Hangi Gerçekler

Hangi Tanrı?

Yaratılış Destanı

  

     Tanrı tüm itirazlara kulaklarını tıkamıştı… Bir taraftan da hayıflanıyor, düşünüyordu kendi kendine.Nasıl olurdu,kendi yarattığı melekler nasıl karşı çıkarlardı ona       ­Halifelerimi yaratacağım yeryüzünde. demişti.
      -Yeryüzünde bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın.  demişti melekler.

”Nasıl ya!”    diyordu kendi kendine.

      -Ben bozguncu muyum, kan dökücü müyüm ki halifelerim öyle olsun. ”Yada çok mu beceriksizim yaratma konusunda,  kaş yaparken göz çıkarıcam diye korkuyorlar” çok içerlemiş, içine koskoca bir sıkıntı çökmüştü.

      -Hem nerden biliyorlar ki yaratacağım şeyin ne haltlar edeceğini? Hani gaybı sadece ben bilirdim,bu adiler nerden biliyorlar ki?”

      Elini 6 günde yarattığı Dünyaya uzattı bir avuç toprak aldı,sonra derin bir iç çekti Dünya ya bakarak. O günleri hatırladı bir an..

”OL”demiş ama olmamıştı nasıl paniklemiş heyecanlanmıştı! tekrar tekrar haykırmıştı
      -OL! OL! OL!…
Olmamıştı Dünya ama olsundu sonuçta oturup 6 günde yapmıştı Dünya yı. Önce yeri yapmıştı mum yakıp onun ışığında,karanlıktı henüz gökleri yapmamıştı,güneş bile yoktu daha ortalıkta sonra duman halinde bulunan göğe yönelmiş güneşi gezegenleri filan yapmış.

”Yuh be!! karanlıkta uğraştık keşke önce gökleri güneşi filan yapsaydım” diye hayıflanmıştı,tuhaf bi tanrıydı bazen böyle ters şeyler yapabiliyor kendisi bile anlamıyordu bazen yapıp ettiklerinden.

      -Hey gidi günler.dedi içinden avucundaki toprağı usulca bırakırken leğenin içine.

…………………………………………………………………………….

       Acayip uyuz olmuştu meleklere,bir yandan leğenin içindeki değişken balçığa dönmüş toprağı yoğururken bir yandan da kendisini hayretle izleyen melekleri kesiyordu.
Tırsmıştı ”Andolsun ki Biliyorum evet!evet! biliyorum ben her şeyi bilirim zaten” diyordu içinden ”ol diycem olmuycak madara olucaz iyisi mi ben bildiğim gibi yapayım  Ademi”… Melekler şaşkındı fısıldaşıyorlardı kendi aralarında ”İyide hocam ya! bizi ateşten dumandan filan yarattı bunu topraktan yaratıyo.yani yoktan bişi yapamıyo ki,hadi malzeme kullanmadan bişi yapsında görelim dimi ama”diyordu şeytan.”He valla” diyordu şeytanı başıyla onaylarken Cebrail ”Ya bişey diil şimdi yarın öbür gün bana ekşiyecek durcak. git şunlara bunu söyle! git şunlara bunu söyle!, Öff ya! rahat dürttü sanki he!

.…………………………………………………………………………   

Pişmiş topraktan,değişken balçıktan yaratılmıştı adem ve Tanrı ruhundan üflemiş,hızla üflemenin etkisiyle gözleri kararmış tansiyonu yerinden oynamıştı.İçtiği tuzlu ayran bardağını elinden bırakıp Ademi kolundan tutup meleklerin önüne getirmişti.
”Secde edin Adem e” dedi meleklere.Şaşkınlık dalga dalga yayılmış.dumura uğrayan şeytanın balata sıyrılmıştı ”Nasıl ya!” diye inler gibi bir ses çıkmıştı şeytandan. ” Bizi ateşten, dumandan onu topraktan yarattın biz ondan daha üstünüz hem kıdem farkı var bi kere” filan gibi bir şeyler mırıldanmıştı bayılmadan önce……… İsrafil kolonya ile şeytanın bileklerini ovup  yüzüne üflerken, bir yandanda kendi kendine mırıldanıyordu.” Dakka 1 gol 1 bu adem hepimizin anasını belliycek ş.e.r.e.f.s.i.z.i.m”

………………………………………………………………………………….

     Kabus dolu günler başlamıştı Tanrı katında, Tanrı Ademe bilmediği isimleri kelimeleri öğretiyor tüm zamanını Ademin eğitimi için harcıyordu. İlk,orta ve lise eğitimini bu şekilde tamamlayan Adem. Zaman zaman Tanrı tarafından meleklerle birlikte sınava tabi tutuluyor. Bilgi birikim ve kültür bakımından meleklere fark atıyor, parlak öğrenci kişiliği ile göz kamaştırıyordu.daha dün bir avuç toprakken bu gün bilgisiyle melekleri cahillik kompleksine sokuyordu. Ama iblis.. Gözü çıkasıca İblis Nuh diyor peygamber demiyor, bırakın Ademe secde etmeyi, Ademin bilgisinin bile karşısında saygı duyup eğilmiyordu….. Eğitim dönemi bitmiş yoğun sınav maratonu sona ermişti.

…………………………………………………………………………………..

     Elindeki satırı meleklerin dehşet dolu bakışları altında Ademin sırtına indirmişti Tanrı. Büyük bir çatırtıyla kaburga kemiğini kopartmış yontacağı taş kütleyi inceleyen heykeltıraş edasıyla elindeki kaburga kemiğini inceliyordu ……….. Bu arada ayık olan melekler bayılan meleklere ilk müdahaleyi yapıyorlardı………… ”İşte” dedi  Tanrı haykırarak’ ‘Yıldızların yerlerine yemin ederimki ,bilirseniz bu büyük bir
yemindir” . Sonra bi an düşündü ota, mota her şeye yemin ediyordu hiç başı bile ağrımıyordu ”ne güzel” dedi içinden sonra devam etti haykırarak konuşmasına.  ”Ademe eş olarak Havvayı da bu kemikten yapacağım” . Hayattan zevk almak gibi bir gayesi kalmayan, tüm yaşama zevkini kaybeden şeytan, yine söyleniyordu kendi kendine.
”Niye ya? niye! ikisini birden  yaratmadın da ortalığı mezbahaya çevirdin ühü! ühü! dengem bozuldu abi ya! biri durdursun şunu ya!.”

…………………………………………………………………………………

   ” Elmayı yemiş he? vay be! ” diyordu yüce Tanrı kendi kendine . Hayal kırıklığı yüreğini burkmuştu, kendini Brütüs tarafından sırtından bıçaklanmış Neron gibi issetmiş .sonraysa onun Neron değil Sezar olduğunu geçte olsa anımsamıştı. ”Hayır hayır biliyorum, ekmek çarpsın ki biliyorum”diyordu”  Şeytan ayarttı, o cadı da elmayı Ademe yedirdi. Tabi ayıp yerleri de birbirine göründü, ama olsun, ben  onları yeryüzünde halifem olsunlar diye yaratmıştım zaten…!! ”birden şaşırdı ” Allah Allah hakkat ben onları yer yüzünde
halifem olsunlar diye yaratmıştım iyide niye cennete koydum ki o zaman” hem birini erkek birini dişi yapmıştı ayıp yerleri birbirlerine gözükmiyecek olsaydı niye birini dişi birini erkek yapmıştı ki ikisini de aynı cins yada cinsiyetsizde yapabilirdi…. ”yine paniklemişti ” biliyordu.. Çünkü o her şeyi bilirdi. Yine yanlış bir şeyler yapmıştı ve melekler uyanırsa onu tefe koyarlardı ”İblis”dedi öfkeyle”Evet evet İblisten de kurtulmam lazım, Her şeye maydanoz oluyor”…………Karar verilmiş sürgün onaylanmış Şeytan, Adem ve Havva dan oluşan kafile Dünya  ya doğru yola çıkmıştı.

Kafileyi uğurlayıp arkalarından Kova ve Sürahilerle  su döken melekler suskundu suskunluğu İsrafil’in acı dolu sorusu bozmuştu.

” İyide bunlar aşağıda nasıl ürüyecekler yav? Hadi Ademle Havva tamam bunların çocukları nasıl ürüyecek.Ensestmi olacak abi, Kusucam ya böğğhğ! ”

…………………………………………………………………………………….

    Tanrı bitkin bir halde yine leğeni başında harıl harıl bir şeyler yoğurmaktadır.Halis kullarına,kendisine iman eden Ademoğullarına vaad etmiştir ve yerine getirecektir. Milyarlarca göğsü yeni tomurcuklanmış, saklı yumurta gibi beyaz huriler yapmak zorundadır.

Zaman kısıtlıdır ve kıyamete kadar yetiştirmelidir. Bir yandan da ayağının altındaki körükle Cehennemi körüklemektedir.

Kapıya vurulmasıyla irkilmişti birden,anlından boncuk boncuk süzülen terleri koluyla silerken”Kim o” diye seslendi. Yeni tomurcuklanmış göğüs kıvamını tutturmaya çalıştığı huriyi elinden bıraktı  ve doğruldu hafifçe çömeldiği yerden.

    Binlerce peygambere vahiy götüre götüre posta güvercinine dönen Cebrail’in takat kalmamış, bitkin sesi duyuldu.”Muhammed diye biri gelmiş sizi görmek istiyo!!”… ”Hah! Geldi mi”dedi kapıyı açarken…Muhammedi tepeden tırnağa şöyle bi süzmüştü ”Habibim”dedi ”şimdi aşşa iniyorsun size 50 vakit namaz emrediyorum, günde elli vakit namaz kılıyorsunuz tamam mı ”Ulu yaratıcının karşısına çıkmanın heyecanıyla yaprak gibi titreyen Muhammed ”Allahım sana çok şükür”mırıltılarıyla huzurdan ayrılırken. Cebrail, İsrafil, Mikail kafa kafaya vermiş elli vakit namazın toplamda kaç saat süreceğini, vakitlerinin nasıl hesaplanması gerektiğini düşünüp bu hesap hatasının
nasıl düzeltilebileceği konusunda fikir teatisinde bulunuyorlardı. Alt katta Musayla karşılaşan Muhammet onun uyarısıyla tekrar yukarı çıkıp elli vakite itiraz etmiş.alt kata ine çıka ve sıkı bi pazarlıkla 5 vakitte mutabakat sağlanmıştı.

……………………………………………………………………………………..

Çeşit çeşit peygamberler gelmiş.
Kimi peygamber azgın kavmine kızlarını ikram etmiş
Kimi peygamber kızlarının tecavüzüne uğramış.
Kimi peygamber konuşma özürlü olduğu için yanına tercüman tayin edilmiş.
Kimi peygamber okuma bilmediği için Cebrail tarafından böğrü sıkılarak okuma öğretilmiş. Kimi peygamber dullarla evlenilmez demiş hatta hiç evlenmemiş.
Kimi peygamber dul, sabisübyan ne bulduysa haremine katmış.

………………..Artık herşey içinden çıkılmaz bir hal almış,ipin ucu iyice kaçmış bilmem kaç bin peygambere vahiy indire indire Cebrailin vahiy indiren yerleri tutmaz olmuş dünyanın resmen çivisi çıkmıştır.Ademden de Adem oğullarından da illallah eden Tanrı
son bir gayretle Nasca düzlüğüne ”Allahın sittir ettiği yer” yazıp uzaklarda ışıl, ışıl parlayan 9 günde yaptığı Aynüd gezegenine bi göz gezdirmiş sonra usulca kapısını, penceresini kapatıp inzivaya çekilmiştir.
…………………………………………………………………………………
Adem aşaya indikten sonraki gelişmeleri ayrıntılı bir şekilde, Türk toplum ve Aile yapısına uygun olmaması nedeniyle ve gençlerin ahlaki ve zihinsel gelişimi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi göz önünde bulundurarak ve ayrıca Radyo Televizyon Üst Kuruluyla
sıkıntı yaşamak istemediğimiz için yayınlayamıyoruz. Özür dileriz.

 Sazan avcısı MEP

Tanrınız sizi Mepten korusun…

57 Yanıt to “Yaratılış Destanı”

  1. gülay said

    Ya siz gerçekten çok zavallısınız. Sizin bu anlattığınız safsatalara inanan aptaldır. Sen ne zavallı birisin.Valla sana acıdım. Yüce rabbimize nasıl dil uzatırsın.Hangi manyaklar böyle yazılar yazıyor. Bakırköyden falanmı kaçtı. Rabbim her türlü noksan ve kusurdan münezzehtir. Çok kendine güveniyorsan hiç ölme kardeşim. Asıl ölünce sen göreceksin birşeyleri. Aptal insanlar ne olacak. Hamd mülkte ortağı olmayan, çocuk edinmeyen ve acizlik sebebiyle hiç bir yardımcıya ihtiyacı olmayan Allaha mahsustur. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir. O doğunun ve batının Rabbidir. Onun için hiç birşey zor değldir. O birşeyin olmasını istediği zaman ona sadece ”OL” der. İnançsızlara tanılan süre mutlaka gelecektir. Kıyamet günü Allahın vaadidir. Mutlaka gerçekleşecektir. Siz şeytanının dostları biz müslümanları asla böyle yalanlarla avutamazsınız. Siz Allahın cehenneme mutlaka gönderecekleri arasındasınız. İnşallah doğru yolu bulursunuz.Yok eğer bulamazsanız Allah sizi bildiği gibi yapsın…

  2. islamiyetgercekleri said

    Ol diyen Allah nedense OL diyerek insanı yaratamamış. Birde suları yaratamamış. Kuran a göre sular zaten varmış…

    Biraz bilim oku. Evren 15 milyar yıl önce oluştu. Yani size göre Tanrı 15 milyar yıl önce ol dedi ama dünya 5 milyar yıl önce meydana geldi ve dağlar ise 2-3 milyar yıl sonra oluştu.

  3. Yeşim said

    Dünya insanlar yaratılmadan önce yaratılmıştır. Buda kuranda açıktır. Bilim dediğin insanların tesadüfen hücrelerin birleşmesi sonucu oluşmasımı? Hodri meyden açıkla. Ne tesadüf ya? Bu kadarınada pes doğrusu. Yoksa maymundanmı geldik ACABA?🙂 PEKİ NEDEN HALA MAMUNLAR VAR? Peki maymunları kim yarattı. Onlardamı kendiliğinden oldu. Bak kardeşim dünyadeyken yol yakınken iyi düşün. Hiç bir şey boşa değil

  4. gülay said

    Allahü teala için hiç bir şey zor değildir. O varislerin en hayırlısıdır.O çok lütufkardır. Allaha inanmayabilirsiniz.Bu sizin kendi seçiminiz.Ama biz müslümanlara ve Allaha inanan tüm insanlara saygılı olun bence.Ben o kadar Kuranı Kerimi okuyorum ve her okuyuşumda yaşadıklarımızı ve gerçekleri onda buluyorum. Kuranı Kerim uydurulmuş bir kitap değil.Artık dünya islamiyete yöneliyor.Şüphesiz Allah çok latiftir, o herşeyden haberdardır.

  5. Ayşe said

    Öncelikle tarikatlardan duyduğunuz çarpıtmaları bir yana bırakın. Kendiniz araştırıp okuyun. Evrim İnsan maymundan gelmiştir demez. Dediği şey insanın ve maymunun atası ortaktır. Aynı ortak atadan türemişlerdir. Kuran bilim kitabı değildir. Sadece öğüt kitabıdır. Ondan bilim beklemeniz saçmadır. 1400 yıl önce bilinenleri yazar..

  6. gülay said

    Biz tarikatlardan değil Peygamberimizin Resulü olarak gelen Kurana inanıyoruz. Maymunlar hiç evrimleşmemiştir. Maymun maymundur. Buna inanmak çok cahilce olur. Kuran gibi yüce kitaba inanmaylımda maymunlarla atamızlığın ortak olduğu bilimemi inananılım:))) Biraz siz bilimi araştırın.Bilim dediğinizi biz Kuranda zaten bulduk. Tabiat ana değiniz kendi kendinemi oluşmuş acaba. İnsanları birkaç kişinin yazdığı masallarla kandırmayalım.Kendi dediğinize kendiniz bile inanmıyorsunuz bence.

  7. islamiyetgercekleri said

    İnsan ile günümüz maymunu arasında tek bağlantı milyonlarca ytıl öncesine aittir. Tabiata neden ana diyorsun bu arada? Kibeleye mi inanıyorsun?

    Evrim masal değil bilimsel bir gerçekliktir.

    Bana Kurana bakıp bilimsel buluş yapıp insanlığın hizmetine sunan birisini gösterin 1400 yıldır? Bu buluş nedir ve insanlığa ne sağlamıştır? Bekliyorum….

  8. gülay said

    Tabiat ana bazı insanların deyimi benim değil. Farkındaysanız tabiat ana dediğiniz demişim, tabiat anaya inanıyorum değil. Bizim yaşadığımız huzur bize yeter. Allaha çok şükür herşeyimizde var. Allaha inanıyor ve ona dayanıyoruz. O en büyük vekil.Bu sizi neden rahatsız ediyor.

  9. islamiyetgercekleri said

    İşte görüyorsun farkında olmadan şartlandırılmış mantığınla tabiat ana diyorsun. Aynen İslamda kullandığınız bir çok dogma, mit gibi. Putatapım dönemlerinden kalan bir çok gelenek aynen Muhammed sayesinde İslama da geçmiştir. Kabe en büyük puttur.

    Siz tapının buna sözüm yok ama kalkıpta Kuranda ki savaşa, öldürmeye yol veren ayetleri alıp Allah allah diyip etrafa saldırmayın. Sorun burada zaten. İslamın huzur dini denilip şiddeti körüklemesinde.

    Tabiat ana hepinizi korusun…

  10. gülay said

    Hiç bir bilinçli müslüman etrafa saldırmaz. İslamiyette hoşgörü vardır. Başka insanların inancına saygı vardır. Saldırı yapan kişiler bazı misyonerlerin ve yabancı güçlerin oyunudur. Saldırı yapanlar ortada. İslam dinini ne kadar kötülesenizde gerçek müslüman insanlar bu tür oyunlara gelmez. Müslümanları bir takım tarikatlardan ibaretmiş gibi göstermeyin. Bizler ne tarikatız nede maaşlı bir misyoner. Sadece dinimize hareket edilen bir siteyi tesadüfen görüp dinimizi savunan insanlarız.Üstelik kültürlü, araştırmacı ve iki yabancı dili konuşan müslüman. Karşınızda cahil insanlar yok. Cahillikte toplumda en kötü olan şeydir. Cahil insanları bu tür şeylere ikna etmek bir misyoner için çok kolay olur belki. Ama bizler için ASLA….

  11. Ayşe said

    Ne hoşgörüsü bak bugün Sivas Katliamının yıldönümü. Tam 36 canı diri diri yaktılar. Sen neden bahsediyorsun. Yakanlar kim. Tam 5.000 Müslüman. Ne diyorlardı yakarlarken. Allahu Ekber..

    Ne oldu şimdi onlar bunun için cennete mi gidecek 36 kişiyi yaktıkları için. Evet Zira Kuran bunu vaad ediyor. Onlar Kuranın dediğini yaptılar.

    UTANIN. Çarşaf çarşaf İslami basın bu katliamı haklı göstermek için yazılar yazdı. Hiç birisi kınamadı. Durun ne oluyor demedi. Bana bir tane bu Sivas Katliamında Müslümanları eleştiren İslami bir basından yazı getir hadi. Uğraşma bulamazsın. Kanınıza işlemiş sizin vahşet ve katliam.

    Size ne misyonerlerden. Fettoş un okullarına saldırıyorlar mı yabancı ülkelerde? Medeniyet öğrenin biraz. İnsan hürdür neye isterse ona inanır.

  12. gülay said

    Sizin bahsettiğiniz bir kaç cahil adam. Ne olursa olsun hangi dinden olursa olsun bir müslüman olarak herkese saygım vardır. Ve aynı saygıyı karşı taraftanda görmek isterim. Katliamın hiç bir şekli haklı gösterilemez.İslamiyeti birkaç kişiyle bağdaştırmayın. Allahın karışmadığına biz kulları hiç karışamayız. Kaldıki bu sitede yazılanlar hiç hoş değil.Çok saygısızca buluyorum.Bu sitede yazılanlar birkaç cahil insanı tahrik etmeye yönelik mesela.Bu yüzden önce herkes kendini eleştirsin sonra başkalarını.Herkes bilinçli olamaz. Lütfen herkes saygılı olsun. Sadece müslümanlar değil burda Allaha hakaret ederek tüm insanlara saygısızlık edilmiş olunuyor.

  13. islamiyetgercekleri said

    Bush da koyu bir dindardır. Şiddeti savunması doğaldır. Bush un inandığı Tanrrı ile sizin Tanrınız farklı mı? Kuran Hırıstiyanlığı onaylar. Demek ki aynı Tanrı ve aynı şiddet.. Tevrat ve İncilinde şiddet açısından Kurandan eksik kalır bir yanı yoktur..

    [Matthieu’nün İncili, 10:34-39]
    [İsa konuşuyor]: Benim dünyaya barışı getirmeye geldiğimi sanmayın; aslında barışı değil, kılıcı getirmeye geldim. Evet, erkeği babasından, kızı annesinden, gelini kaynanasından ayırmaya geldim: evin insanları düşmanımız olacak. Babasını veya annesini benden çok seven, bana layık değildir; oğlunu veya kızını benden çok seven, bana layık değildir. Haçını alıp arkamdan gelmeyen bana layık değildir. Hayatını kendine saklamak isteyen onu kaybedecek; hayatını benim için kaybeden yaşayacak.

    [Luc’ün İncili: 14:26]
    [İsa konuşuyor]: Birisi bana gelir ve babasından, annesinden, eşinden, çocuklarından, kardeşlerinden, kızkardeşlerinden, ve hatta kendi hayatından nefret etmezse, benim müridim olamaz.

    Luka-19-27[26] Ben size söylüyorum: sahip olana verilecek, sahip olmayanın nesi varsa alınacak.
    [27] kalanlara gelince, benim hükümdarlığımı kabul etmeyen düşmanlarımı buraya getirin, ve gözümün önünde onları öldürün.

    Görüyorsunuz ya İslamın Tanrısı ile Hırıstiyanın ki aynı. Hatta bir ara 17 yy öncesi dahada şiddet severdi Hırıstiyanlar. Cadı diye yakılanlar, Haçlı seferleri, Mezhep kavgaları, Hırıstiyanlaştırmak için Amerika afrika asya kıtalarında ki katliamlar…

    Sonuç Din demek şiddet demektir. Ha İslam, Ha Yahudilik ha Hırıstiyan.. Hepsi aynı… Ben Hırıstiyan falan değilim. Eğer Amerika da yaşasaydım o zaman yoğun bir şekilde Hırıstiyanlığı eleştirirdim. Türkiye de yaşıyorum… Ağırlıklı olarak eleştirim İslam olacaktır.

    • velvet7 said

      İyi hoş yazmışsınız ama İncil’deki ayetlerle ilgili bir yanlışınız var.🙂
      matta 10:34-39’da İsa’nın anlatmak istediği, ona inanan insanların başına gelecek kötülüklerdir.

      İsa’ya inandığı için aile içinde bir çok kavga çıkmıştır, ya da dünyada hristiyanlık adına savaşlar yapılmıştır. İsa bunları önceden haber veriyor sadece.

      ‘Anne babasını benden cok seven bana layık değildir’ derken, yine İsa Tanrı’nın oğlu olduguna inanan insanların herseyden cok kendisini sevmesi gerektiğini söylüyor (ki zaten İsa’nın tanrının oğlu olduğuna inanan insanın da böyle yapması mantıklıdır.)

      [Luc’ün İncili: 14:26]
      [İsa konuşuyor]: Birisi bana gelir ve babasından, annesinden, eşinden, çocuklarından, kardeşlerinden, kızkardeşlerinden, ve hatta kendi hayatından nefret etmezse, benim müridim olamaz.

      burada da aynı şekilde, insan günahkar oldugu için (hristiyan inancına gore konusuyorum) kendi hayatından ya da kendinden nefret etmesi normal ama İsa’ya olan sevgisi ve imanı onu bu durumdan kurtaracaktır. Bu yüzden İsa’yı herseyden cok sevmelidir vs vs..

      Luka 19:27’yi de İsa bir hikaye anlatıyor. Siz anlattıgı hikayenin içinden bir cümleyi almışsınız ;

      (Luka)
      12 Bu nedenle İsa şöyle dedi: «Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitmiş.

      13Gitmeden önce kölelerinden onunu çağırıp onlara birer mina vermiş. `Ben dönünceye dek bu paraları işletin’ demiş.

      14«Ne var ki, ülkesinin halkı adamdan nefret ediyormuş. Arkasından temsilciler göndererek, `Bu adamın üzerimize kral olmasını istemiyoruz’ diye haber iletmişler.

      15«Adam kral atanmış olarak geri döndüğünde, parayı vermiş olduğu köleleri çağırtıp ne kazandıklarını öğrenmek istemiş.

      16Birincisi gelmiş, `Efendimiz’ demiş, `senin bir minan on mina daha kazandı.’

      17«Efendisi ona, `Aferin, iyi köle!’ demiş. `Küçücük bir işte güvenilir olduğunu gösterdiğin için sen on kent üzerinde yetkili olacaksın.’

      18«İkincisi gelip, `Efendimiz, senin bir minan beş mina daha kazandı’ demiş.

      19«Efendisi ona da, `Sen beş kent üzerinde yetkili olacaksın’ demiş.

      20«Bir diğeri gelmiş, `Efendimiz’ demiş, `işte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım. 21Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.’

      22«Efendisi ona, `Ey kötü köle, seni kendi ağzından çıkan sözle yargılayacağım’ demiş. `Kendinden koymadığını alan, ekmediğini biçen sert bir adam olduğumu biliyordun ha?

      23Öyleyse neden paramı faizcilere vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.’

      24«Sonra çevrede duranlara, `Elindeki minayı alın, on minası olana verin’ demiş.

      25«Ona, `Efendimiz’ demişler, `onun zaten on minası var!’

      26«O da, `Size şunu söyleyeyim, kimde varsa ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak’ demiş. 27`Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!’»

  14. gülay said

    Doğduğu güne, öleceği güne ve yeniden dirileceği güne selam olsun. Hz. İsa sizin dediklerinizi dememiştir. Siz sonradan değiştirilmiş olan incilden bahsediyorsunuz. Gerçek incilde bunlar yazmaz. Bunlar bir kaç cahil papazın uydurduğu şeyler. Tıpkı müslümanlık altına sığınıp saçma sapan şeyleri söyleyen kişiler gibi. islam hakkında eleştiri yapabilirsiniz. Bu sizin görüşünüz. Ama gerçeklere dayanarak, çarptırmayarak ve hakaret etmeyerek. Bu sizin gibi bireylere yakışmıyor. Biz müslümanız ve ölünceye kadar öyle olacak. Ne demişler her koyun kendi bacağından asılır. Kendine zulmedene biz birşey diyemeyiz.

  15. islamiyetgercekleri said

    Peki incil değiştirildiyse Kuran neden değiştirilmesin?

  16. gülay said

    Allahü teala Kuranı Kıyamet gününe kadar muhafaza edeceğini söylemiştir. Yani Kuranı kimse değiştiremez. Çünkü İslamiyet son dindir.

  17. Filiz said

    Kuran-ı Kerim üzerine Allahın vaadi vardır. Allah-ü Teala onu kıyamete kadar koruyacağım diyor. Peki şu sureyi okuyun. “Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın. Bugün ise, senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için seni yalnızca bedeninle kurtaracağız (herkese cesedini göstereceğiz). Gerçekten insanlardan çoğu, Bizim ayetlerimizden habersizdirler. (Yunus Suresi, 91-92)” BU AYETTEN ANLAŞILACAĞI ÜZERE şu an Allahın (cc) vaat ettiği gibi firavunun cesedi hala İngilterede bir müzede bugüne kadar korunmuş olarak ulaştı. O dilerse herşeyi yapar. Aciz olan biziz. Diyelimki inandık ölünce ne kaybedeceğiz. Ama sen bir düşün eğer kıyamet varsa ve birde cehennem (kat kat) o zaman ne edecen???

  18. islamiyetgercekleri said

    Kuran Allah ın sözüdür.. Nerede yazıyor bunu? Kuranda. Ha ha haaa
    Orjinali bile elinizde yok. Nasıl kimse değiştiremez diye bir iddiada bulunabilirsiniz ki? Nerede Kuran ın ilk yazılı olduğu taşlar, deriler, yapraklar? Yakılmıştır.. İlk düzenlenen nüsha nerededir? Oda yok yakılmıştır.. Bu demektir ki sizin iddialarınızın ispatı yoktur.

  19. islamiyetgercekleri said

    Firavun cesedi olayı. İşte İslamın olağan yalan masallarından birisi. Sizin gül suyu kokulu sitelerinizde bol bol böyle yalan masallar anlatılır. Birde İslam dürüstlük dini derler. YALAAAANLARLA DOLU BİR DİN VE İNANIRLARI..

    Kuranda bahsi geçen Firavun II. Ramses tir. Sözkonusu iddia, cesedin kimliği konusunda daha başka tutarsızlıklar da içeriyor. Bu kişinin 2. Ramses olduğunu ileri sürmek, tarihsel gerçeklerle tam anlamıyla alay etmek demek. Çünkü, Ramses 2’nin mumyalanmış bedeni Mısır’ın Krallar Vadisi’ndeki özel mezarından zaten yıllar önce bilim adamları eliyle çıkarılmıştı ve şu anda da Kahire Müzesi’nde koruma altında bulunuyor.

    Firavun cesedi efsanesi de fos çıktı
    http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=122648

    İşte islamın günümüzde ki yalanları. Yok ayda ezan sesi duymuş aya ayak basan, yok kabir azabının resimleri, yok ruslar cehennemin sesini kaydetmiş. Sizlerde bu yalanlara inanıp onların yalanlarını kendinize mal edin ve yalan söyleyin. Zaten sizden ne beklenirki?

  20. timaroglu said

    (yukarinin devami, pardon elim dügmeye deymis)

    yaw, eminimki siz (yani buranin sözde ateistleri) cok agir küfür yemissinizdir, inanciniz, daha dogrusu olmayan inanciniz yüzünden. Simdi düsününki ben ben degilim. ve size Kemo ile ilgili cok agir laflar söylüyorum, islami müdafa etme niyetine degil, tam tersi dinle alakali olmayan bir manada. acaba sizin reaksiyon nasil olur? buradaki müslümanlarin reaksiyonun tipa tip aynisi olur bence. düz mantiga göre siz aslinda ateist falan degilsiniz, daha cok yeni bir dinin üyelerisiniz. en cok sikayetci oldugunuz konu herhalde dinlerdeki dogmalardir. ama ayni dogmalari kemalizm dininizde kullaniyorsunuz. coooook ayayip vallah billah….

  21. islamiyetgercekleri said

    Siz bana özde ateist nasııl olunuyor bir tarif ediverseniz memnun olacağım.
    Şahsım olarak ben Muhammed e Muho demiş değilim.. Bu bile sizinle benim aramdaki eğitim farkını göstermektedir.

    Kemalizm dogma değildir. Eğer öyleyse bütün Avrupa memleketleri dogmalar içinde yüzmektedir.

    “İlim ve fennin DIŞINDA REHBER ARAMAK gaflettir, (VURDUMDUYMAZ) CAHİLLİKTİR”

    Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

    Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

    Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

    Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

    Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

    Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    Eğer bu sözler sizin için dogma ise sizin aklınıza şaşarım. O zaman siz en yakın göğün şeytanlara atış talimi yapıldığına inanın. Ne diyim sizin gibi bir akıla!!! Eğer siz bu sözlere inanmıyorsanız ya Rum ya da Ermenisiniz…

  22. yolcu said

    bilimsel olarak evren 15 milyar yılda olusmus.kurana göre ise 6 günde. biraz araştırsaydın aradaki bağlantıyı görebilirdin.izafiyet teorisine göre zaman mekana göre farklılık göterir.Big bangden sonra evrenin sürekli bir genişleme içinde olduğu BİLİMSEL bir gerçektir.Zamanın akış katsayısı evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak küçülmüştür.Yani günümüzde 15 milyar olarak algıladığımız zaman, ozamanki şartlarda 6 güne denk geliyor.İstediğin kadar araştır bunun zıddını ıspat edecek bir şey bir sey bulamazsın.

    Bi de biraz kafanı zorla. Bu bilgilere 1400 yıl önce yaşayan bir insan nasıl sahip olabilir ki.

    bu arada ALLAH meleklere bir halife yaratacağını söylediği zaman halifenin vasıflarını da anlatmıştır. Bütün ayetleri kafana göre yorumlama.

  23. islamiyetgercekleri said

    Öncelikle sen bana 6 günün nasıl 15 milyar yıl ettiğini tam izah et bakalım. Bu arada şunuda unutma kainatta hala gezegenler oluşuyor ve yok oluyor.. Yani yaratılış sürüyor. Bu arada zaman heryerde aynı hızda akmaz. Bunu iyice belle. öyle kainatın genişleme hızı ilede ters orantılı değildir. Elinin altında google var araştır yazmadan önce. Zaman boşluktaki kırılmadır. Bu kırılma kütle ile doğru orantılıdır. Sadece boşluğun olduğu yerde zaman YOKTUR. Zamanın olması için kütle olması gerekir.
    Nesnel zaman-uzay madde somutluğundan oluşmuş bir bütündür.
    Ama kurana bakarsanız zaman hep vardır. Nerden anlıyorsunuz bunu.

    O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık …. (21 Enbiya, 30)

    Gökler boşluktur, yer kütledir… Zaten göklerin birleşik olması Sümerlilerden araklamadır. Oda ayrı bir konudur..

    Kuran a göre Tanrı kainatı yani göğü ve yeryüzünü ve yeryüzü üzerindekileri Kün yani ol diyerek yaratmıştır. Fakat insanın yaratımı farklıdır. Kuran a göre Tanrı insanı diğer yarattıklarından farklı kılmış ve kendi eliyle yaratmıştır. İnsanın yaratılışında Kün yani –ol demekle olunan bir durum yok. Kuran insanın süzülmüş çamurdan, kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan, bir atımlık sudan, bir çiğnem etten, yapışan şeyden….. yaratmıştır.

    Aynı Kuran evren yaratılırken suların yaratılmasından bahsetmez. Zaten yaratıma başlamadan önce su mevcuttur.

    “ Arşı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel iş işleyeceğini ortaya koymak için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur” (Hud-7) Yani su yaratım başlamadan önce vardı… Diğer ayetlerde yeryüzünde neleri yarattığını anlatır ama sudan bahsetmez. Zaten suyun önceden var olduğunu anlıyoruz.

    Bütün bunlara bakıldığında yaratılışın nasıllığına Kuran cevap vermez. Kuran bu söylemiyle , Ayşe elbisesini kumaştan, vazoyu kilden yaptı söyleminden farksızdır.

    İlginç olan insanın yaratılışında Kuran yoktan değil olan bir şeyden yaratmadan bahseder. Tıpkı Tanrı evreni yarattı sözünde nasıl yarattığını açıklamadığı gibi, Ayşe nin elbisesini kumaştan yaptığı sözü, elbisenin nasıl yapıldığını açıklamaz. . Zaten Tanrıdan açıklaması da beklenmemelidir.

    Suları kim yarattı? Madem Arş su üzerinde yüzüyorsa bir gerekliliktir. Tanrının suya ihtiyacı vardır Arş ı için.. Tanrıyla çelişkili bu durum.

    Kün –ol deyip gezegenleri, hayvanları yaratıyor ama insanı bir sürü şeyden yaratıyor. Yani insan yoktan yaratılmamış. Doğaya baktığımızda görüyoruz ki fiziksel olarak insan diğer memeli hayvanlardan farksız değil. Onlarla aynı özden yapılmıştır. Öyleyse Tanrı neden uğraştı insanı bir sürü şeyden yapmak için. Kün –ol demesi yetmiyor muydu?

    Hud 7 den anlıyoruz ki “ Allah hiçbir şey yaratmazdan önce Arşı su üzerinde idi”. Madem hiçbir şey yaratmamış suyu kim yaratmış?

    Kuran’a göre evren 6 günde yaratılmış , bu 6 günün 4 gününü ise dünya ve dünya üzerindeki yaşamın yaratılması işgal etmiş.

    Geriye 2 gün kaldı ve bu 2 günde evrenin geri kalanı (yıldız ve etraflartındaki gezegenler) yaratılıyor.

    Buradan şunu anlıyoruz sonsuz uzay ve milyarlarca yıldız ve gezegen 2 günde. Dünya 4 günde yaratılmış. Hani ol diyince oluyordu herşey?

  24. musti said

    yukardak iyaziniza bayildim..olayi bukadar güzel özetlemeniz cok güzel..ama yazinizin son kismini okuyamadim gülmekten kram geldi:-)

  25. gallenblase said

    Bravo! güle güle yazinizi okudum🙂

    Beyinleri gelismis insanlar hala nereden geldigimizi arastiriyorlar, “iyiki kuran okuyupda herkes böyle inancla yasamada kalmamis”, Bazi arastirmalarda belkide bizim baska bir yildizlardanda gelmis oldugumuzu, dünyaya carpan meteroitlerdende mikroplarin dünyada yasam getirmis olabilecegini düsünüyorlar.

  26. apranax75 said

    şu gülay hanıma bişey sormak istiyorum eger halen bu forumları okuyorsa… gülay hanım siz başınız agrıdıgında o agrıyı allahtandır deyip cekiyormusunuz? yoksa bilimin ürünü olan bir agrı kesici icip o agrıyı geciştiriyormusunuz cok merak ettim bunu?

  27. apranax75 said

    ve birde evrim teorisi yoktur demek kadar cahilce bir laf olamaz… benim evimde kücük bir akvaryum vardı. lepistes balıgı beslerim. 4 dişi 2 erkek balık vardı 2 erkek balık öldü ve bi zaman sonra 4 dişiden 1 tanesi erkek balık oldu. işte size evrim teorisi canlıların türlerini devam ettirebilmesi icin ortam sartlarına göre ayak uydurması gerek aksi takdirde biz bugün olmazdık bile…

  28. oklukirpi said

    Merhaba. Dünyanin, insanin ve diger canlilarin yaratilisi Kuran’a hangi ayetlerde anlatiliyor? Incil ve Kuran’in yaratilis destanlari arasinda bir fark var midir? Bildigim kadariyla Incil ve Kuran’daki 6 günde yaratilis destaninin kaynagi Tevrat’tir (Genesis). Tevrat da bu destani hemen hemen aynen 3000 yillik eski Babil mitolojisinden (Enuma Elish) almistir. Evrim konusundaki yorumum: Bilimden biyolojiden biraz anlayan evrimi teorisini de anlar.

  29. oklukirpi said

    Ek not: Nuh’un destani da (tufan, gemi vs.) yine 3000 küsür yillik, Sümer/Babil kökenli ünlü Gilgamis (Gilgamesh) destanindan alinmistir. Tevrat zaten çok tanrili eksi Mezopotamya mitolojileriyle tek tanrili Musevilik söylemlerinin bir sentezidir. Her din aslinda eski dinlerle yerel geleneklerin sentezinin ürünüdür. Isin içine tabi ki biraz güncel politika ve çikar hesaplari da girer. örnegin Hz Muhammed’e isine gelen anda isine gelecek vahiylerin inivermesi gibi. Hatta eslerinden en akillisi Hz Ayse bile bir seferinde onu elestirmisti: “senin Allah’in da sana hep isine gelecek vahiyler gönderiyor”. Fakat bence bütün bunlar Hz Muhammed’i küçültmez. O da sonuçta bir insandir ve insansi zaaflari olmasi normaldir. Hz Muhammed’in yaptiklarini o günün sartlari içinde düsünüp anlamak gerekir. Kuran’da söylenenleri de. Kuran’a zaman ve mekan boyutunda evrensel bir dinin mutlak gerçekleri degil, tarihi ve kültürel açidan son derece önemli bir mitoloji kitabi gözüyle bakmak ve o sekilde yorumlamak gerekir. Bence Islam’in yobazliktan kurtulup düsünsel ve felsefi anlamda gelismesi için bu sarttir. Yukaridaki sorum hala geçerlidir, yanitlarsaniz sevinirim.

  30. islamgercekleri said

    Yaradılış Efsanesi – Seni çamurdan yarattik-Efsanelerden islamiyete

    Kuran, ilk insanın yaratılışını anlatıyor:”And olsun ki, biz insanı süzme çamurdan yarattık. Sonra da onu nutfe halinde sağlam bir yere yerleştirdik. Sonra nutfeyi bir kan pıhtısı haline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Ve sonra onu başka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir.” (Mü’minün, 12-16 ayetler.)

    Daha bir çok surede aynı açıklamayı okuyoruz: “Hakikat Biz onları cıvık çamurdan yarattık.”(Es Safaat,11), “O, insanı bardak gibi çınlayan kupkuru bir balçıktan yarattı.”(Er-Rahman,14) Sad Sures’nde ise, insanın yaradılışından tedirginlik duyan şeytanla Allah tartışıyor:

    “Rabbin o münazara zamanında meleklere demişti ki: ‘Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın: Bütün melekler toptan secde etmişlerdi. İblise gelince, o büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştur. Allah: ‘Ey Iblis, kudretimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlandın mı?’ dedi. Iblis :’Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu ise çamurdan yarattın’ dedi.” (Sad:71-76) Kur’an’a göre, Adem çamurdan yaratılmıştır, sonra onun kaburga kemiğinden Havva, sonra ikisinin birleşmesinden Habil ile Kabil. Öykü uzar gider.

    Sıtkı, Luksor Tapınağında

    Sıtkı dinine bağlı bir gençti. Namazını, orucunu hiç kaçırmazdı. Imam Hatip mezunuydu. Bütün amacı daha da derinleşmekti. Süleymaniye’nin arka sokaklarında otururdu. Babası manifaturacıydı. Geceleri, Kur’an ve Hadis kitapları okurdu. Meraklı bir gençti, felsefeyle ilgilenirdi. Bütün düşüncesi, Mısır’da El-Ezher’de okumaktı. Babası sonunda kararını verdi. Elindeki avucundakiyle, Sıtkı’yı Mısır’a yollayacaktı. Oğlu, orada okuyacaktı. Dünyalar, Sıtkı’nın olmuştu. Mısır, Sıtkı’yı büyülemişti. Gezecek, görecek, araştıracaktı. Bir gün, ünlü Luksor Tapınağı’nı gezmeye başladı. Elinde bir katalog vardı. Sayfalarını karıştırdı. O ne? Ne kadar ilginç bir kabartma resmiydi. Hemen altındaki yazıyı yutar gibi okudu: “Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu’yu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratırken görüyoruz.”

    Sıtkı’nın kafasında birden şimşekler çaktı. Soluğu kabartmanın önünde aldı. Aklına, Kur’an’daki sureler gelmişti. Kur’an, ilk insanın çamurdan yaratıldığını söylüyordu. İşte, önündeki kabartmada, öküz başlı Mısır tanrısı Khnemu, bir çömlekçi ustalığıyla, çamura biçim verip insanı yaratıyordu. Hem de Kur’an ayetlerinin inişinden yüzyıllar öncesine ait bir kabartmaydı bu..”Allah, Allah..” dedi.

    Düşüncelere daldı Sıtkı. Acaba, eski çağların, diğer uygarlıklarında yaratılış öyküleri nasıldı? “Tanrılara sormalı” diye düşündü. Sonra kendi kendine kızdı. Ne biçim şeyler düşünüyordu. Mısır’da öğle sıcağı ne kadar bunaltıcıydı. Gevşedi.

    Luksor Tapınağının loş bir köşesinde tatlı hayallere bırakmıştı kendisini. Birden silkelendi, araştıracaktı. Sıtkı, eski efsaneleri, mitoloji ve arkeoloji kitaplarını topladı. Durmadan okuyor, kitap sayfaları arasından tanrıları çağırıyor, onlarla konuţuyordu.

    Zeus da çamuru kullanmış “Ey yüce tanrı Zeus, in bakalım Olimpos dağından. Yanına Prometheus’u da al gel bakalım.”

    Böyle bağırıyordu Sıtkı, Olimpos Dağı’na karşı. Zeus da şaşırmıştı. Aşağıda bir ademoğlu kendisine emrediyordu.

    Olacak iş miydi? Vardır bir hikmeti diye düşündü Zeus. Prometheus’u da yanına aldı, merakla indi.

    “Önce sen anlat Prometheus, anlat bakalım insanı nasıl yarattın?”

    “Ey ademoğlu, 2000 yılının adamı, anlatayım” dedi Prometheus. Falso vermemek için iyice düşündü ve söze başladı:

    “Babam Titan Giapeto, Zeus ile savaş halindeydi. Ağabeylerim Menezius ve Atlas’ı, gaddar Zeus cezalandırdı. Ben savaşa katılmamıştım. Fakat, Zeus’u da hiç sevmedim. Çünkü, evrenin dört köşesinde yaşanan acılara tatsızlıklara karşı çok ilgisiz davranırdı Zeus. Nefret ederdim ondan. Sonunda kararımı verdim. Kendim gibi duygulu varlıklar yaratmalıydım.

    Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum. Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.”

    “Ey Prometheus, neden çamuru kullandın?” diye sordu Sıtkı.

    “Bilmem ki,” dedi Prometheus. “Ben, önceki tanrılardan böyle gördüm. Böyle terbiye aldım. Örneğin, Zeus da böyle yaratmıştı insanı.”

    Onlar nereden bileceklerdi Sıtkı’nın ne düşündüğünü? Kur’an’ı okumamışlardı ki..Elindeki mitoloji kitabına baktı.

    Prometheus, doğru söylüyordu. Hışımla Zeus’a döndü: “Sen anlat bakalım gaddar tanrı, sen nasıl yarattın insanı?”

    “Namlı, şanlı Hephaistos’u çağırdım hemen, ‘bir parça toprak al, suyla karıştır’ dedim. ‘İçine insan sesi koy, insan gücü koy. Bir varlık yap ki, yüzü ölümsüz tanrıçalara benzesin.’ Koca Hephaistos, topal tanrı, hemen yaptı dediğimi. Bir kız biçimine soktu toprağı. Ses koydu içine. Ve, Pandora adını koydu. İşte, böyle yarattım insanı.”

    İyice terlemişti Sıtkı’nın karşısında Zeus. Koca yunan tanrısı, yalan söyleyecek değildi ya. Milattan önce 8.yüzyılda yazılan Hesiodos Destanı da aynen öyle anlatıyordu olayı.

    “Ey Zeus, insanı yaratmak için çamurdan başka bir şey bulamadın mı?” diye sordu Sıtkı. Örneğin, demirden veya taştan yaratılsa, belki insanın mayası daha sağlam olurdu. “Bizde adet böyledir,” dedi Zeus. “Benden önce,Marduk da böyle yaratmıştı insanı.”

    Sümerlerdeki ilk harç :

    “Peki, dönün bakalım yüce dağınıza,” diye emretti Sıtkı. Bu sefer aklınaMarduk takılmıştı. Sümer tanrısıydı, Marduk.Mezopotamya’da yaşardı. Kitabına baktı. Ilk Sümer dönemine dayanan ve milattan önce 7. Yüzyıla ait olan tabletler, 1914-1929 yılları arasındaki arkeolojik kazılarda bulunmuştu. Oluşma tarihi dörtbin yıl öncesine uzanan Sümer Efsaneleri’nde, “Enuma-eliş Destanı”nda tanrı Marduk’tan söz ediliyordu. Sayfaları karıştırdı Sıtkı. Karıştırırken, Dicle ile Fırat’ın birleştiği bereketli topraklarda buldu kendini. “Marduuuk” diye bağırdı. Marduk hemen gelmişti. “Söyle derdini ademoğlu” dedi. “Olimpos’un tanrısı Zeus senden söetti.Anlat bakalım insanı nasıl yarattığını” dedi Sıtkı. “Bizim eski tanrılar, yaptığım işlerden dolayı teşekkür etmişlerdi bana. Hallerinden çok memnun olduklarını, ancak kendilerine hizmet edecek, tanrı niteliği taşımayan bir yaratığa ihtiyaçları olduğunu söylemişlerdi. Bunun üzerine, ben de Ea’nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu’nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim.”

    Bu kadar da benzerlik olur mu iye düşündü Sıtkı. Yoksa Marduk palavra mı atıyordu? Kitabından “Enuma-eliş Destanı”nı buldu. Okudu. Hayret!..Sadece Enuma-eniş’te değil, Ullikumi, Sankhuniaton gibi diğer Sümer efsanelerinde de yaratılışın ilk harcı olarak çamur kullanılmıştı. Marduk’a teşekkür etti. “Kafamı iyice açtın sevgili Marduk” dedi. Marduk da şaşırmıştı. Kimdi bu ademoğlu? Nasıl olur da yüce tanrıları sorguya çekerdi? Zeus kendisine önceden haber vermiţti. “Aman dikkat et,” demisti.

    “Bu Sıtkı dedikleri 2000 yılının adamı.” Marduk, “Ben de Aruru’yu arayayım” diye düşündü. “Ne de olsa dayanışmak zorundayız bu devirde. Ademoğulları işi azıttı.”

    Gılgamış’ta da yaratılış çamurdan:

    Sıtkı okuyordu, sürekli. Bir ara eline Gılgamış Destanı geçti. Daha önce okumuştu. Fakat yaratılış açısından hiç incelememişti. “Okuyalım bakalım” dedi kendi kendine. Birden karşısında Aruru belirdi Sıtkı’nın. Bulunmaz fırsattı. “Ey yüce Aruru,” dedi Sıtkı, “Bir inceleme yapıyorum, tüm tanrılara soruyorum, insanı nasıl yarattınız diye?” Aruru, hazırlıklıydı. Marduk’tan bilgi almıştı. Karşısındakinin kül yutmayacağını biliyordu. “En iyisi doğruyu anlatmak,” dedi ve başladı konuşmaya: “Büyük gök tanrısı Anu -ki, kendisini ben yarattım- Uruk halkının ah ve figanlarını dinlemişti. Beni çağırdı. ‘Sen,’ dedi, ‘Beni yarattın, şimdi de fikrimi yarat.’ Bunu duyar duymaz, Anu’nun fikrini kalbimde yarattım. Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda, kahraman Engidu’yu yarattım. Çamurdan yarattığım Engidu, demir gibi serttir. Bütün gövdesi kıllardan simsiyahtır. Kadın gibi uzun saçları vardır.” “Doğru söylüyor,” diye düşündü Sıtkı. Gılgamış Destanı’nı hatırlamıştı. Fakat şimdiye kadar çamur meselesi ilgisini çekmemisti.

    Simdi, hersey kafasında yerli yerine oturuyordu. Bereketli toprakların efsanelerinde ilk harç, çamurdu. Önce böcekten, olmayınca çamurdan..

    Acaba uzak diyarların tanrıları da insanı çamurdan mı yaratmıştı? “Çinliler ilginçtir,” diye düşündü Sıtkı. “Bir de onlara bakalım.” Kitapları okumaya devam etti. Çin Efsaneleri bölümünü buldu. Tanrı Pen-gu’dan bahsediliyordu. “Pen-gu” diye seslendi. Zümrüdü Anka’nın kanadına binerek geldi Pen-gu. “Anlat bana yüce Pen-gu,” diye sordu Sıtkı. “Sen nasıl yarattın insanı?”

    “Ben çok kuvvetliydim,” dedi Pen-gu. “Havayı toprak ve yeryüzü olarak ikiye böldüm. Sonra öldüm. Nefesimden rüzgarlar, sesimden gökgürültüsü, gözlerimden güneş ve ay, vücudumdan dağlar, kanımdan ırmaklar ve denizler, saçlarımdan yıldızlar, terimden de yağmur meydana gelmiş. Daha sonra çürüyen bedenimde kaynaşan böceklerden insanlar oluşmuş.”

    “Hah!” diye bağırdı Sıtkı. “İşte şimdi değişik bir öykü buldum. Demek Çinliler böcekten geliyorlar.” “Daha bitmedi, sabırlı ol,” diye seslendi yüce Pen-gu, bilge bir tavırla. Ve devam etti. “Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek insanlığı yok etti. Bunun üzerine tanrıça Ngüho, yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı.” “Hayret,” dedi Sıtkı. “Demek Çin tanrıları da insanı çamurdan yaratmışlar.” Pen-gu’ya tesekkür etti.

    Tevrattan Kur’an’a:

    Nereye al atmışsa, önüne çamurdan yaratılış çıkmıştı. Evet, hepsi birbirinden “kopya çekmiş”ti. Acaba, Tevrat ne diyordu?

    İşte bulmuştu, okudu: “Ve Allah dedi: ‘Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım/Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allah’ın suretinde yarattı./Ve Rab Allah yerin toprağından Adam’ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve Adam yasayan can oldu./Fakat adam için kendisine uygun yardımcı bulunmadı./Ve Rab Allah Adam’ın üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı./Ve Rab Allah Adam’dan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu Adam’a getirdi..” Adem ile Havva’nın ilk günahları ve cennetten kovuluşları ile devam eden bu yaratılış öyküsü, hemen hemen aynen Kur’an’a geçmişti.

    Neden Çamur?

    “Neden çamur?” diye düşüdü Sıtkı. Kimbilir, belki de atalarımız, kendilerine son derece gerekli olan, tüm ihtiyaçlarını karşılayan su ve toprağa özel bir önem vermişlerdi. Su ve toprak birlrşince çamur oluyordu. Zaten günümüze değin gelen büyük efsaneler, soyut düşünce sistemleri, Dicle’nin, Fırat’ın, Nil’in, Indus’un, sulak ve bol çamurlu topraklarından yeşermişti. Büyük uygarlıklar yaratan bu topraklar, zengin efsanelere de yataklık etmişti. Bin yıllar öncesi insanlarının su ve toprağa olan bu şükran borçlarını anlamamak mümkün değildir.

    Ortadoğu Tanrılarının Etimolojik Gelişimi:

    Ortadoğu’da çeşitli dönemlerde yaşayan halkların tanrılarının adları ilginç bir evrim gösterir: Ibraniler’de kâh “Yehova” kâh “Elohim” olur. Tevrat’taki bu iki tanrı adı Yehova ve Eloha’nın geçtiği satırlara dayanılarak metin ayrılıkları saptanmış.

    Aramice “elah” kelimesi ile Tevrat’taki bu “eloha” kelimesi, Incil’de Isa’nın ağzından, “Eloi, eloi, Lama sabachtani” (Tanrım, tanrım. Beni niçin bıraktın) biçiminde görülür. Islam öncesi Araplar’da erkek tanrı için kullanılmış olan “ilah” kelimesi de Islamiyet’ten sonra ufak bir gramer türetilmesi ile “Allah” olur. Kur’an’ın bazı surelerinde yer yer “ilah” kelimesine de rastlanır.

    (Turan Dursun’un, “Din Bu, 4. Cilt” adlı kitabından alinmistir)

    “Insan Çamurdan Yaratıldı” Efsaneleri Özeti:

    Kutsal kitaplarda sözedilen “insanın çamurdan yaratıldığı” fikri, kutsal kitapların ortaya atılmasından çok daha önceki çağlarda yaşayan insanların eserlerinde ve efsanelerinde görülmüştür. Bu durum, kutsal kitapların içine bu eser ve efsanelerden alıntı yapıldığının, kutsal kitaplarin bir Tanrı/Allah-varsa eğer- tarafından değil, kendilerine peygamber adını veren zamanının toplum lideri olabilecek kabiliyette insanlar tarafından yazıldığının (hazırlandığının) somut bir göstergesidir. Bu efsane ve kutsal kitapların ifadeleri şu şekildedir:

    1)Gılgamış Destanı: “Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda ,kahraman Engidu’yu yarattım.”

    2)Sümer’lilerin Enuma-eliş Destanı: “Bunun üzerine ben de Ea’nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu’nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim.”

    3)Çin Efsanelerinden: “Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti. Ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı.”

    4)Mısır’da Luxor Tapınağı’nda bulunan kabartma bir resim: “Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratıyor.”

    5)Hesiodos Destanı. “Namlı, şanlı Hephaisdos’u çağırdım hemen. ‘Bir parça topral al, suyla karıştır’ dedim. ‘İçine insan sesi koy, insan gücü koy.”

    6)Yunan Efsaneleri’nden: “Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)

    7)Tevrat’tan: “Ve Rab Allah yerin toprağından Adam’ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu.”

    8) Kur’an, Mü’minün 12-16: “And olsun ki Biz insanı süzme çamurdan yarattık.”

    9) Kur’an, Es-Safaat 11: “Hakikat Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.”

    10)Kur’an, Sad 71-76: “Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın.”

    Islam dininin kurucusu Muhammed’in, Kuran’i hazirlarken, nesilden nesile aktarilan hikaye ve efsanelerden ilham alarak, Kuran’a “camurdan/topraktan yaratilmayi” koymus oldugu anlasiliyor…

  31. oklukirpi said

    Ben de kendimce bir müslümanim, ama okuyan ve sorusturan bir müslüman, ve bazi müslümanlarin Darwin’in evrim terisine neden bu kadar karsi çiktiklarini hayatta anlamiyorum. Bilimle bu çatisma durumu bence Islam’i egitimli ve kafasi çalisan insanlarin gözünde küçük düsürüyor, Islam’i cahilin, din baronlarinin ve yobazin eline teslim ediyor. Bence bu çok yanlis. Bir kere yaratilisin klasik bir büyücü numarasi gibi sipsak (aninda) olmasi gerekmez. Nasil “Allah beni yaratti derken” sipsak bir yaratilmayi degil, hamilelik-dogma-büyüme gibi bir süreci kastediyorsak, dünyanin yaratilisini da bir süreç olarak görebiliriz. Astronomi ve biyoloji bilimleri de bize bu süreci anlatiyor. Ayrica Hz Muhammed ne demis “ilim Cin’de olsa gidip ögrenin”. Kuran’daki yaratilis destaninin kökeni Tevrat’a (Genesis) dayanir. Tevrat da bu destani çok tanrili eski Sümer/Babil destanlarindan almistir. Bugün bunlara destan diyoruz ama bunlar o zamanlarin sinirli bilgi düzeyine göre en geçerli bilimsel hipotezlerdi. Simdi iki seyi yanyana koyun: 1) Kuran dönemin en geçerli hipotezini almistir 2) ilim ögren. Bunlardan benim çikardigim sonuç sudur: önce modern astronomiyi biyolojiyi ögren, sonra aklini kullanarak en geçerli teorinin hangisi olduguna karar ver. Ben aynen böyle yaptim ve Darwin’in evrim teorisinin türlerin olusumuna dair en iyi açiklama olduguna karar verdim.

  32. oklukirpi said

    Kuran’da “her canliyi çift yarattik” gerçekten denmis mi? Hangi ayette? çünkü bu dogru degil. Bakteri ve virüslerin haricinde, bazi kertenkele ve balik türlerinin de tek cinsiyetli (sadece disi) olup döllenmesi gerekmeyen yumurtalarla üredigi biliniyor. Ancak evrim tarihi bize bu canlilarin önceden (milyonlarca yil önce) çift cinsiyetli oldugunu, sonradan tek cinsiyete geçtiklerini gösteriyor.

  33. oklukirpi said

    Bu arada yukaridaki mizahi Yaratilis Destani muhtesem olmus, belirteyim. Bu hikaye bütün imam hatip okullarinda mutlaka okutulmali. Bizim IHL’lerden hep is tartismaya dökülünce agzi köpürüp karsisindakini “seriat gelince ilk is sizin gibilerinin kellesini ucuracagiz” diye tehdit eden öfkeli sakallilar (potansiyel Madimak katliamcilari) mezun oluyor. Biraz mizah onlari da yumusatacaktir. Islam’da mizah olmaz diye bir sey yoktur ki. Islam da özelestiri yapabilmeli, ayrica saka da kaldirabilmelidir.

  34. islamiyetgercekleri said

    Arz’ın bitirdiklerinden, onların kendilerinden ve bilmedikleri her şeyden, “çiftler” (eşler) yaratan (Allah), ne yücedir![YASİN(36)/36]

    Ve Biz, her şeyden “iki çift” yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz. [ZARİYAT(51)/49]

  35. sofiemin said

    cehennem cehennem sıcacık vallah öyle güzelki kıp kızıl 24 sıcak su tam size göre islamiyetin trışkadan gerçegi

  36. sofiemin said

    Allah katında Yeryüzünde yaşayanların en kötüsü, inkara sapıp bir türlü iman etmeyenlerdir.
    Ayetlerimizi bile bile inkâr edenler, ancak zalim ve nankör olanlardır.

  37. mmcaner said

    mrblar
    benim cok merak ettim bu sitenin yapılıs amacıdır gercekten milyonlarca insanın inanclarınamı hakaret etmek yoksa inanmayan yeni bir din yaratıp peyganbermi olmak ben bir cok ateist tanırım hayatımda ve nedendir hepsi sizin gibi saldırgan alaycı hakaretvaridir bunun sebebi acaba sizlerinde tereddüttemi olmanız bunu gercekten merak ediyorum ben bir konuda daha meraktayım bertrand russel mesela ateisttir ve bu konuda mükemmeldir alay etmez hakaret etmez dolayısıyla hakaret edilmez ve alay edilmezdi neden bu tarz üslup kullanmıyorsunuz yazık bence kendinizi kücük düsürüyorsunuz Ben müslümanım ve bu konuda yanlıyım bana göre yazdıklarınızın hic bir gecerliliği yoktur siz yaptığınız değerlendirmelerde tamamen alaydan baska hicbir bilimsel cürütme getirememişsinizki bu alaycılıkta sadece edebi ve diyaloglara ben size ne acıklarsam acıklayayım bos cünkü allah bir cok ayette sizler gibilerin anlamalarını engellediğini sizin kalbinizin gönül gözünüzün kapalı olduğunu sizlerin bundan sora inanmak gibi bu büyük erdeme ulasamayacağınızı belirtiyor bunu ne olur hakaret olarak almayın ben fikrimi beyan ediyorum sunu diyeceğimki sizlere acıyorum cünkü benim bir ideolojim var ben inanıyorum ben hic ölmeyecek gibi dünyada karnımı doyurup yarın ölecek gibi iman doluyum hiç bir seye inanmamak ne acıdır acaba ölünce ne olacak onu bile bilmiyosunuz

  38. hak4n said

    her seyin insan yararina yaratilmis oldugu fikri dini görüşün olmazsa olmazıdır.

    bu fikre göre evrendeki her şey insana yararlılığı üzerinden değerlendirilir. kaçınılmaz sonuç olarak varılan da etrafta insan yararına bu kadar şeyin (besin, koşul vs) var olmasının tesadüfi olamayacağı, bunun ilahi bi kudret sonucu oluşmuş olabileceği fikridir.

    aslında mantıklı bi fikirdir. şöyle ki, cidden evreni incelerseniz her şey sanki insan var olsun, varlığını devam ettirsin diye özel olarak şekillenmiş gibidir. din inanırları da bu durumu çok kullanırlar. özellikle islam inancı da bu fikir üstüne çok vurgu yapar.

    doğadaki besin kaynaklarının insan yararına var olmaları, neye ihtiyaç duyuyorsak onları doğada bulabiliyor olmamız, hatta dünya üstünde hayatın oluşabilmesi için bütün koşulların elverişli olması eğer tesadüflerle açıklanacaksa bütün bu şeraitin varoluş olasılığı katrilyon kere katrilyonda, kısacası sonsuzda birdir. eh bu kadar düşük bi olasılığın da kendi kendine oluşması akıl alır değildir. o zaman bi tanrı bütün bu sistemi ayarlamıştır. bütün bu süreçleri de evrimle, tesadüfle açıklayanlar da işte bu yüzden saçmalamaktadırlar.

    kabul etmesi, benimsemesi son derece kolay bu fikrin tabii ki karşısında duruyorum ve bahsettiğim süreçleri tesadüflerle açıklayanların da saçmaladıklarını düşünmüyorum

  39. oelumileyasam said

    Sizler neyin kavkasinizi yapiyorsunuz. Bir gercek varmi o da su hepimiz ölecegiz bu ateisti olsun müslamini olsun ve yahuta herhangi birsey saygizi olmayan bir insan. Bilim den bahsetiyorsunuz eminim yüzde 1 iniz bile kari kiz kesmekten kendini soyutlayamamis. Bilimin B sini bilmeyen insanlarisinisdir.

    O yüzden bilmediginiz beynininzin almadagi konulari insanlik namina diyoyrum tartismayin. Arastirin sonuclara varin karsilastirin eminimki ateistlerin bile inkar edemeyecegi benzerlikler vardir.

    Ben su ya da bu dogru demiyorum hic bir seyin savunmazi icersinde de degilim ama eminimki bazi seyleri kötülemek yerine. Ugarasip da bu yolda gitseydiniz bizim ülkemiz bu kadar cok empesile dolu olmayacakti.

    Vallahi siz istesenizde istemsenizde Köümnizim bile insanin icindeki bir seye inanama sevdasiyla yola cikmistir. Yani bu duygu istesek de istemesek icimzde var buna savas vermeyi birakip birazcik icinizdeki sezi dinleyin.

    Insanlar ne hayal ettiyse simdi yakadar gerceklesmistir. Ucmak mi uculmustur. Iltesimi aglasi.

    Beni anlamak isteyen anlar anlamayan zaten kaide alinacak beyin gücüne sahip bir insan degil.

    Bugün bilim hayatin nasil dünyada hayatin gelistigni tartisirken yani büyük bir ihtimal var diyiyorlar bakertiler uzaydan gelmis hazir olarak. Yani bir gök tasi buna neden olmus. Yada tesadüfen olusmus. Darwin bile demis hic bir zaman benim teorimin yüzde yüz oldugunu zanetmeyin.

    SIz basi seyleri kesin konusuyorsunuz sizleri Einsteine havale ederim bizim hayatimizi en cok etkiliyen insan yani bazi bos kafalarin tusa basip burada teknolojiyi kullanilir hale getirmesinde vesile bir insan. Allah zar atmas demis. Sizin gibilere tek önerim. Böyle bos olmaya devam edinki herkes sizi istedigi gibi masa olarak kullansin.

    Icinizdeki boslugu doldurun bakalim neyle eiminim yüzde sekseniniz depression manyasiniz.
    Kimse bana ölümden sonra ne olacagini söleyeyemez. Burada inanc diye bir refleks gelir insanin icinden gelin bunada küfür edin inkar edin deyin ki bu insanin uydurdugu bisey ,ama var demi?
    Siz bile inaniyorsunuz bunun yüksek bir amaci olmayip herseyin tesadüf oldugna ne geri zekalisiniz cünkü bir inanciniz var allah allah nerden geliyor acaba.

    Bu kadar basit degil iste bilim allahin olmadigini kanitlayamiyor tam tersine madde olmadan önce saf enerji varmis. Bu bit takim evrelerden sonra maddelesmeye baslamis. Kuran i Kerim zaten bilim Kitabi degil ilim aranip bulunaca bi sey.

    Baki Einsteinin ne diyor biliyormusunuz tabindiginz bir bilim adamlarindan biri herseyi bakis acisi belirler. Yani kisaca hersey mümkün olabilir. Fizikciler degisik boyutlarin kesin olarak hesaplamasini yapip mecut oldugunu kabul etmistir. Zamanin Gezegenin heryerinde ayni islemdegini bilinir.

    O yüzden oturup düsünün Insan beynimiz buna yetmez bunlari theorie leri ve cümlerlerle Anlatir bilim adamlari.

    Vallahi ben cok memnunum bir elektronik mühindisligini okuyan adam olarak cogu gerceklerin yani magnetik alanin bile gözle gözükmedigini hata ve hata neden olusuldugu birden bire bir takim islemlerden sonra ortaya cik bir phänomen oldugunu biliyorum…

    Takdir sizindir

  40. oelumileyasam said

    Ben Allahin oldugna inaniyorum Bunu Kurani Kerimi kaynak olarak degil. Saglikli bilime inanan insanin mantigiyla söylüyorum. Cünkü düsün düsün b.. dur isin Bing Bang den önce ne var. Bakin bunu hepimizin son nefesimizi verdikten sonra anlayacagaiz.

    Bugün bilim bir cok seye aciklama getirmistir ama su da bir gercektir Bizim var olusumuz bu bizim görüs acimisi insanlarin izlenimleri insanlarin gerceklri.

    Yani biz etrafimzi analize edip ona göre bi takim kiyaslamalrda bulunuru buda kisitli bir görüs acisidir cünkü insanin kesf ettigi sadece insanin dogrusudur. Bis su anda quantlarin milyonda bir saniyesindeki donuklugunda mevcutuz.

    Cok ince isler bunlar ama arastirdikca bilimi ve bi o kadar yüce varligin mevcut olabilicegni göremeyen. Yani kendi bilir.

    Saygilarimla hmm bide su konu var bana sunu aciklayin kendiniz var olmasaydiniz bu dünya olurmuydu yoksa her sey ben varimi diye var yoksa sizler, kendimin, dünyanin ne anlami kalirdi ben olmasaydim hic bir dogru olup var olmazdi cünkü bilmezdim aynisi sizin icin de gecerli cok karisik.

    Inancinizi köstek olmayin

    Saygilarimla

  41. oelumileyasam said

    Tabiki yalnis olmayin tabi kurani kerime inanayorum ve son Kitab oldugna yani demek istedigim Allahin yücelligini hissetmket cok kolaydir

    Saygilrimla

  42. islamgercekleri said

    Kuran’i Muhammed ve arkadaslari hazirlamislardir. Bu konudaki aciklamalar:
    http://islamgercekleri.blogspot.com/

  43. misli5 said

    selamlar ilk defa bu siteye giriyorum ve yazılanları okuyorum.başka sitelerdede aynı şey oluyor,inananlar kendilerine kuranın eletirisi yapılınca cevap vermek yerine hemen küfür,hakaret sonundada cehennem tehdidi geliyor temennisi ile.hani sizin dininizde allahın isine karışılmazdı,sen allahla birliktemi karar veriyorsun benim cehenneme gideceğime.belkide ben bu eleştirileri yaparak tanrı katında senden daha iyi konumda olucağım.kendini tanrı yerine koyarak benim cehenneme gideceğime nasıl karar verebiliyorsun.Asıl bu senin inanışına göre kafirliktir. önce bilgi sahibi olun cevap verin terbiyenizi ve seviyenizi belli etmeyin. konu yaradılış,bu her kitaptada birbirinden aldıkları için hemen hemen aynı,ama esas temel gılgamış destanı ve eski mısır.yaradılışta ne vardı,tanrı ademi çamurdan havvayıda onun kaburgasından yarattı,malüm yasak meyveyi yedikleri içinde cennetten kovulup dünyaya indirildiler.ademle havvanın 2 çocuğu oldu kabille habil.daha sonra kabil habili öldürür sonrada kabilin 2 erkek çocuğu olur.peki bu çocuklar kimden peydahlandı,ortada havvadan başka dişi yok,yani anasından.gelen çocuklarında çocukları olur ama hala havvadan başka dişi yok.buğün bile en iğrenç ahlaksızlık kabul edilen ensest ilişkiyi yaradılış ile kabul ediyorsunuz.yani bir başka deyişle bu ensest ilişki hala size göre hala sürüyor.yaradılış doğru ise hepimizin ırktan aynı olması gerekirdi.merak ediyorum zenciler, kuzey avrupa sarışınuzun boylu ırklar çinliler sarı ırk nereden geldi onlarındamı bir ademle havvası vardı.yoksa onları insandan saymıyormusunuz. kabul etsenizde ,etmesenizde bunu birtek evrim açıklar.onun için iyi inceleyin,okuyun öyle gelin.sağlıcakla

  44. misli5 said

    Kafalarını kuma sokup gerçeklerden nekadar zaman kaçacaklarını zanneden zavallılar,kaçamazsınız bilim gümbür gümbür geliyor.torunlarınz bu ilkel düşünce tarzınıza bakıp gülecekler veya ağlayacaklar.bilimin ne olduğunu ne kadar akıl dolu olduğunu sizin bilmemeniz normal,takılmışsınız bir kurana gözleriniz görmüyor kalelerinizin bir bir yıkıdığını.kuranda ne der cariyeler,köleler ve bunlara ne yaparsanız yapın,onları yatağa atmanız zaten allahın emridir.bu kadar ilkelliği o zaman düşünememişmi allah bukadar ahlaksızlığı.birde kuranın neden hemmen kitap olarak gelmediği konusunda inananlar hep bir ağızdan ayetler zamanın sorunları ile gelmiştir,onun için kuran 23 sene içinde indirilmiştir demezlermi,bu kadarıda olmaz.yani muhammedin ölümüyle ayetlerin kesilmesi ile mesele halledilmiş oluyor vede insanlığın sorunları bitmişmi oluyor.bitmediğini biliyoruz ayetler niye muhammedden sonrada devam etmiyor.devam edemez çünkü muhammedle birlikte onun tanrısıda bitmiştir.ama muhammedin ve allahının yapamadığını insanlık kölelik ve cariyelikliğin bir insanlık ayıbı olduğunu akıl yolu ile bulmuş ve bunu siddetle ret etmiştir. kabul etsenizde etmesenizde bu gün bir genetik mühendisliği ve genetik bilimi var artık insanlar doğacak çocuklarının nasıl olması gerektiğini genetikçilere danışarak karar verecekler.zaten bu gün genetik geçişli hastalıkların genleri çoğunlukla biliniyor ve genetikçiler bu genleri kromozomlardan artık ayıklıyabiliyorlar.Sözün kısası bilim bütün gerçekliği ile geliyor siz hala cariye hayali kurun ,cennetteki ayva memeli hurileri düşünün.

  45. turkistan86 said

    Nasıl bu kadar ahmaklaşabiliyorsunuz bilmem. Ne yani bakteri balığa balık maymuna maymun insanamı dönüştü? evrim denen saçmalık gerçek değil hala gerçekliği kanıtlanmamış ve hiçbir zaman kanıtlanmayacak siz gibi iğfal edilmiş bi zihniyetin gayri meşru cocuklarının kendi inançsızlıklarına buldugu bir kılıftır ve teoridir. dikkat et kanun değil.Hem bir insan yaşamdaki bu muazzam dengeyi nasıl acımasız tesadüflere bağlayacak kadar gaflete düşebilir bilmem.gözlerini etrafa çevir gökyüzüne,suya bak hangi yerinde noksaniyet görebilirsin? Sen Hem yüce yaradanı hem bütün gelmiş geçmiş herşeyi inkar ediorsun daha doğrusu inkar ederecek kurtulacağını düşünüyorsun özünde sende edemezsin. Şu kalbine şu gözüne bak. Nasıl herkesin gördüğünü görebiliyorsun ve nasıl tanıdık bi sesi kalabalık bi gurubun içinden ayıklayabilir o soyut ses kulagına giriyor ve o dil soyut sesler üretiyor.sevgi,aşk,ızdırap,elem,keder bunların hepsimi tesadüf? Nasıl muazzam bir denge içinde güneş hergün doğuyor ve onu bir gece kaplıyor? Dokuz tane gezegen ip gibi dizilmiş bir yörüngede hareket ediyor ama ne yönünü şaşırıyor nede birbirine giriyor.Ayrıca insanın yaratılışını geçtik madde nasıl 0 hacim ve 0 bir kütledeyken patlama haliyle bu şaheser oluşuyor? Oluyorsa bizde hamuru patlatalım etrafa börekler pohçalar saçılacakmı? Kalp gözü dediğimiz bi hadise ve rahmet nazarı dediğimiz bi göz vardır.Tabi Kuran-ı Kerimde “Biz onların kalplerini mühürledik” diyor. Kendi kalbini git bi doktora açtır orda kalbinin arkasında lafzai celal yazdıgını görürsün arapca buna “Allah” derler. Tüm Benliğimle tüm kalbimle tüm hissiyatlarımla biliyorum o ahiret günü gelecek ve gün feryatı figan edeceksiniz. Siz ancak hayvanlar gibi yiyip içip çiftleşmeyi bilirsiniz.İnsan eşrefi mahluk insan esfeli safilindir ama nefsi aklından öne gecenler behdal ahvaldir yani hayvandan aşağıdır. Sana bak Kurandan güzel bi mucize vereyim. Git londrada bi müzeye firavunun secde etmiş etli kemikli bedenini görürsün.Kuran’da “Biz onu insanlara ibret olsun diye koruk ve sakladık” der sen ibret ne bilirmisin? yada hiç aldınmı? hiç o hazzı yaşadınmı? bi fakirle fakir gariple garip öksüzle öksüz oldunmu? yada hiç insan oldunmu?

  46. turkistan86 said

    Ayrıca Bugun modern bilim insan vücudunda bulunan 26 elementin 25 inin topraktan oldugunuda açıklamıştır. ayrıca bugun abd de evrim teorisi değil “intelligent design” yani akıllı tasarım dersleri gösterilmektedir ki bu gerçeğe daha yakındır. Ayrıca Üstad Bediüzzaman akıl zahiridir aldatır der. Siz fındık kadar beyninizle kainattaki o muntazam dengeye acıklama getireceğinize inanıyorsunuz. ünlü ingiliz fizikçi stephan hawking “gökyüzündeki yıldırlar birer metre daha sık olsalardı çok güzel bir görüntü olurdu ama onu seyredecek ben olmazdım” diyor yani o kadar muazzam bir denge var ve o denge ne şaşıyor nede sapıtıyor. Çunku sapıtmak siz gibi insanlar için. Ayrıca Hz. Aliye bir müşrik gelir. ve “Ya Ali niçin bu kadar ibadet ediyorsun ya öbür taraf yoksa” der Hz. Ali’de “Ben olduguna eminim ve böyle mutluyum. Ha farzedelimki senin dediğin gibi yoktur.Benim kaybedeceğim bişey olmaz ama ya varsa Sen ne yapıcaksın???” der. Kurandada belirtildiği gibi sizin inancınız size benim inancım banadır. Ki Kuranı siz bbu kafa yapınızla anlayamazsınız. Buyuk bir islam alemi sırf Kuranı nasıl okuyacağını bilmediği için 10 yıl dinsiz gezmiştir ama sonra hakikati idrak etmiştir.Her kelimenin içinde binlerce mana saklıdır.

  47. islamiyetgercekleri said

    Turkistan86 senin dediğin o maddelerin yani insanda olan maddelerin aynısı domuzda, inekte, köpekte yani her türlü memeli hayvanda mevcut.. Allah onlarıda mı topraktan yarattı dersin? Az biraz biyoloji okuyuver..

  48. misli5 said

    Sayın türkistan88 öncelikle bu rumuz sana yakışmıyor,bence sen rumuzunu arabistan88 olarak değiştir çünkü ne kadar arap milliyetçisi olduğun belli.Atalarının türkistanda araplar tarafından ne katliamlara uğradığını,türk erkeklerinin katledildikten sonra kadınlarının cariye yapıldığını,türk çocuklarının köle olarak satıldığını,türklerin nasıl kılıç zoruyla müslüman yapıldığını umarım bilmiyorsundur,eğer biliyorsan sen türk değilsin arap olmuşsun artık.Bu savunmaları yapmanda doğal artık.Beynin okadar primitifki artık secde eden firavunlarla,kalbin üzerindeki sözde allah yazılarıyla dinini savunmaya kalkıyorsun, elinde başka koz kalmadımı?.Eğer birazcık bilimsel bioloji ve genetik biliminden birseyler bilseydin o maymun denilen yaratıkların genetik yapısının %98 inin insanlarla aynı olduğunu görürdün. nefsi aklından önde gelenler hayvandanda aşağıdır demişsin,sen önce o peygamberine bak nefsine nasıl hakim olamamış, birde allahını pezevengi yapmış(başka kelime bulamadım malesef bu günkü ifade şekli böyle).

  49. gallenblase said

    Benim baska bir sorum var, icinizden bilen varsa bana cok yardimci olmus olursunuz. Islamiyet gercekleri ilk okudugum zaman internette, almancasini, ingilizcesinide bulmustum, simdik yine almanca olarak ariyorum, bilen varsa cok sevinirim. Slm.

  50. ankaraomer said

    bilim le uğraşan arkadaşım öncelikle senin düşüncenede saygı duyuyorum islamı benimsemiş inanmış kabul etmiş insanlar benim gibi davranmalı diye düşünüyorum.

    öncelikle kendimi tanıtıyım öyle fazla bilgiye sahip bir insan değilim üniversite felan okumadım bilimlede ilgili bi alakam yoktur ama evrim teorisine inanıyorum ama nasıl darwin’ in dediği gibi değil buna inanmam mümkün değil zaten evrime inancım şu şekilde dünyada evrimleşme var çünkü dünya bizim göremediğimiz şekilde değişiyor bakteriler hayvanlar otlar böçekler gibi ama bu acılımların içersine insan girmiyor evrim geçiren diğer yaşayan canlılarında kendiliğinden değişmediği kesin olarak mümkün şimdi siz bilimciler olarak şöyle düşünüyorsunuz herşeye bir ispat ve kesin göz ile görülür ispatlar istiyorsunuz islamda yada diğer inanclarda bu zaten mümkün değil o zaman insan oğlunun yaratılışının bi anlamı kalırmıydı

    arkadaşlar şu şekilde düşünebilirsiniz insanı yaratmış olan yüce allahımızı görüyoruz nerde olduğunu biliyoruz e o zaman insan oğlunun ,iman etmemesi için bi olasılık olabilirmi dünya gözü ile onu görebilirsin ama nasıl çok kuvvetli bir imana sahip olarak kendi gözünle değil kalbi gözünle bunu görmen mümkündür yani şöyle çelişkiler her zaman oluşuyor dinde anlatılan bir şeye bilimde mantıklı bir cevap var bilimde benimsenen bir şeyede dinde fazlası ile mantıklı insanın kabul edebileceği acıklamalar var sizin sitenizde ayetleri örnek göstermiş dalga mahiyetinde yorumlar yapmışsınız ben bir müslüman olarak senin görüşüne saygı gösteriyorsam sende müslümanlara saygı göster mesela ben maymunlar hakkında en ufak hakaret edecek bir yazı yada site kurmamışımdır bunu yapan bir müslümanda bilmiyorum duymadım hata ve hatta oda allahın yarattığı bir varlık olduğundan sevgi gösteririm senin ne kadar atan olsada yani ne kadar tanrın olabilirki gününde muz bulursa karnını doyurur sana faydası olamaz tapmıyorsun ama benim atam diyorsun senin düşüncen.

    sana her şekilde cevap verebilirim senin savunduğun bilimciler sizler yani darwin’in dediği dünya yaşına yıllarca inandınız e şimdi ne oldu 4,5 milyar yıl diyorsunuz buna şimdi kesin gözü ile bakıyorsunuz buda değişirse örnek veriyorum.

    bak kardeşim sana bi örnek daha veriyim şimdi bir iğne ustasız kendini yönetemez ustasız olamaz bir köy muhtarsız olamaz ne biliyim her toplumda bir lider vardır yöneticidir bu dünyayı kim hatda kainatı kim yönetiyor şimdi bunada dersinki kainatda o kadar düzensizlik varki diyceksin hepsinin bir sebebi var arkadaşım bu zamana kadar o kadar insan gelmiş geçmiş sayısını bilmiyorum ama şunu çok iyi biliyorum ki hiç birinin dna sı bir birine uymuyor bu kendiliğinden oluşamaz yapamazsın ne biliyim parmak izi uymuyor yada bunun gibi şeyler eminim bunlara bi cevabın vardır cevapda vermek zorundasın çünkü sende sebebsiz değilsin insanlığı bu inançdan kurtarmaya çalışıyorum sannediyorsun kendini ama emin ol sende sebebsiz değilsin sende kıyametin kopması için bir sebebsin sen olmazsanda sen gibiler olmasada olmaz buda bir gerçek bu senin uydurduğun hikayenin gerçeğinde şeytanın ademe saygı göstermemeside sebebsiz değil ee her idarede bir yönetici olması gerek cennetin sahibi allah cehenneminde ama orda şeytanın görevi itibari ile böyle olması gerkiyor insan oğlunun nefsine kim yön vercek şeytanın o saygıyı göstermemeside sebebsiz değil o zamanda bir anlamı olmazdı yani sonuç olarak yanlış bir düşüncedesin inşallah gerceği görürsünüz diycem ama sizinde göreviniz bu arkadaşım sizde kıyametin kopması için görevlisiniz o gün bilim kazanacak işte ama herşey çok geç olacak gününüde sana söyleyim bir cuma günü arkadaşım sizin biliminizin kazandığı gün tüm insanlık allahı inkar edecek buda bir gerçek bunuda tüm müslümanlar inananlar biliyor.

    arkadaşlar biraz uzun oldu diycem ama aslında bu kelimelerle anlatılmıyacak kelimelere sığmayacak bir konu daha çok örnekler yada acıklamalar yapabilirim ben sadece kendi işinde olan biriyim ne ilahiyatcı nede bilim okuyan yada uğraşan biriyim gözlemlerimi arz ettim teşekkür ederim.

    • misli5 said

      Sayın ankaraomer senin samimi iyi bir insan olduğun belli,ötekiler gibi küfür,cehennemlerde yanın şeklinde ifadeler kullanmamışsın.Ama bzı konularda eksikliklerin yok değil.Babamında dediği gibi,tahsil cehaleti alır eşşeklikse baki kalır,sözündeki gibi tahsil herseyi çözmüyor,her insanı erdem sahibi yapmıyor.Bu her insan için geçerli değil tabi. Gelelim konuya,sayın ankaraomer evrim doğanın değişmez kuralıdır.Her canlı tabiki insanda hatta cansızlarda evrim geçirir.Hatta şöyle denmesi bile doğrudur,bugünkü ben yarınki ben olmayacağım.Genetik bilminde her canlının bir genotipi yani genetik yapısı,birde bu genetik yapıya uygun fenotipi yani dış görünüşü vardır.Bu nedemektir,bu fenotipin yani dış görünüşün genetik yapıya bağlı olması demektir.Yani senin genlerinde uzun boyluluk varsa bu senin çocuğunada geçecektir ve uzun boylu olacaktır gibi.Basit anlatımı ile böyle.Dünyada kaçtane ırk var sayın ankaraomer ana olarak sayarsak siyah ırk,beyaz ırk asyada sarı ırk,kuzey avrupa ırkları gibi.Eğer yaradılış doğru olsaydı bütün insanların genetik yapısının aynı olması gerekirdi,değilmi.fenotipide genotip belirlediğine göre bütün insanların aynı ırktan olması gerekmezmiydi.Bunun böyle olmadığı bir gerçek O yüzden bu farklılıklar ancak evrim ve doğal seleksiyon(seçilim)sayesinde olur.Birde evrim maymunlar insan olmuştur demez,insanla maymunun atası birdir,kökeni birdir der.Bu gün insana genetik yapısı dolayısı ile kardiovasküler sistemi,immün sistemi diger bütün vucut sistemleri açısından en yakın olan şempanzelerdir.Buda onların en büyük şanssızlıgıdır,çünkü bu yüzden insanda uygulanması düşünülen bütün ilaçlar,vucutta vereceği cevapların aynı olması nedeni ile şempanzelerde uygulanmıştır.Buda şempanze toplumunda büyük bir azalmaya neden olmuştur. En son olarakda her müslümanın yaptığı hatayı yapmışsın.Dinlerle tanrı mefhumunu aynı kefeye koymuşsun.Bütün dünyanın ve evrenin bir yaratıcısı olması gerektiğini vurgulamışsın,tamam buna inanabilirsin ama bunun dinlerle hele hele sahte peygamber uydurması olduğu ayan beyan belli olan semavi dinlerle ne alakası var.Dinler varsa tanrıyı küçük düşüren,aciz gösteren ipe sapa gelmeyen şeyler söyleyen insan kafasından çıkmış şeylerdir.Eğer ben bir tanriya inansaydım dahi,kimse beni bu dinlerin ve peygamberlerin doğru olduğuna inandıramazdı.Saygılar.

  51. yabre said

    Türkistan88, arap atalarınızın yaptığı gibi hikayenize inanmayanları 2000’li yıllarda hakaret ile susturmaya çalışacağınıza (ki ataların daha kötüsünüde yapmıştı), din bilgini veya alimi geçinenlerinizin maddi durumlarını araştırsanız insanlık adına kazanç (sizce dua) elde etmiş olursunuz. Hemde allahınıza iyilik edersiniz.

    Bizde rahat ederiz!!!

  52. velvet7 said

    Bu ”yaratılış destanı’ nı kim yazdıysa eline sağlık😀😀 çok güldüm okurken gözlerim yaşardı hatta. Gerçekten (sözde)kutsal olan kitapların nasıl saçmaladığını çok güzel ortaya komuşsunuz tebrikler ^^

  53. kirinta said

    allaha inanmayan insanlar ne kadar da geri zekalıymış. satkar olmadan sanat olurmu. ozmanda şu gökdelenlerde tesadüf oldu. nasıl buna tesadüf diyomuyorsunuz çünkü deseniz aptal konumuna düşersiniz. şu mükemmel insan ve diğer canlıların vucuduna nasıl tesatüf oluşşmuştur. diyebiliyorsunuz. öldükten sonra ne olacaksınız. enerjimi.

  54. islamgercegi said

    Allah’i tartismak ayri, islamiyeti tartismak ayri seylerdir. Allah’in varligi henuz ispatlanmamistir. Allah var da olsa yok da olsa gercek sudur ki; Allah tarafindan gelen hicbir elci olmamistir. Allah’in bi elciye ihtiyaci olur muydu? Allah’in elci gonderdigini dusunenler Allah’i insanlastirmaktadirlar. Bir insan ki o da kendisi isini kendi basina beceremezse bir elci bir yardimci tutup gonderebilir.

    Muhammed de Allah’in elcisi degildir. ………….

    http://islamiyetgercekleri.cjb.net

  55. truthseven said

    Bi de şu yön var tabi.. İnsanlar ne kadar sanatçıymış o zamanlar. Tebrik etmek lazım. Bu kadar hikayeyi şu zaman da bile çıkaramazsın. Yok çamurdan canlanmışız da…Ben aslında bir gün çamur olacağımızı da düşünüyorum. Buna bakılırsa böyle olacak durum😉

    Kesinlikle mükemmel bir sanat var tüm kitaplarda inkar edilemez.

    Neyse blog cok iyi de, mesela ben kutsal sayılan kitapları okuyup da ne ulen bu, bunu yazanlar ve buna inanlar ne fena insanlardır. Öldürelim bunları demiyorum. Ne güzel zahmet edip bi eser çıkarmışlar ki benim için tüm tarihi yapılar -en küçük bir çizik bile- eserdir. Emek sarfedilmiş. Ama yerlerini din başlığı altında değil sanat başlığı altında toplamak da fayda var. İnanmak güzel şey. Ben de rakamlara inanıyorum mesela. Delilik belki de, rakamlar bizi ölümden ve yok olmaktan bile kurtaracaklarmış gibi düşünüyorum. Bu arada “Tanrılar Okulu” kitabını tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: