da cevabi hazirdir kesin, tabiiki bunlarin hepsinin sebebi biz cok günahkar oldugumuz icin bu olaylar oluyor. Depremler oluyor cünkü bizler günahkariz, namazin budistlerden alinmis birlestirilmis bir kopyadir bence, ve muhammed bayag akilliymiski kendisi icin bile namaz kildiriyor, kendisin allahla bir tutan bir adam, insanlarin piskolojisiyle nasil da oynamis insanlar farkinda degil.

    • eksi1 said

      namazin budistlerden alinmis birlestirilmis bir kopyadir bence

      Sence böyle… Bilim ‘sence’ye, ‘bence’ye bakar mı? Her gün yeni tarihi çalışmalar yapılıyor, yeni tarihi eserler bulunuyor. Her bulunan bilgi geçmişle ilgili yeni bilgiler öğretiyor.
      Tarihle ilgili kesinliği olmayan bir konuda ‘bence böyle’ diyebiliyorsunuz.
      ‘Sence’, sen bilime karşı biraz saygı duyuyor musun, yoksa dogmalarla yaşamak, önyargılı hüküm vermek daha mı iyi?

  12. oumarix said

    ne kadar az düşünüyorsunuz?

    eğer Allah kitabında 800 küsür defa bunu söylüyorsa….
    neden düşünmüyorsunuz ki…

    bir yaratan olmadan yaratılmış nasıl olur….
    nasıl yoktan varlık gerçekleşebilir.

    yoksa bana ezelden beri var olduğunuzu mu söyleyeceksiniz….

    ne kadar az şükrediyorsunuz?

    selametle

  13. oklukirpi said

    Burada ne tartisiliyor, amaç nedir tam anlayamadim. Tek tanrili dinler, çok tanrili Yunan, Orta Dogu ve Asya dinlerinin asama asama evrimlesmesiyle ortaya çikmistir. örnegin Tevrat’taki yaratilis ve Nuh destanlari’nin kökeni 3000 yillik Sümer/Babil destanlaridir ki bu bilimsel olarak kanitlanmistir. Tabi ki yeni dinler eski din, mitoloji ve geleneklerden etkilenmistir. örnegin Hac ve Ramazan, islamdan önce de vardi. Islamda kutsal kabul edilen Kabe eskiden çok tanrili dinlerin merkeziydi. Kuran ve Incil Tevrat’tan önemli ölçüde alintilar yapmistir. Hiçbir din sifirdan birdenbire ortaya çikmadi, hepsi eski mitolojilerin güncel gelenek, politika ve felsefeyle sentezlenmesi sonucu olustu. Namazin da sekli ne olursa olsun fikirsel kökeni Asya tarzi meditasyondur. Bunlardan bir müslüman neden gücensin ki? Bunlar ne elestiri nedeni olabilir, ne de savunma. Kuran’in gökten inmis mutlak gerçekler olarak görmek, onun tarihi ve mitolojik boyutlarini gözardi etmek, hem Kuran’i bütün yönleriyle anlamamiza engel olur, hem de Islam dinini temelden dogmatiklestirerek yobazlastirir. Bu noktada Kuran’i kendi çikarlarina alet eden din baronlarinin tuzagina düsmemek gerekiyor.

    • eksi1 said

      Tek tanrili dinler, çok tanrili Yunan, Orta Dogu ve Asya dinlerinin asama asama evrimlesmesiyle ortaya çikmistir. örnegin Tevrat’taki yaratilis ve Nuh destanlari’nin kökeni 3000 yillik Sümer/Babil destanlaridir ki bu bilimsel olarak kanitlanmistir.

      4000 – 5000 yıllık yeni bir kaynak bulununca ne olacak. Bu sefer bildiğimiz her şey ona göre yön değiştirecek.
      Beyninizi sınırlandırarak bilimsel olduğunuzu zannetmeyin. yeni keşiflerin ne ortaya koyacağını görmeden, bilmediğiniz geçmiş hakkında kesin hüküm veriyorsunuz.

  14. solakbeyi said

    Peygamber Efendimiz bir çok Hadislerinde kendinden sonra özellikle dört halifeye ve genel olarak da sahabelerine uymayı emreder. Eğer Peygamber Efendimiz her konuda vasiyet etseydi, o zaman yeni olaylar karşısında “vasiyet olmadığı için yapamayız” gibi düşüncelerle çözümler üretilemezdi. Bu nedenle Halifelik ve Kuranın toplanması gibi önemli konularda bile vasiyet edilmemiştir. Böyle çok önemli konularda bile ashabın çözüm yollarına uyulması, diğer konularda onların örnek alınacağına ayrıca bir delil olabilmiştir. Diğer taraftan bu ve buna benzer konularda ashabın çözüm yolu bulması, bundan sonra meydana gelecek olaylarda nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiği de gösterilmiş olmaktadır.

    O (S.A.V.), insanlığı kurtuluşa çağıran, karanlık dünyada yolları aydınlatan bir ziya ve nur mesabesinde idi. Bu görev için seçilerek ilahi bir terbiyeden geçmiş ve nihayet, kemal döneminde görevlerin en yücesi ile vazifelendirilmişti. Resulullah, görevinde son derece titizdi. Vahyi telakki ederken ve de sonraki davranışları bunu ortaya koyar. Mesela O (S.A.V.), vahiy hali vuku bulduğunda, bildirileni çabuk ezberleyip kalbine yerleştirmek için dilini hareket ettiriyor. (Kıyamet, 16) Gelen vahiyleri özel katiplerine kaydettiriyor, buna mukabil Kur’an ile karışmasın diye kendi sözlerinin kaydedilmemesini ashabından istiyordu.

    Kur’an-ı Kerim 42 vahiy katibi tarafından yazılmıştır. En meşhurları Mekke’de Abdullah b. Sa’d Medine’de ise Übey ibni Kab’dır. Kur’an ayetleri kağıt, bez, deri parçaları, taş, tuğla, kürek kemikleri üzerine yazılmıştır. Her Ramazan ayında nazil olan vahiy pasajlarını (Kur’an’ı Kerim’i) baştan sona Cebrail’e arz ediyordu. Karışıklığı önlemek için de gelen vahyin nereye konulacağını belirtiyordu. Peygamber Efendimiz hayatta olduğu sürece vahiy devam ettiğinden, Kur’an metni, iki kap arasında mushaf haline getirilemezdi. Böyle yapılmış olsaydı sık sık değişiklik yapmak, araya girecek birkaç ayeti yerleştirmek için, ikide bir çok sayıda yazılmış metni imha etmek mecburiyeti hasıl olacaktı. Diğer taraftan Kur’an metni birçok hafız tarafından ezberlenip devamlı surette okunuyor ve ashabın bir kısmının nezdinde yazılı nüshalar da bulunuyordu. Üstelik Hz. Peygamber gibi bir teminat mercii vardı. Bu yüzden metnin muhafazası konusunda endişeye sebep yoktu.

    Ayrıca El-Hakim (Ö 405-1014) Müstedrek’inde “Kur’an metninin biraraya getirilmesi 3 defa yapılıp, birincisi Resulullah’ın huzurunda olmuştur” dedikten sonra, bu hükmüne esas teşkil eden şu hadisi, Zeyd İbn Sabit’den (Buhari ve Müslim’in rivayet şartlarını taşıyan bir senedle) nakleder. Zeyd diyor ki: “Biz, Hz. Peygamber’in huzurunda Kur’an’ı birtakım parçalardan telif ediyorduk (topluyorduk).” Beyhaki bu hadis hakkında: “Kanaatimce bundan maksad, birkaç ayrı defada indirilen ayet gruplarını, Hz.Peygamber’in Nezaretinde sureler halinde derlemektir” demektedir.

    Şu halde vahyi tamamlanan sureleri peygamberimiz, mevcut en uygun malzemeye, birtakım sahifeler halinde temize çektirip muhafaza ediyordu. Peygamberimizin hayatında birçok sahabi Kur’an’ı hem hafızalarında hem de sahifelerinde toplamış bulunuyorlardı. O’nun ahirete irtihali üzerine Hz.Ali derhal evine kapanmış, “Kur’an’ı cemetmedikçe Cuma namazına çıkmak hariç, ridamı giymemeye yemin ettim” diyerek, sözünü yerine getirmiş, Kur’an’ı cemetmedikçe Hz.Ebu Bekir’e biat etmemişti.

    KUR’AN’IN MUSHAF HALİNE GETİRİLMESİ:

    Hz.Peygamber’in vefatından sonra ilahi rehber Kur’an metninin, ümmetin icmaından geçmek suretiyle, tek kelimesinden şüphe edilmeyecek tarzda; kıyamete kadar hiç kimsenin itiraz edemeyeceği tarzda toplanması gerekmişti. Zeyd İbn Sabit diyor ki: “Yemame Savaşında ashabın öldürülmesini müteakib, Hz. Ebu Bekir beni çağırttı. Yanına vardım. Hz.Ömer de orada idi. Ebu Bekir bana dedi ki: Ömer bana gelip dedi ki: “Yemame ‘de Kur’an hafızları çok zayiat verdi. Bu gibi vakalarda hafızların ölmeleriyle Kur’an’ın birçoğunun zayi olmasından endişe ederim. Bana kalırsa Kur’an’ın cem edilmesi için bir emir çıkarman gerekir.” Ben de Ömer’e şöyle cevap verdim: “Resulullah’ın yapmadığı bir işi nasıl yapabilirsin?”, Ömer: “Vallahi bu hayırlı bir teşebbüstür, dedi.” Sonra bu iş üzerinde o kadar durdu ki, bana söyleye söyleye neticede Allah kalbime bu işi yatırdı, ben de onun görüşünü benimsedim.” Zeyd devamla diyor ki: “Ebu Bekir bana dönüp şöyle dedi: “Sen genç, dinç, zeki bir adamsın. Kimse ittiham edemez. Zaten Resulullah’ın da vahiy katibi idin. Kur’an metnini topla.” Vallahi bir dağı yerinden nakletmemi isteselerdi, Kur’an’ı toplama mes’uliyeti kadar bana ağır gelmezdi.” Neticede Kur’an’ı hurma dallarından, yassı taşlardan ve insanların hafızalarından derlemeye başladım.” (Buhari)

    Kaynakların ittifakla bildirdiğine göre, Hz. Ebu Bekir, Zeyd’e asla hafızasına güvenmemesini, her ayet için 2 delil olmak üzere, 2 şahıstan yazılı nüsha aramasını emretti. Bu iş için Zeyd, Hz.Ömer’in yardımını şart koşmuş, O’da ciddi bir şekilde kendisine yardım etmiştir. Zeyd bizzat kendisi iyi bir hafız olduğu halde, kendisi gibi başka hafızlarla da yetinmeyip, her ayet hakkında mukabele görmüş 2 yazılı şahid aramak gibi son derece titiz ve ilmi bir usül takib etmiştir. Yalnız Tevbe Suresinin sonundaki 2 ayet hakkında, araştırmasına rağmen 2 yazılı şahidi bulamamış, Ebu Huzeyme’deki yazılı nüshaya istinad etmek durumunda kalmıştır. Bu şekilde Hz.Ebu Bekir devrinde biraraya getirilen sahifelere “el- Mushaf” denilmiştir.

    HAFIZ SAYISI:

    Burada yeri gelmişken o devirde ki mevcut hafız sayısının 4-7 arası olduğuna dair iddiaya da cevap verme ihtiyacı gördük. Hz. Peygamber (sav.)’in terbiyesinde yetişmiş sahabeler arasında 23 yıl içinde Kuran’ı sadece 4 veya 7 kişinin ezberlemiş olması aklen muhaldir. Buhari’nin Es-Sahih’inde rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (sav.) henüz hayatta iken meydana gelen ‘Bi’ru Maune’ olayında şehid olan ‘kurra’nın sayısı 70 kadardır. Hz. Peygamberin vefatını takip eden yıl içinde meydana gelen dinden dönme olayları üzerine yapılan savaşlarda, ‘Yemame’de şehid olan ‘kurra ve huffaz’ın sayısı da bazı alimlere göre 450-500 kadar bazılarına göre ise 700 kadardır. Bir başka önemli nokta da Hz. Peygamber hayatta iken vahyin henüz son bulmamış olmasıdır. En son nazil olan birkaç süre veya ayet, bazı kimseler tarafından bilinmeyebilir. Hamidullah’a göre Peygamberimiz (sav) vefat ettiğinde 3000 kişi Kuran’ı ezbere biliyordu. Zeyd B. Sabit’in yazmış olduğu Kuran ile Hz. Muhammed (sav) indirilen Kuran arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü: Kuran’ı herkes ezberliyor, ayrıca ezberlediklerini yazılı vesikalarla te’yid ediyorlardı. Her gün namazda okunan ve ona göre amel edilen şey nasıl unutulabilir? Kuran ayetleri öyle ahenkli iniyordu ki, herkesin kolayca ezberleyebileceği kadar azar azar iniyordu.

    Sonuç olarak, Kur’an vahyinin inmesinden peygamber dahil hiç bir kimsenin müdahalesinin söz konusu olmadığını aşağıdaki ayet bize bildirmektedir: “Eğer o Peygamber bazı sözler uydurup bize isnat etmeğe kalkışsaydı muhakkak ki biz onu kuvvetle yakalar (ve ondan intikam alırdık). Sonra da muhakkak ki, onun kalb damarını keserdik. O zaman sizden hiç kimse O’nu koruyamaz”

  15. solakbeyi said

    Yine arkadaş namazı güneşe göre kıldığımızı suryacıların yaptığını yaptığımızı belirtmiş. Allah’ü Teala gün boyunca insanların kendisini zikretmesini, hatırlamasını istediği günü 5 vakte ayırmış bu 5 vakitte insanın rabbine yönelerek onun huzurunda olduğunu unutmamasıdır.

  16. solakbeyi said

    Ayrıca Namaz ilk insan Hz. Adem’den bu yana insanlara farz kılınmıştır. Tıpkı bazi insanların yaptığı gibi insanlar Allah’ın emirlerini inkar ettiler. İnkar etmekle gerçeklerden kaçabileceklerini zannettiler. Kimileri Allah’ın emirlerini değiştirerek veya neden yaptığını bilmeden atasından gördüğü şekilde yaparak Adem (a.s.)’dan bu yana gelen Namazı çeşitli formlara sokarak uyguluyorlar besbelli. İsterseniz birde bu açıdan bakalım.

  17. solakbeyi said

    Kabe sadece oradaki taş binadan ibaret değildir. Kabe, yer altından gökyüzene kadar uzanan nurani bir direk gibidir. Kabe’ye veya kabe’nin taşlarına tapınma söz konusu değildir. Puta tapanların niyeti tapınmaktır. Kabe’ye yönelenlerin niyeti taş’a tapınmak değil tapındıkları Allah’ın emrine uymak ve emredilen yöne yönelmektir. Kabe yeryüzünde inşa edilen ilk mesciddir.

  18. solakbeyi said

    Mehmet Turan’a ithafen

    Kaynakların ittifakla bildirdiğine göre, Hz. Ebu Bekir, Zeyd’e asla hafızasına güvenmemesini, her ayet için 2 delil olmak üzere, 2 şahıstan yazılı nüsha aramasını emretti. Bu iş için Zeyd, Hz.Ömer’in yardımını şart koşmuş, O’da ciddi bir şekilde kendisine yardım etmiştir. Zeyd bizzat kendisi iyi bir hafız olduğu halde, kendisi gibi başka hafızlarla da yetinmeyip, her ayet hakkında mukabele görmüş 2 yazılı şahid aramak gibi son derece titiz ve ilmi bir usül takib etmiştir. Yalnız Tevbe Suresinin sonundaki 2 ayet hakkında, araştırmasına rağmen 2 yazılı şahidi bulamamış, Ebu Huzeyme’deki yazılı nüshaya istinad etmek durumunda kalmıştır. Bu şekilde Hz.Ebu Bekir devrinde biraraya getirilen sahifelere “el- Mushaf” denilmiştir.

  19. solakbeyi said

    6. ve 7. Mesaja cevabımı ilk mesajımda verdim.

    Latif beye hitaben;

    Allah Dünya denen bu fani yeri insanlara imtihan olarak yaratmıştır. Eğer herşey güllük-gülistanlık olsaydı; acılar, dertler kederler olmasaydı imtihan nasıl gerçekleşecekti.herkesin 100 aldığı bir sınav düşünün; siz çok çalıştınız ama diğeri az çalıştı fakat diğer arkadaşınız az çalıştı biliyorsunuz fakat sınav soruları o kadar kolaydı ki herkes çalışsa da çalışmasa da 100 tam puan aldı. siz haksızlık yapıldığını düşünüp itiraz etmezmiydiniz.
    Hem ölen insanlar yokolmuyor ki; diyelim ki şehrinizden taşınıp uçakla başka bir şehre gitmek istiyorsunuz havaalanına geldiniz ama uçağınızın saati gelmediği için bekleme salonunda uçağınızı bekliyorsunuz bunun gibi fani olan dünya’dan sonsuz olan ahiret hayatına gitmek için kıyamete kadar bekleyeceğiniz yere nakil ediliyorsunuz.

  20. solakbeyi said

    htkry arkadaşa hitaben;

    Faiz haramdır, bunu yapanlar haram işliyorlar. Yapanlar için dinci yada dinsiz takısı eklemek olmaz. yapan dine inanan içinde inanmayan içinde günaha giriyor demektir.

    2. görüşüne göre dinde evet zorlama yoktur fakat zorlama müslüman olmayanla içindir. müslüman olanlar için de belirli bir noktaya kadar zorlama yapılabilir. Din buna izin veriyor. O zaman siz çocuğunuzu sokağa bırakın kendi kendini eğitsin. Sizce böyle bir mantık olabilir mi? İslamı öğreticeksin ki insanlar sonraki nesillere doğru aktarsın. Yalnış şeyler aktarılmasın.

    Ayrıca birşeyi ne kadar zorla da olsa kabul ettirmek imkansızdır. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed SAV tebliğ metodunda zorlama olmadı. O’nu SAV örnek almamız lazım hepimizin. Bir hastaya yalnış ilaç verirseniz ya da eksik o hasta sonunda hastalıktan ya ölür ya da başına türlü sakatlıklar gelir.

    Kadın kocasının altında tutsak değildir. ama peygamber efendimiz SAV’in bir hadisinde Eğer Allah’tan başka birisine secde etmenizi emretseydim kocalarınıza secde etmenizi emrederdim buyurarak bu konunun önemini bildiriyor.

    Çıkmam lazım sonra devam edeceğim. Hayırlı geceler.

  21. islamiyetgercekleri said

    Solak Beyi işkembeden sallıyorsunuz.. İlk mescid Kurana göre Bekke denilen ve nerede olduğu bilinmeyen bir yerdedir.. Bunun gibi diğer meselelerde bile oradan buradan duyduklarınızla ahkam kesmişsiniz.. Hiç bir tarihi kayıtta Mekke ye Bekke denikdiği yazılmamıştır.. Ha bu arada İbrahim Mekkeye uğramamıştır bile… Siz bu masallarla kendinizi avutun…

    Gerçek şu ki, insanlar için ilk kurulan Ev, Bekke (Mekke) de, o, kutlu ve bütün insanlar (alemler) için hidayet olan (Ka’be)dir. (AL-İ İMRAN SURESİ / 96 )

    Ha bu arada hatırlatma Kuran 40 yerde gayet açık bir kitap olduğunu söyler.. Bekke neresi bunu bu açıklıkta bulmak size düşer…

  22. islamiyetgercekleri said

    Bu arada Kurana göre namaz 5 vakit değildir.. Tıpkı Hindulardaki gibi 3 vakittir.

    Hud Suresi 114. ayette geçen Gündüzün her iki tarafında…. kılınması gereken namazı anlamış olduk. Bunlara sabah ve öğle namazı diyebiliriz.

    أَقِمِ الصَّلَاةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ إِلَى غَسَقِ اللَّيْلِ وَقُرْءَانَ الْفَجْرِ إِنَّ قُرْءَانَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا

    17/78 Gündüzün güneş dönüp/kayıp, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar(ki zamanda) namaz kıl; ve de fecrde (namaz içinde okunan) Kur’anı da… Muhakkak ki; fecr/sabah (namazı içinde) okunan Kur’an şahitlidir.

    Neymiş birde akşam namazı.. Yaani Hindu abileriniz gibi… Bu arada unutmayın Hindular güneşe tapar.

  23. isiksavascisi said

    Öncelikle sizin mutlak dogru bilgilere sahipmis gibi karsinizdakilere ukala bir tavirla yaklasmaniz sizin ne tip bir insan oldugunuzu ortaya koyuyor.

    Bir insanin ateist olmasi icin 2 sebep olabilir :
    1. Ya geri zekalidir.
    2. Kendi bildiginden baska bir seyin dogru olduguna inanmayan yobazdir.

    Her bilimsel olrak kanitlandi dediginiz sey acaba gercekten kanitlanmis mi ?
    Bundan ne kadar eminsinizb?
    Evrim teorisinin simdiye kadar kac kere kanitlandigi söylendi. Ama sonunda ya düzmece ya da yanlis bir varsayim oldugu cikti ortaya.

    Akilli insan, 5-10 kitap okuyup da dogruya ulastigini zannedip, maymundan geldigine inanip dinlere küfür eden insan degildir.

    Siz din düsmanlarinin en büyük sorunu hicbir zaman yapici olamamanizdir. Bütün dinlere söversiniz ama onlarin bir alternatifini sunamazsiniz. Sunacaginiz tek sey Darwinci oldugunuz icin ateizmdir.

    Dininin D’sini yasamayan basit insanlarin isledikleri suclari da dine mal edersiniz. Yukaridaki geri zekali birisinin yaptigi gibi. Neymis efendim : Hapishanedekilerin cogu müslümanmis. Aralarinda ateist göremezmissin.
    Sizin Rus ve Cinli inancdaslariniz da ateistti ama yüzbinlerce hatta milyonlarca insani katlettiler. Din adina yapilan katliamlarin arkasinda da sizin gibi maddeci ateist münafiklar vardir. Allah’a kalpten inanan ve VICDAN sahibi hicbir insan masum insanlari katledemez.Masumlugun göreceli oldugu felsefesini yapmayin kalkip !

    Siz maymundan evrimleserek insan olduguna inanan iki ayaklilar, elbette ki namaz konusunda da böyle konusacaksiniz. O kadar sacma ki savlariniz. Siz Hz.Darwin’in söylediklerine inaniyorsunuz. Peki birgün o bir hücreden türeme efsanesi gercekten cürütüldügünde, yani sizin dahi inkar edemeyeceginiz derecede bilimsel olarak, o zaman sizin inanciniz bosa cikacak. Bu durumda biz hic var olmus olmayacak miyiz ? Tek hücreden türeme yalansa biz de mi yalan olacagiz ??? Hadi diyelim hindularin dini yalan. Peki bu Islam da yalandir mi demek ?

    Siz herseyde maddi bir sebep ve cikar ariyorsunuz. islam’a karsi yapmis oldugunuzu saldiri ve hakaretlerde bu acikca görülüyor.
    Iyi ama siz nasil olur da insanliktan, sevgiden, merhametten dem vurabilirsiniz ki ? Siz sevgiden merhametten ne anlarsiniz Darwin askina?
    1350 sene önce yasamis Yahudi kizi Safiyye merhametinizin %1’i var mi sizde bugün Filistin’de öldürülen Ayseciklere,Irak’ta tecavüze ugrayan Sümeyyelere?

    Bi de isinize geldi mi Türkce kelimeleri isinize gelmedimi Ararpca kelimeleri kullaniyorsunuz. Katletmek kelimesi Türkcede ya da Türk kamuoyunda katliamla es anlamda kullaniliyor gibi birsey. Katliam soykirim. Katletmek = katl + etmek. Yani öldürmek demek.
    Bu ve bunun gibi kelimeleri istediginiz gibi kullanip okuyucunun duygularini sömürüyorsunuz.

    Hindularin ibadet tarzi Islam’dakine benziyorsa bu Hindu müslümandir ya da müslüman hindudur anlamina gelmez. Sandalyenin de 4 bacagi vardir, masaninda. Ikisi de odundan yapilmistir. Ama ne sandalye masadir, ne masa sandalye!

  24. [...] Namaz öğreniyoruz, Hindulardan [...]

  25. islamiyetgercekleri said

    Öncelikle masanın 4 ayağı derken Arap putunun tek olduğu gerçeğini unutmuşsunuz…

    Diğer unuttuğunuz şey, sadece hakaretle tıpkı inandığınız kitap gibi aşağılık şekilde konuşup, işi kata kulleye getirdiğiniz gerçeğide ayrı bir sorun..

    Konu başlığı Hindulardan namaz öğreniyoruz..

    Var mı o 3 vahiy kitabında Arabistanlı Sami Irkı haricinde Peygamber ismi? Peki bu tapınma ritüellerini taklit ettiğiniz diğer dinlerde ben peygamberim beni Tanrı gönderdi diyen bir manyak var mı tarihi kayıtlarda? O da yok..

    E bu durmda bende köşeye sıkışmış bir çaresiz bir insanın yani sizin yaptığınızı yapardım..

    Yaygara ve edepsizlikle gerçeklerin üzerini örtmek..

    Muhammed in esinlendiği oldukça fazla kaynak var….İslamcılar hemen hepsinin İbrahim ve Haniflik olduğunu ileri sürüyorlar ancak ortada bir kanıtları olmadığı gibi artık bu iddia gittikçe tutarsız bir hal almıştır…

    Buraya yaygara değil kanıt gereklidir..

    • eksi1 said

      Var mı o 3 vahiy kitabında Arabistanlı Sami Irkı haricinde Peygamber ismi? Peki bu tapınma ritüellerini taklit ettiğiniz diğer dinlerde ben peygamberim beni Tanrı gönderdi diyen bir manyak var mı tarihi kayıtlarda? O da yok..
      Muhammed in esinlendiği oldukça fazla kaynak var….İslamcılar hemen hepsinin İbrahim ve Haniflik olduğunu ileri sürüyorlar ancak ortada bir kanıtları olmadığı gibi artık bu iddia gittikçe tutarsız bir hal almıştır…

      Bahsettiklerinizle birlikte şüpheye düşülen birçok ayrıntının anahtarı Hz. Muhammed(SAV).
      Onun hayatı, ona uyanlar ve getirdiği dinin ve kitabın içeriği birer örnektir.
      Peygamberliğini ilan ettiği ilk andan itibaren olağanüstü bir tepkiyle karşılaşmıştır.
      Üstelik bu, ülkelerin ve toplumların ileri gelenleri, nüfuz sahipleri, zenginleri vs tarfından…

      Bu ayrıntı, İslam düşmanlarını bir derece üstün kılıyor.
      Şöyle ki, güç dengesini İslam karşıtları lehine olduğu bir dünyada – zaman aralığında; olağanüstü bir Anti-İslam arşivi olması gerekir.
      Güç dengelerini ve tarihi incelediğimizde böyle olması gerekiyor.
      Fakat maalesefki, 2010 yılında ateistler çaresizce İslam kaynaklarından ‘copy/paste’ yapıp kendi tefsirlerini sunuyorlar.

      Ben sizlerden, 1400 yıllık tarih boyunca İslam karşıtlarının yazdığı eserleri rica edeceğim. Umarım sağlam bir arşiv öneriniz olacaktır.

  26. atabey26 said

    Sevgili kardeşim Hz. Adem de Allah’a ibadet ediyodu. Namaz insan dünyaya ilk geldiğinden itibaren vardı. bi arkadaşa cevaben demişinki “İneklere saygı duyan, 36 milyon Tanrıya inanan bir dinden İslamdan kala kala namaz mı kalmış diyorsunuz… Allahı unutup yerine milyonlarca Tanrı koyacaklar namazı unutmayacaklar.. Çoook ilginççç” şöyle bi örnek vereyim mesela alevilik bilimsel olarak islamdan ayrılmıştır değilmi? O kadar çeşitleri varki allaha inanmayıp Hz. Ali ye tapanlar bile var. Başka bir örnek vereyim Alevi Bektaşi Federasyonu başkanının sözleri bu linkte alevilikte reekarnasyonun olduğunu söylüyor atatürk olarak geri geldiğine inanıyor kendisi….

    http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=181971

    Kala kala İslamdan bi Hz. Ali kaldıysa onlardada namaza benzeyen ibadet şeklinin kalması normal bişey. Hatta Hz. Ali’nin bile Atatürk’le bütünleştirme çabası başladığına göre bi kaç yüz yıl sonra Atatürk’e bile tapılacağını düşünüyorum. Kesin kanıt demişinizde namazı hindulardan öğrendiğimizin kesin bir kanıtını göremiyorum?

    • eksi1 said

      Atatürk’e zaten bir asırdır tapanlar var. Gerçi, yaptıkları birçok iş Atatürk’ün düşünceleriyle taban tabana zıt. Ama olsun, bu işte iyi para var.
      İnsanları iyi kandırarak çok kazanılıyor Atatürkçülük üzerinden. :))
      Verdiğimiz vergilerin yarısını onlar yiyor.
      Diğer yarısını da dinci yobazlar yemeye başladı, şimdi aralarında bir it dalaşı var.

  27. kirinta said

    islamiyetgerçekleri. sne enyi savunuyorsun. sanatkar olmadan olan sanat varmı. taş binanın bile sanatkarı var sen nasıl şu mükemmel alemin, insanların mükemmel işleyen vucutlarının tesadüfen oluştuğunu iddia edebiliyorusun. Yaratıcı yarattığı insanlardan ne istediğini de insanlar arasından seçtiği mümtaz şahsiyetler aracılığı ile bildirir.

  28. kirinta said

    nazmazı hindulardan öğrendiğiizi söylüyorsun hz. muhammet hindistanamı gitti. bırak bu sapkınlıkları

  29. islamiyetgercekleri said

    Kirinta az biraz zeka kırıntısı olsa sende bunu demezdin.. Muhammed den binlerce yıl öncesine dayanır Hinduizm.. Gelenek ve görenekler toplumdan topluma aktarılır ve geçer. Hint kültürüde İran üzerinden Arabistana ulaşmıştır.. İranlıları ve Türklerin Araplar Salat deken Namaz demelerinin sebebide budur.. Namaz Hintçe bir kelimedir..

    Ayrıca Muhammed in Hindistana gitmesine gerek yoktur zira zaten Hint inançları Arabistana yerleşmiştir..

  30. tunamurat said

    islamiyet gerçekleri allah dünya yaratıldığından beri bir çok peygamber göndermiş ve kendisinin varlığını dünyadan sonra ahiretin varolduğunu ,bütün herşeyi onun yarattığını ve ancak ona ibadet edilmesi gerektiğini söylemiştir. Ancak insanlar sürekli farklı yerlere çekip bazı nesneleri putlaştırmışlardır bu namazın hindulara benzemesi veya yoga şekline benzemesi felan bunlara takılmamak lazım önemli olan bizim allaha ibadet etmemiz onların putlara ibadet etmeleridir. Benzemesindeki problem nedir.

  31. vonnro said

    namaz adetinin benzerlik göstermesi doğal, eğer biz hz.Ademden beri var olduğuna inanıyorsak, kültürler arası etkileşim vardır, kabeyi ,güneşe tapınma diyorsun, kabe dünyanın merkezi olarak kabul edilir, ayrıca,budism de içi boş bir öğreti değildir, kendilerince enerji kaynağı saptamışlar, arınma, ruhlarını yükseltme yoluna gitmişlerdir, islamdada insanlar enerjinin dünyadaki kaynağına yönlendirirler, araştırırsan matematiksel hesaplarlada, kabenin dünyanın altın oran noktası olduğunu anlatan verilere erişebilirsin, demek istediğim, islam, yada diger öğretiler, dinler, sadece pratikten ibaret değildir,onun inancı, benim inancım elbetteki benzerlik gösterebilir çünkü insan olarak ortak şeyi bulmaya koşuyoruz. namaz hem günümüzde hem tarihte sosyal açıdan etkileri olmasının yanında, ruhsal ve enerji bağı güçlendirebilecek bir harekettir. kabe put değildir zaten müslüman der ki Allah bizi kuşatmıştır, o her taraftadır, her zerrende, her moleküldedir.bir yüce bilinç zerreleri sıraya koyup bizi oluşturmuştur.zerreleride yoktan var etmiş olduğunu kabul ediyoruz çünkü başka bir şekilde başlangıç diye birşey olmazdı. neyse konudan saptım belki ama beni bütünüyle anlamanı istedim

  32. vonnro said

    birde islam hz.ademden beri vardır adı farklı farklıdır, bir namaz mı kaldı diyorsun, hayır bir çok öğreti var,Hz.Süleymanda da bugün şaşkınlıkla baktığımız bir çok öğretisinin kaynağını görüyoruz hala museviler ve masonlar onun öğretilerini kullanırlar,ama iyi muhafaza edebilselerdi ve kötüye kullanılmasaydı şuan hz.Muhammede gerek kalmazdı,ve zamanın ihtiyacı olarak Allah bunu uygun görmüştür,ama özü aynıdır,deformelerle göktanrı olur,güneş olur,insan olur,oğlu olur vs.. yada başka sosyal yapılanmalarda bozulmalar, ahlaki çöküşler olur bu sefer öğretiler kendilerine göre çevrilir,eh bu güne de kalanlar saptırılmış yada bütünü olmayınca bir işe yaramaz halde olurlar. yani bu gün burda islamik figürleri sıralayınca ilk bakışta belli şeylere ulaşırsın, aynı zamanda diğer dinlerdede,
    diğer şeyleri görmen biraz zorlaşır çünkü zamanla hepsi birbirine karışır ondan önce ise
    dediğim gibi o zamanın ihtiyaçlarından doğan adetleri bugün nasıl farkedebiliriz ki
    herkesin farketmesi biraz zordur çünkü araya kocaman kültür farklılıkları girmekte,o öğretilerin ortaya çıkması tabiki zorlaşıyor

    son söz
    lütfen bir bütün olarak düşünelim, bırak dışardaki vıyaklayanları,bir de kuranı tercümeyle anlamaya
    çalışmak sağlıklı değil evet bugün türkiyemizde çoğumuz ordan burdan duyarak,zorlamayla,bencilliğin hükümsürdüğü,cahilliğin tatlı geldiği,çıkar kaygılarıyla dini öğreniyoruz, dışarıdaki bozulmaların hepsinin iyi bir anlamı var.
    agh bu arada o kadar çok şey söylemek istiyorum ki, ama konudan çıkarım,yada yanlış hitabımla yanlış yönlendiririm yada eksik bırakırım, ki ne yapsam eksik kalırız, bu dünyanın güzelliği bu, her şeyi tatsaydın aşk diye bir şey olmazdı çünkü o seni heycanlandırandır,bu yüzden ben müslüman olduğumda bir kaç basit görünen cümleler, hareketler, insan mekanizmasının dünya algısıyla birleşince yeni yeni şeylerin farkına varıyorsun her an, ve kendini unutuyorsun..işte böyle
    neyseinandığın gibi yaşa,eleştir, bu senin hakkın, saygı duyuyorum

  33. [...] Namaz öğreniyoruz, Hindulardan « Hangi Gerçekler This entry was posted in Genel. Bookmark the permalink. ← Yemen’li Rahman « Hangi Gerçekler [...]

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 90 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: