Hangi Gerçekler

Hangi Tanrı?

Hırıstiyanlığın Pagan Kökeni

Hristiyanlık, aslında yahudiliğin hellenileştirilip(hellenizm), Pagan/putperest dinine dönüştürülmüş halidir..

İncil’in içinde pek çok pagan öğesi bulunmaktadır…İsa’dan önce de ölen ve dirilen pagan Tanrıları vardı..Greko Romen etkisinde büyümüş hristiyanlık da bu Greko Romen pagan dinlerinin devamı niteliğindedir..(Greko Romen pagan inançları hristiyanlığı öyle etkilemiştir ki İncil bile İsa’nın konuştuğu dil olan Aramice ile değil, grekçe yani Yunanca ile yazılmıştır)

İsa’nın “Tanrı oğlu” yahut “Tanrı’nın özünden Tanrı”….vs olması,İsa’nın kanıyla günahlarımızdan/suçlarımızdan arınma fikri(İbraniler 13:12,Rom 3:25-26..vs) ,İsa’nın ölüp dirilmesi ve şeytana karşı “zafer”kazanması ve daha pek çok öğe Hellenistik dönemde oluşmuş Greko Romen Pagan dinlerinin ayrıca bunlara bağlı mistik gizem kültlerinin etkileri sonucudur…

Dionysos’tan başlayalım…

Dionysos Greklerde “şarap Tanrısı” idi..Bu gizem kültünün MÖ 300-200 yıllarında oluşup çok hızlı bir şekilde yayıldığı söylenmektedir..Dionysos Roma’da Bakkhus ile özdeşleştirilmişti..

Mesela Dionysos da 25 Aralıkta doğmuştur, geleneğe göre İsa’da 25 Aralıkta doğmuştur…

İncil’deki bölümlerin hepsi Grek pagan dinleri etkisinde Grekçe yazılmış metinlerdir…Ama bütün incillerin arasından Grek pagan etkilerinin, gizem kültleri etkilerinin en çok görüldüğü İncil “Yuhanna incili”dir…Pavlus’un mektupları da aynı şekilde Grek pagan inançlarından büyük oranda etkilenmiştir…Bu incili paganlıktan dönmüş kişilerin yazdığı sanılmaktadır(olasılıkla Efesliler)

Yuhanna incilinde paganizmden kaynaklanan pek çok “mistik” ve “gizem” anlatımları bulunmaktadır…

Örneğin incildeki şu gizemli ve mistik anlatım:

“Yu 6:53 İsa onlara şöyle dedi: «Size doğrusunu söyleyeyim, İnsanoğlu’nun bedenini yiyip kanını içmedikçe, sizde yaşam olmaz.

Yu 6:54 Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim.

Yu 6:55 Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.

Yu 6:56 Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.”

(benzeri anlatımlar Pavlus’un mektuplarında da bulunur)

Çok tuhaf ayetler değil mi? Bu ayetlerin yahudi kaynaklı olmadığı bilim adamlarınca belirtilmiştir..

Peki bu ayetlerin kaynağı nedir?

Greklerin pagan Dionysos ve Attis kültüdür…Bu ayin bir pagan ayiniydi..Dionysosçular da sembolik olarak (hatta bazen bir hayvanı kurban ederek onun etini sembolleştirip) Dionysos’un etini yiyip kanını içiyorlardı….Bu sembolik ayin ile Dinysos’un ruhuyla birleştiklerine,ölümsüz olduklarına, arınıp yeniden doğduklarına..vs inanıyorlardı…(Prof.Barry Powell’in belirttiği gibi)
Bugün kiliselerin hepsinde gizem kültlerine ait bu eski pagan ayini yapılmaktadır…özellikle katolik ve ortodoks kiliselerinde ekmek bölünür..İsa’nın eti ya da bedeni denilerek yenir. Kırmızı şarabın, gerçekten İsa’nın kanına dönüştüğüne inanılır “İsa’nın kanı” diyerek içilir…

Yuhanna incilinin yazarı (yahut yazarları) da Paganların bu ayinini, İsa’ya uyarlamışlardır,İsa’nın ağzına koymuşlardır yukarıdaki örnekte olduğu gibi…

Ayrıca sadece Yuhanna incilinde bulunan (çünkü dediğim gibi yuhanna incili Pavlus’un mektuplarıyla beraber Paganizmden en fazla etkilenmiş yazıdır) ilginç başka bir hikaye daha vardır:

“Yu 2:7 İsa hizmet edenlere, «Küpleri suyla doldurun» dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular.

Yu 2:8 Sonra hizmet edenlere, «Şimdi bundan alın, şölen başkanına götürün» dedi. Onlar da götürdüler.

Yu 2:9-10 Şölen başkanı, şaraba dönüşmüş suyu tattı.”

Evet “Suyu şaraba dönüştürme”…İlginç bir mucize…

İsa’nın şarapla ne ilgisi vardı?

Bu ayetin kökeni de şarap Tanrısı Dionysos’tan gelmektedir…

Dionysos da aynı İsa gibi suyu şaraba dönüştürmüştü…Ve bu mucize Dionysos inanlılarınca sürekli dile getiriliyordu…Yuhanna incili yazarları bu mucizeyi kendi tanrıları olan İsa’ya uyarlayıverdiler..

Peki İsa’nın üçüncü gün ölümden dirilmesi anlatımı nereden geliyordu? Bu fikir orijinal miydi? Hayır değildi..

Bu fikrin kaynağı da pagan Dionysos kültüdür…

Dionysos’un dirilmesi ile ilgili farlı anlatımlar vardır…Çoğunda Dinysos ölür gömülür ve sonra ölümden dirilir!! Hatta Dionysos’un ölümden dirilmesi bu pagan dininin taraftarlarınca her yıl kutlanıyordu….

İncil yazarları da bu “ölüp dirilme” hikayesini Dionysos’tan alıp İsa’ya uyarladılar..

Ayrıca Grek pagan dinlerinde Mö400 yılından itibaren “pharmakos” kavramı önem kazandı..Phamakos “günah keçisi” anlamına gelir…

en.wikipedia.org/wiki/Pharmakos

Dionysos’da kutsal “pharmakos” idi…Yani aynı İsa gibi kaderinde acı çekmek ve “insanların iyiliği için” insanların menfaati için ÖLMEK vardı,ölmesi gerekiyordu…İnsanların günahlarını kanıyla affettiriyordu…(bkz.”İsa gizemleri” adlı kitap)

İncilin yazarları da aynı teolojiyi İsa’ya uyarladılar…Böylece İsa’nın da ölmesi günahları bağışlatmak için kurban olması gerekiyodu…Yani pagan dininden alıp hristiyanlığa koydular..(ilk önce Pavlus koydu)

Hristiyanlığın ikinci kaynağı ise Mitracılık idi…Bu da Dionysos kültü gibi bir gizem kültü idi…Pek çok bilim adamı ve yazar Mitraizmin hristiyanlığı doğrudan etkilediğini söylemektedir…

Bazı hikayelerde bazı ayrıntı farklılıları olsa da Roma Mitrasının da Hristiyan İsası ile benzeşen pek çok yönü vardır..

Mitracılığın Roma versiyonunda (İran değil sadece Roma Mitra versiyonlarında Mitra ölür ve dirilir) Mitra ölüp dirilmiştir…Kendini insanlık uğruna “feda” etmiştir…Dirilişi pagan taraftarları tarafından kutlanmıştır..

Ayrıca genel olarak pagan dini inanırlarının önderlerinin giyim tarzları da bugünkü katolik ve ortodokslarınkine benzeiyordu çok şaşalıydı…Tapınaklarının süslemeleri de bugünkü katolik ve ortodokslarınki gibi çok süslü ve görkemli idi… haç ve “balık” sembollerinin zaten pagan kökenli oldukları biliniyor…

Çeşitli hristiyan sanatları resimleri de direkt Mitracılık ve Dionysos sanatlarından ayrıca çeşitli pagan Yunan dini sanatlarından gelir..

İsis Mısır tarihinin başından sonuna kadar, İsis, Mısır’ın en büyük tanrıçası olmuştur. Yararlı bir tanrıçadır ve sevgisi tüm yaşayan canlıları kapsayan bir annedir. Kimi zaman başı üzerinde yer alan bir yıldız ve beyaz tacıyla, kimi zaman da kucağında çocuğunu emzirir, süt verir halde tasvir edilen ve Mısır metinlerinde Sirius gibi “vericilik” özelliğiyle nitelenen İsis, aynı zamanda Osiris’in beden parçalarını bir araya getirmeye çalışan bir ilahedir. Şefkatli bir anne gibi verici olan İsis’in diğer belirgin özellikleri sorumluluk taşıması, vazifesine bağlı olması ve sadık kalmasıdır (Ona tapınma Mısır’ın sınırlarının çok ötesinde İngiltereye’ye bile yayılmıştır.)

Aslında, erken Hristiyanlık, O’nun bazı özelliklerini Bakire Meryem’e atfetmiştir. Şevkatli ve koruyucu anne olarak, onun kültüne yakın olan doğu insanlarına İsis çekici gelmiştir. Hiç kuşkusuz, birçok Madonna ve çocuk ikonaları, çocuğu Horus’u emziren İsis görüntülerini çağrıştırır

HORUS VE İSA

Hıristiyanlıktaki teslis inancının (üçleme – Baba, Oğul ve Kutsal Ruh) da başka inançlardan alındığı bellidir. İzis, Osiris ve Horus, büyük Mısır teslisidir! Bu teslis inancı Hz. İsa’dan yaklaşık üç yüz yıl kadar sonra hıristiyan inancına uyarlanmıştır. “Antik Tanrı” dedikleri İsis’in heykelcik ve resimleri Meryem Ana ve Çocuğuna dönüşmüştür.

Horus Mısır’da Tanrının oğlu idi. Hıristiyan kilisesi ve eski Mısır arasında inanılmaz bağlantılar vardır.
Hz. İsa dünyanın ışığı idi.
Horus’da dünyanın ışığıdır.
Hz. İsa bakire Meryem’in oğlu.
Horus’da bakire İsis’in oğludur. Hz. İsa’nın 12 havarisi vardır.
Horus’un da 12 takipçisi vardır.
Meryem’in kucağında İsa’yı tasvir ettiği resim ile Mısırlıların İsis’i kucağında Horus’u tasvir ettiği resim ayrıdır.

Aynı şekilde Mitra, Diyanissos, Attis, Krişna aynı özellikleri gösterir. Hepsinin doğumu 25 Aralıktır ve hepsi çarmığa gerilmiştir..

 
%d blogcu bunu beğendi: