Hırıstiyanlık ve Paganizm 2
Az sonra izleyecekleriniz sizce hangi dine ait?
-Her şeyi yaratan tek bir Tanrı vardır..
-Yaratılış 6 gün de olmuştur.
-Hem Şeytan hem de iyilik aynı Tanrının eseridir.. Şeytan daha sonra özgür kılınmıştır..
-İmparator Constantin bu dinde merkez bir figüre inanmıştır.
-Tanrı ya karşı gelen günahkar ruh ile ilişkilendirilen bir şeytan figürü mevcuttur.
-Bu hiyerarşik dinde bir tamamlayıcı olarak Tanrının oğlunun yer yüzüne dünyayı kurtarmak için indiğine inanılır.
-Bu din kurtarıcılarının doğum tarihini 25 aralıkta kutlar, kurtarıcıları bir mağarada doğmuş ve bir çoban doğumunda Tanrı vergisi yetisiyle yol göstermiştir.
-Bu kurtarıcının 12 tane havarisi olmuştur, ölmeden önce insanlığı kendisi acı çekerek rehinden kurtarmıştır.
-Ölümünden sonra görünüşe bakılırsa canlı olarak göğe yükselmiştir. Bu dinin inanırları vaftis olurlar ve yeniden doğuşa inanırlar.
-Bu dinin inanırları kurtarıcının kanını içtikleri ve etini yedikleri görüşünü temel alırlar. Din adamlarına Peder(baba) derler. Pederler uzun elbiseleri ve çoban değnekleri ile kolayca tanınırlar.
-Romada kutsal bir yerleri vardır.
Sizce bu din Hangisidir?
-Belliki şu çarmıha gerilmiş adamı düşünüyorsunuz..
-YANLIŞ
-Bu inanç MÖ 1700 li yıllara dayanan Zoroastranizmdir. Yani Mitraizm ve Mitra ise insanlığı kurtarmak için yeryüzüne inen Tanrı nın oğludur.
-Kim benim kanımı içmez, etimi yemezse sözü Mitraizmde geçer….
Gerisini izleyinn…
http://www.youtube.com/watch?v=v4HoixOCZWY
Mitraizm o dönemlerde bilinen tüm dünyaya yayılmış bir dindir ve bölgesel olarak farklılıklar göstermektedir. Nasıl günümüzde Hırıstiyanlık tek değil çeşitli mehzeplere bölünmüş ve farklı bilgilere inanıyorlarsa Mitraizm için de aynı şey söz konusudur..
Pers Mitraizmi ve Roma Mitraizmi en önemlileridir. Senin örnek verdiğin şeyler Pers Mitraizm i ile ilgilidir. Lütfen Roma Mitraizmini incele ve ona göre cevap ver..
Evet Pers Mitraizmine göre Pers yazıtlarında Mitra boğanın kendisidir ve yine Hıristiyan teolojisindeki gibi kendisini, insanlık için acı bir ölümle feda eder. Bu mitsel anlatımlardaki aşamalardan bir diğerinde boğa koça dönüşür. Mitra ile birleşen, Zodyak Koçu Arries, Pers mitolojisine girerken karşımıza kuzu olarak çıkar. Hıristiyan teolojisindeki hâkim görüşte de “Tanrı kuzusunun kurban edilmesi” fikri Mitraizme inananların inancıyla aynı şekilde eşsiz bir yere sahiptir. Mitraizme ait bir olgu olan “Tanrıların yeniden dirilmesi festivali” Hıristiyanlıkta da bazı yortularda aynı haliyle karşımıza çıkmaktadır. Aradaki benzerlikler dolayısıyla 7. yüzyılda Kilisece, putperest içeriklere sahip olan festivaller yasaklanmaya çalışılmış, fakat bu noktada Kilise başarısız olmuştur (Arthur WEGALL, Hıristiyanlığımızdaki Putperestlik).
Hıristiyanlıkta yer alan “Kuzunun kanı ile yıkandı” ifadesi de yine dikkati çeken bir başka benzerliği karşımıza çıkarıyor. Mitraizmde yer alan, boğa veya koç kanı ile yıkanma, Hıristiyan inancı içerisinde de görülmektedir. Mitra’ya tapanlar, bir parça ekmek ve bir tas su alarak gerçekleştirdikleri ayinlerde Tanrılarını sembolik olarak yerlerdi. Böylece Tanrıları ile bedenleştiklerine inanan Mitraizm mensupları temizlendiklerine inanırlardı.
Kutsal günü pazar, Hıristiyanlıktan çok daha önce, aynı şekilde addediliyor ve kutlanılıyordu. 25 Ocak günü Mitraizm inancında Mitra’nın doğum günüydü ve bu inançta Kilise tarafından 4. yüzyılda çalınarak Hıristiyanlığa adapte edilerek İsa´nın doğum günü haline getirilmiştir (Arthur WEGALL, Hıristiyanlığımızdaki Putperestlik).
Hala değişen bir şey yok Pers Mitraizmini baz alsakta..
Bu arada Misyoner hırıstiyan sitelerini baya iyi takip ediyorsun Cutie.. Biraz kendin araştırıp bir zahmet cevap yazıversen, böyle komik duruma düşmezsin.. Zira oradakiler İslama cevap diye vermişler. Karşında saftirik Müslümanlar yok… Bizler ateistiz bunu unutma..
Antik çağlardan beri kutlanagelen Pagan ve Roma kış festivalleri olan Yule ve Saturnalia’daki uygulamalar Noel’in kökenini teşkil etmektedir. Noel kelimesi, köken olarak Galya dilinde (Keltçe) yeni anlamına gelen “noio” ile güneş manasına gelen “hel”in birleşmesiyle oluşmuştur ve “yeni güneş” anlamına gelmektedir. Noel kelimesi o devrin putperest toplumunda yeni yılın başlangıcında yapılan şenliklere ad olmuştur. Ayrıca Roma İmparatorluğu döneminde halk mutlu bir olayı karşılamak ve kutlamak için, duygularını “noel, noel” diye bağırarak dile getirirdi
Size Roma Mitraizmi üzerine bir video. Hemde discovery tarafından hazırlanmış..
http://www.youtube.com/watch?v=C4Hqnr1rfXc
Şimdi bir düşünün İsa cehennem gibi sıcak bir memlekette doğmuş ve orada yaşamıştır. Ama gelin görün ki Noel kutlamalarında ki simgeler buz gibi soğuk kuzey ülkelerinden kaynaklanmaktadır.
Bütün bu gelenekleri Paganların Hırıstiyanlardan çaldığını düşünmek biraz abestir.. Şimdi sizlere paganizmden Noele geçen bazı gelenekleri sayacağım
Bu inancın en temeli kış gündönümüdür.
(10-YULE)
Pagan inancına sahip olanlar için Yule senenin en önemli dönemlerinden biridir. Kış gündönümünü belirten bu gün Keltlerden ve eski kuzey halklarından miras kalan bir gündür. Eski Avrupalılar kötü ruhlara inanırlardı ve kötü ruhlar en çok uzuz ve soğuk kış gecelerinde korku saçarlardı. Bu yüzden günleri uzamaması aynı zamanda kötü ruhlara karşı da kazanılan bir zaferin göstergesiydi ve törenlerle kutlanmaktaydı.
Yule, Geol, Yole, Jiuleis, Juul, Feailley Geul adları ile de adlandırılan bu bayramın kökleri çok eskilere uzanmaktadır. Eski Anglo-Sakson dilinde “bayram” anlamına gelen “Jule” sözcüğünden gelen Yule, eski İngilizce’de Geol ya da Geoal diye de adlandırılmıştır. Eski Kuzey toplumlarında Jol olarak da bilinen Yule, Odin’in eski hali olan Yoldir ile de ilişkilendirilir . Got toplumlarında ise bu bayram Jiuleis diye adlandırılır. Yule pagan inancında yeni yılın başlangıcını bildirir. Aslında bazı toplumlarda bu Samhain olarak kabul edilse de genel Kabul Yule yönündedir.
Gündönümü/noel (22 aralık): noel, en büyük karanlık zaman ve senenin en uzun gecesidir. Kış gündönümü, Hıristiyanlığın doğumundan çok önceleri, kutsal kral’ın doğum günü ile birleştirilmiştir. güneşin, çok tanrılı dinler geleneğinde erkek tanrıyı temsil ettiği kabul edildiğinden, bu olay güneş tanrısının dönüşü olarak kutlanmaktadır ki tanrıçanın yeniden doğuşudur.
Bu döneme aslında “Yule Kütüğü” de denir, Yule kütüğünün sembolizasyonu gene ölümdür. Ata Druidler Ulu ağaçlara tapardı çünkü ağaçlar ilahilerin dünyadaki sembolleriydiler. Birçok sununun yanı sıra ağaçlar için dualar, ilahiler ve durmaksızın şarkılar söylenir, kurbanlar verilirdi. Bu dönemde “iyi sağlık için(wassailling)”bir günleri olur ve “iyi sağlık tatili” yapılırdı.
Dekorasyonlar; ökse otu, çobanpüskülü, sarmaşık, küçük otlar ve kokina çiçekleri(hani şu yılbaşının meşhur dikenli kırmızı çiçekleri) ile yapılırdı ve ateş yakılırken şarkılar söylenirdi. Yule kütüğü kurban edilmiş(yeraltına yollanan) Tanrıyı sembolize eder. Druidler ulu ağaçların kurban edilmesiyle Güneş Tanrının geri geleceğine inanırlardı.(9-12 Gün) Roma’da Aralığın ilk 12 günü (saturnalia dedikleri bir dönem)güçlü bir ağacın devamlı her gün yakılmasıyla bunun sağlanacağına dair bir inanç vardı(bak sen Katolik Roma’ya) Yule kütüğünün bir parçası evi ve içinde yaşayan insanları korusun diye saklanırdı(o günkü ateşte yakılan bir kütükten bir parça yani) taa ki gelecek yılki yılbaşı-Kış gündönümüne kadar. Gelecek yıl bir sonraki yule kütüğü bu eski kütük parçasıyla tutuşturulurdu.(6-Christmas Light) Bu ebedi ateşin son kalıntısıydı! Ve Tanrılarla Tanrıçaları onurlandırmak için saklanırdı.
Bu ayda hiyerarşik toplum düzeninde de değişimler olurdu. Mesela köleler azad edilirdi, utangaçlık ve çekingenlik bir kenara itilir alkol ve şehvet yasal hale getirilirdi.
Batı kültüründe ise Yılbaşı kadar Noel kutlamaları da bu zamana heyecan katmaktadır ve aslında başlangıç bu tarihe denk gelmektedir. Bir görüşe göre Noel kutlamalarının kökeninde Mezopotamya’da Babil tanrısı Marduk ile ilgili kült vardır.(9-12 Gün) Bu, Mezopotamya yeni yıl kutlamaları ile alakalı bir külttür ve 12 gün süren törenlerde Marduk’un ölmesi ve yeniden dirilmesi büyük bir yer tutar. Bir başka görüş de ilk yeni yıl kutlamalarını Osiris kültü ile ilişkilendirir. Bu da Osiris’in yeniden doğuş kültü ile birliktelik gösterir.
Çam ağacı aslında tüm süslemeleriyle Druidlerin ağaç ibadetlerinden kaynaklanır. Çelenkler hayat çemberini, Tanrıça’nın sonsuz döngüsünü (ayın daire biçimli evreleri), ve de esrarengiz hayvan yılanı sembolize eder. Üzerindeki ışıltılı süsler güneşin geri dönüşünü kuvvetlendirmek içindir. Parlak cam toplar kötülüğü ve kem gözü geri
yansıtsın diyedir. Şeker çubuklarsa aslında dilek çubuklarının yeniden anımsanmasıdır. Beyaz ve kırmızı renkteki baston şekerler. Bu renklerle Tanrıça’nın sütü ve kanı(hayat suyu) vurgulanır. Buzul saçakları bereket büyüsüdür. Bu saçaklar baharda gelip toprağı yeşertecek yağmuru simgeler. Çanlar evin havasını arındırmak için ve
dost ruhları davet için asılır. Çam ağacının tepesindeki yıldızsa aslında pentagramdır. (hava-toprak-ateş-su ve kutsal ruh) en tepede bulunmasıyla göğe yakın tanrısal bir sembol haline getirilir.
(8-7-Holly-Mistletoe)Çobanpüskülü ve sarmaşık, erkek ve dişi olarak; kadına ve erkeğe iyi şans ve üretkenlik getirir. Çobanpüskülü, küçük otlar, konik çamlar, meşe palamutları Tanrıyı, tamamlanmış bir çember şeklindeki çelenkse
hayat çarkını ve Tanrıçayı temsil eder. Bu çelenk niyetlere göre kurdeleler ve Tanrı bitkileriyle dekore edilirdi. Böylece Tanrı ve Tanrıça tek bir kombinasyonda dekore edilmiş olurdu.
Tabi ki ökse otu bu mevsimin ve bugünün en bilindik bitkisidir. Bir parazit gibi yüksek ağaçların altında yetişir. Rüzgârla gelen tohumlarının Tanrı tarafından ağaca getirildiğine inanılırdı. (büyük bir ihtimalle ışıklı bir yıldırım veya güneş tarafından). Bunun için ökse otu halen mucizevî bir şifaya sahiptir. Ökse otunun yeşerdiği ağacın otun üzerindeki dalına “altın ağaç dalı” denirdi. Kuvvet, iyi şans ve birçok büyüsel ve mistik yetenek için ökse otu kutsal
bitkiydi.
İskandinav ülkelerinde düşmanlar bu altın dalın altında toplanır ve asla bozulamayacak barış anlaşmaları yaparlardı. Ökse otunun yanında ağacın altında barış ve sevgi yeşerirdi. Günümüzde yılbaşlarında ökse otunun altında öpüşmekte buradan türetilmiştir.
Avrupakültüründen mevcut olan senelik hediye verilmesi ise, Odin’e dayanır. Odin’in uçan atı Sleipnir için çocuklar patiklerinin içine havuç ve şeker koyup duvara (ya da kapıya) asarlar. Odin de bu iyiliği karşılığında çocuklara hediyeler, tatlılar, ve şekerlemeler verir.
Bu olay mitolojik bir karakter olan Sinterklaas’a esin kaynağı olmuştur. Hollanda, Belçika ve Almanya’da (ölüm tarihi 6 Aralık bir gece önce 5 Aralık’ta kutlanmaktadır) Sinterklaas adına büyük kutlamalar düzenlenir. Aslında Flemenkçe “Sinterklaas” kelimesinin New Amsterdamlılar(sonradan New York) tarafından yanlış telaffuz edilmesiyle Santa Claus şekline dönüşmüştür.
Şimdi bana neredeyse bir çöl gibi ortamda doğmuş İsa ile ağaç kütüklerini, sadece soğuk ülkelerde yetişen bitkileri, kızakları, ren geyiklerini, çam ağaçlarını izah ederseniz sevinirim
Hırıstiyanlık ve Paganizm 2 « Hangi Gerçekler | sehmuz adlı kullanıcının alanı demiş
[...] Hırıstiyanlık ve Paganizm 2 « Hangi Gerçekler This entry was posted in Genel. Bookmark the permalink. ← Muhammed ve Zeynep « Hangi Gerçekler [...]