Hangi Gerçekler

Hangi Tanrı?

Şeriat’da Kadın

Muhammedin izindeki Şeriat’da Kadın Bir Seks Vak’asıdır

Ulusu oluşturan bireylerin tümü uygarlıkta ilerlemek, gelişmek ve kalkınma yönünde çalışmak zorundadır.
“ Efendiler, dünyada, her şey için, uygarlık için, yaşamak için, başarı için  en gerçek önder  bilimdir tekniktir. .. Yalnız bilimin ve teniğin yaşadığımız her dakikadaki aşamalarını, evrimini bilinçle kavramak ve ilerlemesini günü gününe izlemek şarttır.”[1]  


Kuşkusuz bu işlerin yerine getirilmesinde kadın da çalışarak katkıda bulunmalıdır.   Ancak, kadınların erkeklerle bir arada çalışabilmesi, şeriat nedeniyle olanaksızdır. B u konudaki çağ dışılık, akılalmaz boyutlardadır. Şeri’at kadını cinsel yönden, seks aracı olarak ele alır. Bu görüş tümüyle Kur’ân-ı Kerim kaynaklıdır.

Bakara suresinin 223 ayetine göre, Tanrının seslenişiyle:

“Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır. Tarlanıza istediğiniz gibi gelin , istikbal için hazırlıklı olun.”  Günümüz teokratik yönetiminin müslüman kesiminde ise kadın artık, tarla değil gemidir. [kuşkusuz bu gemi petrol tankeridir]. [2] Kadınların normal rahatsızlık günlerinde ise bu “tarlaya” girmek yasaktır, o süre içinde ibadet edemez.  Bu nedenle dinen eksikli sayılır.

Şeri’atta cinsellik (seks) görevi: Kur’an ayetleri ile hadislere dayanır. Kadının varlığı, özellikle erkek cinselliğini yansıtır. Kadının toplumsal yaşamda erkekle bir arada bulunması düşünülemez. Erkeklerin bir kadınla  yanyana oturması,  aynı odada yalnız kalması yasaktır. Şer’i gerekçesi: Muhammed’in, bir kadınla yanyana oturduğu zaman cinsel duygulara kapılmış olmasına bağlanmıştır.  Tanrının Resulü bile cinsel duyumsama içine girerse sıradan bir erkek bile neler yapmaz diye düşünülmüştür.  Bu nedenle İslâm uleması, samimi inanç sahiplerine , cinsel konularda nefse güven değil,Tanrısal önlemler önermektedirler. Önlemler kısaca: Kadınların örtünmesi, gözün korunması, evlenilebilecek kadınlarla yalnız kalmamaktır.

“ En mühim tedbir ise, cinsel duyguların  harama dönüşmemesi için  Allah’a sığınmaktır. Bu hususta her erkek Allah’a  sığınmaya muhtaçtır. Bu sözlerin yazarı  (yayın evine göre) aydın bir din adamıdır. Bu aydın din adamının yine   “samimi inanç sahibi müslümanlara “ önerdiği duayı aynen alıyorum: “…Allahım kulaklarımın şerrinden, gözlerimin şerrinden  ve cinsel organımın; (cinsel organımdan kaynaklanabilecek) kötülüklerin şerrinden sana sığınırım”. [3] Böylece cinsel isteğin ortadan kalkacağına inanılmaktadfır. Cinsel temasta  bulunmak, eşinizle bile olsa, şeri’at kurallarına bağlıdır.  Kurallar cinsel temas öncesinden başlar, örneğin: “Besmele çekilip  ihlas” suresi okunup “tekbir tahlil getirilmeli” dir. Sonra  “…kadına duhul ederken, onun kulağına ‘ağır ol’ denilmesi gerekmektedir”. [4] S O N U Ç
Şer’i’atın kadın haklarıyla ile ilgili öbür kurallarına değinmeye gerek olmadığına inanıyorum. Korku dolu şer’i’at  çağ dışıdır
Gazi Mustafa Kemâlin devrim ve insanlık anlayışı. Bize göre yapılan devrimlerin beyni: Lâiklik (dışdinsaltçılık) ilkesiydi. İlkenin anlamı ve tanımı uzun  uzun yapılmazdı hiç. Çünkü,korkuya dayalı ahlak olmazdı. Çok kısa ve kolaydı anlamak. Laiklik şeri’ata karşı olmak demektir.  “Mürteci”, şer’i’at özlemi içinde olanlara verilen addır.  Şer’i a’ tı uygulamaya kalkışma eylemi: “İrtica” hareketidir. Dünya devletleri arasında  bu tür düşünce olan yönetimler, ne kadar bağımsızlıktan söz etseler de,  büyük devletlerin sömürgesidirler .
Dünya uluslarını geleceğini kutsal kitaplar bağımlısı kurallar değil, İnsanlığı yüceltmeyi amaçlayan  düşünce sistemleri alacaktır.  İnsanlığı kurtaracak olan yine insandır.
Günümüzde, hiçbir bilim adamı, yarattığı teoriyi uygulamaya koyamamıştır.  “ iyiyi ve kötüyü bilmek” yasağıyla,  “cennet,cehennem” söylenceleriyle öğrenim görüp, “ölüm korkusuyla” eğitilen insanları kurtaracak “Laik” (dışdinsaltcı-şeriatı dışlayan) bir devrimi (sosyo kültürel değişimi) başaramamıştır. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk  “altı ok”’la simgeleşen bu lâik  yönetimi “sistem” ‘leştirmiştir. Sistem yeryüzüne uygarlıkların doğum yeri olan Anadolu’ dan yayılacaktır. Bu devrim (sosyo Kültürel değişim) “Ulusaltçılık, Halkçılık, Cumhuriyetçilik, Dışdinsaltçılık, Devletçilik, Devrimcilik” ilkelerinden oluşur ve Kemalist yönetim olarak  anılır. Uzun araştırmalar sonunda ortaya konulmuş bilimsel bir yöntemdir. 
Atatürk bu araştırmaları şöyle anlatıyor:
“Yüzyıllar ve yüzyıllardan beri, zavallı insanlığı mutlu etmek için tutulan yolların,  kullanılan vasıtaların (uygulanan yöntemlerin) verddikleri  neticelerin ne derece emniyetbahş (güvenverici )  oldukları incelemeye değer değil midir?
“Artık İnsanlık kavramı, vicdanlarımızı arıtmaya ve duygularımızı  yüceltmeye  yardım edeck kadar yükselmiştir.

Vaziyetleri  ( içinde bulunulan durumları) ve onların icaplarını ( onlar için gerekenleri) uygar insan  düşüncesiyle ve yüksek  zicdan aydınlığı ile gözleyip inceleyerek değerlendirirsek şu sonuçlara ulaşırız: “İnsanları  mutlu edeceğim diye onları  bibirine boğazlatmak insanlık dışı ve son derecede  teessüfe  şayan (acınılması gereken) bir sistemdir.
“İnsanları mutlu edecek yegâne  vasıta  (tek yöntem) ,onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara  birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve mânevi (nesnel ve tinsel) ihtiyaçlarını (gereksinimlerini) sağlamaya yarayan hareket ve enerjidir. “Evrensel barış için de  insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek  ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla  mümkün olacaktır.”.[5] Atataürk’ ün laik (dışdinsaltcı-şeri’a’tı dışlayan) devrimi, Tanrı’yı korkuyla değil sevgiyle kucaklayan  bir sistemdir ve barış kökenlidir. Bireyler bulundukları ortamda, doğal ve temel haklarını eşit olarak kullanan insanlar olarak yaşam sürdürürler.  Barış uygulaması yurt içinde başlayarak yeryüzüne yayılmalıdır. Bunu gerçekleştirmenin  bir yolu yordamı vardır. Önce ulusta “toplumsal güvenliği sağlamak” gerekir, başlangıcı insanların birbirleriyle  “bağlılık ve dayanışma” düşüncesinin gerçekleştirilmesine dayanır. Bu dayanışma ve bağlılık “tarikat,mezhep,din” kökenli değil “ulusaltçı” olmalıdır.


ŞimdiTürk devriminin mimarı, bulucu ve kurucusunun    bu konudaki sözlerini izleyelim; sonra da  kadınlarla ilgili, özdeyiş derecesinde anlamlı bir sözüyle yazımızı bitirelim:

“Bilim,toplumların büyüklüğünün sırrını, insanlara açmıştır; bu sır,insanların birbirine olan bağlarıdır”… Bağlılık hakkında bir fikir edinmeye en müsait düşünüş ve görüş” şu olabilir: ”Tarih,  yaşamak kavgasının  ırk, din, hars (kültür), terbiye (eğitim –öğretim) yabancılar arasında olduğunu gösterir. Birliğe doğru da bir yürüyüş demektir.”…  “Fakat, birer düşünce olarak aldığımız bağlılık nazariyeleri (nin)(kuramlarının),icaplarını (gerekenleri) tatbiklerde (uygulamalarda)  ‘içtimai teminler’ (sosyal güvenceler) adı altında toplamak olasıdır.  Bu sosyal güvencelere devlet  sosyalistliğine yaklaşarak varılabilir. Bu yol, yasa yoludur. Örneğin: 1- İş yasas. 2- Şehirlerin ve atölyelerin sağlık koruma yasası. 3- Bulaşıcı hastalıklara karşı korunma yasası. 4- İşçilerin ihtiyarlığı ve kazalaera karşı sigorta yasası. 5- Hasta ve ihtiyar yoksullara zorunlu yardım yasası. 6- Çiftçi sandıkları yasası. 7- Yardım dernekleri kurulması yasası. 8- Ucuz evler yapılması yasası. 9- Okul çocukları için okullarda kooperatifler.

“Bütün bu gibi derneklere devlet bütçesinden yardım. Bu ve buna benzer hususları temin (gerçekleştirmek) için  yasalar yapılır ve uygulanır. Bu suretle bağlılık nazariyesi (kuramı) sosyal güvence sağlayark  gerçekleştirilmiş olur… “Özetle, bağlılık, ‘herkes kendi için’ yerine, ‘herkes, herkes için’  düşüncesini  koyar.  Bu düşünce, içtimaidir (toplumsaldır),millîdir (ulusaltçıdır), geniş ve yüksek anlamıyla insanidir.”[6]

Bu sonucu gerçekleştirmenin çağdaş eğitim yönteminde de anlaşıyorduk.  Böylece  şeri’at dışında mutlu bir dünya yaratılabilirdi. 


 “Şuna da kaniim ki (inanıyorum ki) eğer devamlı barış  isteniyorsa, kütlelerin  vaziyetlerini iyileştirecek, uluslar arası  önlemler alınmalıdır.  İnsanlığın tümününbirden,refahı  (gönenci) açlık ve baskının yerine  geçmelidir. Dünya vatandaşları, haset (çekemezlik), aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidirler.”[7]  

İşte kadınların yararlı hizmetlerine bir örnek:
“Şuna kâni olmak (inanmak) gerekir ki; dünya yüzünde gördüğümüz her şey  kadının eseridir.”[8]  


[1] y.a. SÖYLEV DEMEÇLER, s. 194

[2] TÜFEKÇİ, y.ag. tez, PATHAİ, Raphael, Society Culture and Change in the Middle East, den alıntı.   s,80

[3] DEMİRCAN, Ali Rıza, İslâm’a göre Cinsel Hayat  c. 1, Eymen yay. Ist .1986  s.56,57

[4] Arsel, y.a.g.y.,s 228,229.

[5] Atatürk’ün Söylev Demeçleri,c.2 ; s , 273,

[6] AFETİNAN, Medeni Bilgiler, ss. 72,73.

[7]  aynı ,c. 3; s.99.

[8]  aynı, c. 2 ;  s. 85.

14 Yanıt to “Şeriat’da Kadın”

  1. encodeum said

    Bakara 223. ayetteki ifade ise yahudilerin yalan yanlış ifadelerini düzeltmek için inmiştir.

    223-Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O’nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!

    ALINTI
    223-Rivayet olunduğuna göre Yahudiler, bir kimse karısının önüne arkasından yaklaşarak cinsel birleşmede bulunursa, doğacak çocuğu şaşı olur derler ve bunun Tevrat’ta olduğunu söylerlermiş, Resulullah’a bu aktarılmış, “Yahudiler yalan söylüyorlar.” buyurmuş ve şu âyet inmiş: Ey erkekler kadınlarınız sizin tarlanızdır.

    HARS: aslında ziraat gibi ekin ekmek demek olup ekin yeri, ekilecek tarla anlamına isim de olur ki burada bu mânâdadır. Bu ifade ile kadının kadınlık organı bir yere, erkeğin spermi tohuma, doğacak çocuk da bitecek ürüne benzetilerek bir istiâre yapılmış ve bununla Allah’ın emrettiği ekin yeri açıklanmıştır ki anlam şu olur: Kadınlar sizin ekinliğinizdir, siz onlara insan ve müslüman tohumları ekip ürün olarak nesil, döl yetiştireceksiniz. Öyle ise tarlanıza (tarla anlamı unutulmamak ve ekin yerinden olmak şartıyla) dilediğiniz taraftan, hangi pozisyonda isterseniz gidiniz. Ve bununla birlikte kendiniz için ilerisini gözetip ona göre ihtiyatlı bulununuz, sadece şehvetinizi söndürmekle meşgul olmayıp geleceğiniz için salih ameller ile hazırlık görünüz. Ve Allah’a isyandan sakınınız da eğri yola gitmeyiniz. Ve biliniz ki, siz mutlaka Allah’a kavuşacak, O’nun huzuruna çıkacaksınız. Dolayısıyla yüzünüzü güldürecek şeyler kazanın da rezil olacağınız şeylerden kaçının.
    Elmalılı Tefsiri.

  2. islamiyetgercekleri said

    Bu işler rivayetle olmuyor değerli yazar..

  3. bir dost said

    yazılan makalenin 3. paragrafında belirtilen bakara suresinin 123. ayeti değil 223. ayet olacak. hatırlatırım.

  4. islamiyetgercekleri said

    Dikkatinize teşekkür ederim. Tek bir Müslüman bile farkına varamamış gül kokulu sitelerden buraya habire yalan bilimden uzak safsata yapıştıracağım diye..

  5. gallenblase said

    Allah nedense hep erkekleri düsünmüs, biz tarlayiz erkekler istedigi gibi ekip dursun, bize hayir demek de düsmez tabii, nede olsa tarlayiz.
    Bir kadinin günü geldigi zamanda, kuranda yaziyor, kadinlarin pis oldugunu, erkeklerin yanina yaklasmamasini, kadinin günü bitip yikanasiya kadar, bu cahil muhammed, hic düsünememis, allahin böyle basit yazmiyacagini, ve kadini yaratan allahin organlarindan anlayipda daha degisik anlatabilecegini.
    Fakat muhammed herzaman güvenmis, insanlarin cahilligineki, onun arkasindan gidenlerin zaten onun yaptigi hatalari, herzaman inanan bir aptal cikip düzeltecegini, mesela encodeum gibi (kusura bakma aptal sözü illaki size degildi).

  6. oklukirpi said

    Kuran, eski (ve yeni) Arap geleneklerine uygun olarak sadece erkeklere seslenen bir kitaptir. Aksi halde örnegin “kadinlariniz sizin tarlalariniz” degil, “ey müslümanlar, kadinlar erkeklerin tarlasi gibidir” falan derdi. Bu sadece erkeklere seslenis, kadinlari adamdan saymama durumu Kuran’da birçok yerde göze çarpar, özellikle de eski ayetlerde. Hatta Hz Muhammed’in eslerinden biri, ya Ayse ya da Zeynep, onu bu yüzden elestirmisti. Ondan sonra Hz Muhammed ayetlerinde sadece erkeklere degil, bütün müslümanlara seslenmeye basladi. Yanlisim varsa düzeltin.

    • fingolif said

      doğrudur. ayrıca şuda var tefsir kitaplarında, yine eşi tarafından söylenmiş bir söz daha var. “bakıyorumda senin allahın sadece senin isteklerine göre ayet indiriyor” gibisinden.

  7. eternaljustice said

    BE HEY DÜRZÜ

    ne ararsin tanri ile aramda!…
    sen kimsin ki orucumu sorarsin?
    hakikaten gözün yoksa haramda
    basi açiga niye türban sorarsin?

    raki, sarap içiyorsam sana ne.
    yoksa sana bir zararim, içerim.
    ikimiz de gelsek kildan köprüye,
    ben dürüstsem sarhosken de geçerim

    esir iken mümkün müdür ibadet?
    yatip kalkip atatürk’e dua et.
    senin gibi dürzülerin yüzünden,
    dininden de soguyacak bu millet

    isgaldeki hali sakin unutma.
    atatürk’e dil uzatma sebepsiz.
    sen anandan yine çikardin amma
    baban kimdi bilemezdin serefsiz.

    Neyzen Tevfİk

    şerefsiz katliamcı şehvet delisi pezevenk talancı arabın saçmalıklarına,
    vatan haini velevki hamdolsuncunun dallamalıklarına
    salyalı fetoşun dötüne vurup çıkardığı vaazlarına
    birgün hesap sorar Kemal ATATüRK’ün cocukları

    • fingolif said

      o şiiri neyzen yazmadı. yersiz belki ama bilgilendriyim istedim.

      • esenbilgin said

        Bu şiirin yazarı neyzen değilde kim? Yıllardır o yazdı diye biliyorum? Merakımdan soruyorum?

      • fingolif said

        Bir emniyet müdürü tarafından yazıldığı iddaa edilsede tam olarak kimin yazdığı bilinmiyor. anonimdir yani. ama neyzen teyfik’e atfedilmiştir. bu yüzden her yerde neyzen tevfikle anılır.

  8. sahral said

    bu yazılardaki tek amaç, ateistliğinize bahaneler bularak, dünyanın gelmiş geçmiş bütün din ve inanışlarını hor görüp, aşağılayarak, insanların kafasında soru işaretleri oluşturmaya çalışarak, kendi cehenneminizi cennet şeklinde, inançsızlığınızı hayvani hırslarınızla dile getirmek!

    mustafa kemal de ateistti e tabi örnek alırsınız. onun eşi çarşaflıydı bunu unutmayınız. anneside başörtülüydü. babasıda müslümandı. bunlara verecek cevabınız yok? aslında, size bu mesajı gönderip kaale almak bile aptallık ya, dayanamadım.

    önce örnek aldığınız insanın en yakınlarının dinine bakın, sonra o dini nasıl aşağılama cüretini gösterdiğinize, sonra o dine mensup 72 milyon vatandaşna, sonra o dine mensup milyarlarca insana ve herşeyden önemlisi sizi yoktan var eden Allaha, hepsindende öte kendinize nasıl bir saygısızlık yaptığınıza bakın! Cennet lüzumsuz, CEHENNEM UCUZ DEĞİL! ÖYLE HERKES CEHENNEME GİREMEZ SİZİN KADAR AŞAĞILIK OLMADIKÇA!

  9. fingolif said

    Hakaret etmekle suçlayan birisinin burda hakaret yağdırması ne tuhaf ironidir. bende yaparım sizin yaptığınızı zira herkes yapar bunu. ama yapmayacağım.

    Mustafa Kemal, ateist veya değildir. bu beni ilgilendirmez. öyle olduğunu kabul edersek; annesinin veya karısının kapalı olması bunu değiştirmez yada sarsmaz. aksine Mustafa Kemal laiktir. Kendisi inanmasada karısına yada annesine “ne yapıyorsun sen” demez. bu onun kişiliği, insanlığıdır. ateizm, insana insan olduğu için değer verir, mümin olduğu için değil. İslam sözde ilahi bir dindir lakin insanları müslümanlar ve gayrimüslimler olarak ayırır. insanları ayıran, sınıflandıran her şey salak bir düşüncenin ürünüdür. sözde apaçık bir kitaptır ama tek ayetin bile ciltlerce açıklaması olabilir. bunları yadırgamazsınız.

    macellan, “dünya yuvarlaktır” dediğinde annesi ve babasıda “düzdür” diyordu. yani neymiş, anneyle babayla yada yakındakilerle alakası yokmuş. kim haklı çıktı?

    bizim amacımız hakaret etmek yada aşağılamak değil. biz, siz ve sizin çocuklarınız daha iyi bir dünyada daha mutlu yaşasınlar diye bunları yazıyoruz.

    istersen taşa tap, zerre umrumda değil. ama yeterki o taşı bana atma. bilimin önünden çekilin artık, bilim sizin sözüm ona “dosdoğru” kitabınızı sarsıyor. siz onu kendinize uydurmaya çalışıyorsunuz. yapmayın. dünyanın ve insanlığın bilime ihtiyacı var.

  10. fingolif said

    Kızkardeş abisi olarak şunu söylemek isterim;

    Benim kızkardeşim kimsenin tarlası olmayacaktır. O tarla değil insandır. Ona tarla muamelesi yapacak herkesinde.. neyse.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: