Hangi Gerçekler

Hangi Tanrı?

İslamiyet Ve Güneşe TAPIM

Öncelikle bilmeyenler için Brahmanlığın ne olduğunu anlatalım:
Brahmanın kelime anlamı dünyanın özü, evrensel ruh, mutlak olan demektir.. Kutsal kitaplardaki tanımlara göre ise Brahman :
-En Yüce olan ve En Derin olan O
-O, herşeyin yapandır, herşeyi yaratandır
-Yüce ve yok edilmezdir, ne doğmuştur ne de doğurmuştur.
-Brahman herşey’dir. Mekansız ve zamansızdır. Brahman Anadi ve Ananta’dır, yani zamansızlık olan sonsuz devamdadır.
-Yüce Brahman’dır,evreni ayakta tutan ve çözendir. O, evrenin Yaratıcısıdır, koruyucusudur ve yok edicisidir ve tüm dünya ve öte aleme hükmeden, daha üstün olunamayan görkem, güneşi, ayı ve yıldızları yapan, sınırsız uzayın çok ötesine genişleyendir.O, en üstün mükemmeliyettir ve sınırlı bireyin tam tersine kadirdir.

Öz’ün kendi Brahman’ı gibidir. O, kişisel Öz’ü Yüce Öz veya Brahman’la tanır. O, vücudun içindeki beş kılıfla gizlenen Öz’ü çekip almaya çalışır. Bu nedenle önemli isim ‘Ahamgraha’ Upasana’dır. ‘Yemek Brahman’dır’ ‘Akasa Brahman’dır’. ‘Surya (Güneş) Brahman’dır’. ‘Zihin Brahman’dır’. ‘Prana Brahman’dır.’ Pratika (Brahmanın yarattığı her şey) Brahman’ın bir sembolüdür. Pratika ibadetleri sayesinde Brahman’ın farkına varabilirsiniz. Brahman’ın tüm bu Pratikalarda gizli olduğunu hissetmelisiniz. Tüm bu Pratikaların Adhishthana veya bir şeylerin içinde gizli olan Brahman olduğunu düşünmelisiniz. Bunlar Brahman’ın Upasanalar’ını yapmanın bazı yollarıdır. Bu praktikalardan en yaygın olanı Suryacılıktaki güneştir..

Brahman ı Tanrı Brahma ile karıştırmamak lazım.. Hindulara göre bütün bunlar tek olan Brahman’ın tezahürleridir). “brahman” a inanmak yani kainatı zatından ve zatının içinde vareden; var ettikleri ile hem aynı hem de ayrı olan; hem herşey hem de hiçbirşey olan; ikincisi olmayan bir ve tek; akılla kavranamayacak mutlak gerçekliğe inanmak demektir.

Şimdi bu inanışın bir ekolüde Suryacılardır. Suryacıların asıl ilahları güneştir.. Bakın suryacı da, şivacı da olsa öz olan Brahmandır lütfen bunu unutmayınız.. Evet aslı salat olan yani namaz kelimesinin kaynağıda bu Suryacılardır..


“Sanskritçe Surya ‘güneş’ Namaskara ise ’selamlama veya ‘bağlantı’ demektir. Böylece Surya Namaskara ‘güneşle bağlantı’ anlamına gelmektedir. Surya Namaskara bedende akan güneş enerjisinin canlandırma tekniğidir. Güneş “ruhi bilinç” simgesidir. Aynı zamanda kişiyi tinsel uyanışa ve bunun sonucunda gelen şuur açılmasına hazırlar. “. Genelde güneşin hareketleri ile bildiğimiz türde namaz kılarlar..
 

 

https://islamiyetgercekleri.wordpress.com/n…uz-hindulardan/

Evet kısa tutmaya çalıştım.. Şimdi asıl meseleye gelelim :

Daha önce formumuzda Brahma, Brahman kelimelerinin orta doğuya geçtiğinde Abraham, Rahman gibi isimlere dönüşmüş olabileceği yazılmıştı.. Zaten İbranilerin Hindistan ile bağlantısı olduğunu gösteren bir sürü bilgi vardır.. http://www.hermetics.org/ibranice.html

Bana göre Muhammed Brahmancı bir Suryacıydı.. Elbette bu inanışın doğum yeri olan Hindistanda oldukça uzaktı ve diller, kültürler gibi inançlarda zaman içinde erezyona uğrayıp yerel inançlarla karışarak değişiyorlardı.. Elbette eski Mısır inançlarında tutun, mecusilikten, Mitraizmden bir sürü inanış Brahmanizmle ortadoğuda kaynaşmıştır.. İşte böyle bir ortamda yaşayan Muhammed yüzyılların arasından uzaklardan gelen ve ortadoğuda diğer inançlarla karışmış Brahman ve Surya inancına inanıyordu..

Muhammed’in yaptığı ise, gerçekten Hindistan kültür göçleri-işgali evveli ata tanrı El-İlah yerine Rahman’ı kabullendirmek… Elbette ilk dönemlerde etrafındakiler yadırgamasın diye Al ya da El İlahı öne sürdü.. Ne zaman taraftarı oldu, o zaman aklında ki öze döndü.. Brahman a ya ni Rahman a..

Muhammed in Rahman isimli bir tanrıya inandığını, bu tanrı düşüncesini Suryacılığın merkezlerinden biri olan Güney Arabistan’dan aldığını düşünmememiz için hiç bir sebep yoktur. Nitekim Rahman Allah’tan bağımsız olarak çok sık olarak kullanılmakta ve insanlar Rahman’a ibadete çağrılmaktadır.

Ama Muhammed in düşündüğü gibi gitmemiştir olay.. Eskiden benri tanıdıkları Al lah ismini kabul eden Müslümanlar bir müddet sonra Muhammed din Rahman dan bahsetmesi üzerine isyan etmişler ve kurtarıcı ayet inivermiştir.. (Bakınız Kuran da El ilah olarak geçer genellikle: http://www.kuranoku.com/sureler/nur-isik/)

İsra 110 110. De ki; İster El İlah deyin ister Rahman! Ne derseniz deyin, en güzel isimler Onundur. Onu anarken sesini yükseltme, fazla da kısma, ikisinin arası bir yol tut.

111. Doğurmayan, eşi benzeri olmayan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan El İlah’ı bil ve Onu Ona yakıştığı gibi an.

 

2 Yanıt to “İslamiyet Ve Güneşe TAPIM”

  1. […] (2) https://islamiyetgercekleri.wordpress.com/islamiyet-ve-gunese-tapim […]

  2. […] (2) https://islamiyetgercekleri.wordpress.com/islamiyet-ve-gunese-tapim […]

 
%d blogcu bunu beğendi: