Hangi Gerçekler

Hangi Tanrı?

Gögüsleri tomurcuk gibi

Bu başlığı görünce hemen terbiyesiz bilmemne dediğinizi duyar gibiyim. Ama ben Kuran ın Türkçe tercümesinden üç kelimeyi yazdım sadece…  

Vakia/56/35-8. Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır. *

Duhan/44/54. Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.

Rahman/55/56. Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.  

Nebe 33. Gögüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

Tomurcuk kelimesinin anlamına bakmamız gerekir.hangi oluşumlar için tomurcuk kelimesi kullanılıyor?

1 . Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz.
2 . Çiçek açacak gonca 

 Buradan anlayacağımız üzerine Hurilerin yaşları Arapların çok sevdiği bizim sübyan tabir(aynı zamanda bu yaştakilerle cinsel ilişki suçtur, ahlaksızlıktır) ettiğimiz yeni ergenliğe girmiş kız çocuğun yaşıdır.

Genel olarak kızlarda meme gelişimi 11 yaşında başlar, bundan sonra genital bölgede ve koltuk altlarında kıllanma görülür ve sonraki iki yıl içinde adet kanaması başlar. Adet kanaması 10-16 yaş arasında (ortalama 12.8 yaş) başlayabilir ve genellikle ilk yıllarda düzensiz kanamalar olur. Ergenlik belirtileri başladıktan sonraki bir yıl içinde hızlı boy uzaması olur ve buna ?büyüme patlaması? denir. Kızlar bu dönemde yaklaşık 25 cm uzarlar. Genel olarak adet kanaması başladıktan sonra kızların boyu 5-6 cm kadar uzar.

Cennette üreme olacak mıdır? Hayır olmayacaktır. Bildiğiniz gibi cinsellik üreme amaçlıdır. Üstüne üstlün Kuran sübyan yaşta ki Huri göğüslerinden bahseder. Kadın göğsü bebekleri beslemek içindir. Cennette Huriler bebek mi büyütecekler? Öyleyse ballandıra ballandıra göğüslerden ne diye bahseder Kuran?

Muhammed’in cennette huri vaadetmesinin sebebi belli. Arap erkekleri uçkuruna düşkündür vede pedofilidir yani sübyancı. 7. yy da pedofili Bedevi Araplar arasında normal karşılanırmış. Bu yüzden Muhammed onları putperestlerin üzerine salıp kendi uğruna ölmeleri için, böyle mükafatlar ile gaz vermiş. 7.yüzyıl Arabistanı’nda insanları kendi için savaştırmak isteyen birisi elbette böyle vaatlerde bulunur. Bunda şaşılacak bir şey yok. Asıl şaşılacak olan, Kuran’ı doğrulamak için kırk takla atan müminlerin, hurilerin pişbirik oynamak için vaadedildiğini sanmaları. Hurilerin hangi malum iş için vaadedildiği Kuran’da apaçık şekilde yazar. Üreme olmayacaksa ne işe yarayacaktır yeni tomurcuklanmış memeler ve Kuran gibi kustal sayılan bir kitap neden erotik kitaplar gibi ağız sulandırır?

37/Es-Saffat 49. Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

Çöl Bedevisi anlaşılan esmer tenli kadından bıkmış ki onlara yumurta gibi kadın vaadediliyor. Üstüne üstlük bu vaadi Tanrı söylüyor.

Bunlar fani işler değil mi seks falan?.. Çoğalma, üreme gereğinin bi sonucu değil mi? Çoğalması gerekmeyen bi beden veya ruh, -orada olacağınız şey herneyse- neden sevişsin!?!  Beden gidiyor ama çoğalma içgüdüsü kalıyor mu? Bu dünyada seviştiler diye onlarca bedeni taşlıyorsunuzda cennette neden normal görüyorsunuz?

Kutsal bir kitapta memelerin ne işi var hemde sübyan memelerinin?

29 Yanıt to “Gögüsleri tomurcuk gibi”

  1. encodeum said

    Ne yazık ki cehalet ve Kur’an mealinden ayet yorumlamaya kalkmak insanı yukarıdaki yazıda da görüldüğü gibi bazen böyle komik durumlara düşürüyor.

    Arapça biliyor olsa idiniz ayetin arapçasında böyle bir yorum geçmediğini hatta nebe 33’ün “ve” bağlacını saymazsak yalnızca 2 kelime olduğunu ve yukarda da ifade buyurulan “Gögüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar” olarak çevirilen ifadenin yalnızca “kevaibe” olduğunu biliyor olurdunuz.

    Teşekkürler.

  2. islamiyetgercekleri said

    Ben Arapça bilmiyor olabilirim. Fakat bilenlere danışmamı engellemez. Kaldı ki bütün Kuran tefsirlerinde bu kelime göğüs olarak geçer. Siz derdinizi onlara anlatınız..

    Ali Bulaç 33- Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Diyanet Vakfı 33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    Edip Yüksel 33. Genç ve yaşıt eşler…
    Elmalılı Hamdi Yazır 33-Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
    Süleyman Ateş 33. Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Yaşar Nuri Öztürk 33 Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,

    Gelelim Arapça bilenin yorumuna..Siz kevaibe demişsiniz anlamını söylememişsiniz.. Ben size söyleyeyim o zaman.

    33. Ve keva’ıbe etraben.

    Ayetin metnideki kevaib,kab kelimesiniz çoğuludur, Kab,şişkin tümsek anlamındadır.Zaten onun için ayak bileklerindeki tümsek kemiklere de kab,denilir.

    Maide 6. Ya eyyühellezıne amenu iza kuntüm iles salati fağsilu vücuheküm ve eydiyeküm ilel merafikı vemsehu bi ruusiküm ve ercüleküm ilel kabeyn ve in küntüm cünüben fettahheru ve in küntüm merda ev ala seferin ev cae ehadüm minküm minel ğaitı ev lamestümün nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saıydan tayyiben femsehu bi vücuhiküm ve eydıküm minh ma yürıdüllahü li yec’ale aleyküm min haraciv ve lakiy yürıdü li yütahhiraküm ve li yütimme nı’metehu aleyküm lealleküm teşkürun

    5/6- Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı ve her iki bileğe kadar ayaklarınızı da meshedin. Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

    Mekkedeki ziyraret edilen o binaya kabe denilmeside yerden yüksekte,yani tümsek olduğu içindir.

    78/33- Göğüsleri henüz tomurcuklanmış kızlar.
    Ayetin orijinal anlamı budur. Ayette söz konusu Huridir. Hurilerin neresi şişkin, tümsektir? Nereye atıfta bulunuyor o zaman bu kelime? GÖĞÜSLERE…

    Ama ne yapsın müslümanlar,onlara göre Kuranda böyle bir ifadenin geçmesi olacak şey değildir. Ama olmuştur bir kere.Dolayısıyla karın ağrıları ile kıvrana kıvrana ayeti çarpıtıp makul bir şekile sokmaları gerekmektedir

  3. encodeum said

    Hem, bir önceki mesajda bıraktığım kevaibe kelimesinin anlamının izah edildiği bir yazının linkini silmişsiniz. Hem de böyle diyorsunuz:
    “Siz kevaibe demişsiniz anlamını söylememişsiniz..”
    Vahim bir durum…

    ” Etrâb’ın yukarıdaki çevirisi için bkz. sure 56, not 15. Kevâ‘ib’i “harika eşler” olarak çevirmem konusunda ise, hatırlanmalıdır ki ke‘b teriminin -kâ‘ib isim-fiili buradan türetilmiştir- birçok anlamı vardır ve bu anlamlardan birisi, “çarpıcı olma”, “gözalıcı olma”, “üstünlük” yahut “ihtişam”dır (Lisânu’l-‘Arab). Böylece ke‘abe fiili, insan için kullanıldığında, “o, [başka bir kişiyi] gözalıcı/çarpıcı veya muhteşem veya harika yaptı” anlamına gelir (aynı yer). Hem ke‘abe fiilinin, hem de ke‘b isminin bu mecazî anlamına bağlı olarak kâ‘ib isim-fiili, halk dilinde “göğüsleri gözalıcı hale gelen veya tomurcuklanan kız” anlamında kullanılmıştır. Bu nedenle birçok müfessir, bu ifadede, cennetin (erkek olduğu varsayılan) sakinlerine hoşnutluk verecek olan bir tür genç “dişi-eşler”e bir atıf görürler. Ancak, öncelikle belirtmeliyiz ki, Kur’an’ın cennetin güzellikleri ile ilgili bütün teşbîhleri aynı ölçüde hem erkek hem de kadın için geçerli bulunmaktadır. Diğer taraftan kevâ‘ib’in bu anlamı, yukarıdaki gündelik kullanışın türediği kökü -ki ke‘b isminin taşıdığı mecazî “gözalıcılık” anlamına dayanmaktadır- gözardı etmekte ve bu açık mecazın yerine maddî olarak gözalıcı bir şey için geçerli olan lafzî karşılığını geçirmektedir. Bu, bana göre tamamen temelsiz bir yorumdur. Cennetin nimetleri ile ilgili Kur’ânî tasvirlerin daima müteşabih olduklarını hatırlarsak, kevâ‘ib teriminin, yukarıdaki bağlamda, hiçbir cinsiyet ayrımı yapmaksızın, “muhteşem [veya "harika"] varlıklar” anlamına geldiğini ve etrâb terimi ile birlikte “müthiş uyumlu harika eşler”i gösterdiğini anlarız -böylece kutsanmış kimselerin birbirleriyle ilişkilerine işaret edilmiş ve onların tümünün karşılıklı tamamlayıcılıkları ve eşit ölçüdeki değerleri vurgulanmış olmaktadır. Bkz. ayrıca 56:34, not 13. ”

    http://encodeum.blogspot.com/2007/03/u-mehur-huriler.html

  4. islamiyetgercekleri said

    Siz site reklamı yapııyorsunuz burada. Ben bir sitenin moderatörü olmama rağmen burada o site ilgili tek bir kelime ve reklam göremezsiniz. Fikirleriniz varsa sizin fikirleriniz olsun lütfen. Gül suyu kokulu sitelerde yazılanlar yyalanlardan ve kandırmacalardan ibarettir. Bana kalkıp kendini Muhammed yerine koyan yazdıklarını Kuran dan üstün tutan Saidi Nursiden yazmaktadırlar. Bu gibi yorumları direkt reddediyorum.

    Siz bir bireysiniz.. Tek başına bir şahsiyetsiniz. Sizin kendi aklınız var. Benim gözümde her insan fikirleri ne olursa olsun çok değerlidir. Ama o insan kendisi olsun. Bana gelip onun bunun lafını satmasın.

    Insan, biraz çocuk olmalı, bir balon gördüğünde istiyorum diye tutturup ağlayabilmeli.

    Insan, yolda yürürken biraz da etrafına bakmalı değisik hayatları görmek için…

    Insan, gerçek olmalı rüya görebilmek için…

    Kimdir “insan” ? Nasıl insan olunur?
    Sır değildir bu soruların yanıtı; üstelik insan olmayı beceremeyenler, olmak istemeyenler bile bilirler bunun yanıtını. Ne var ki, doğru yanıtı bilmekle onu içselleştirmek, eyleme dönüştürmek o kadar kolay değil. Bu yüzdendir hâlâ nerede yaşamışşa-yaşarsa yaşasın önünde saygıyla eğilişimiz “insan” olanların…

    Peki nedir insan olmak? Kendinin ve içinde yaşadığı toplumun özgürlüğünü, bağımsızlığını sağlamak; sağlanmışsa titizlikle korumak demektir.

    İnsan olmak düşüncesi, vicdanı özgür kuşaklar yetiştirmek; bu kuşaklar içinde yer alabilmektir.

    İnsan olmak çağını anlamak, çağının gerisinde kalmamak, geçmişle bugünün doğru sentezini yapabilmek, geleceği bugünden görebilmek, sözcüğün tam anlamıyla uygar olabilmektir.

    İnsan olmak onurlu olmak, kendi onuru kadar başka insanların da onuruna saygı göstermektir.

    İnsan olmak bilimi, sanatı yaşamın en gerçek yol göstericisi olarak benimsemek; güzeli ve doğruyu nerede olursa olsun görebilmek, ondan yararlanabilmektir. Bilim ve sanatın bulgularından, ürettiklerinden uzak kalan insanlar ne yaşamın ne kendilerinin farkındadırlar. Yeni bir düşünceden, buluştan yararlanabilmek bir meziyettir.

    Ne var ki, bu beceri insan olmaya yetmez. Birey ve toplum olarak üretilenlerden yararlanabilme becerisi göstermenin yanında bilimden sanata, tıptan spora, tarımdan modaya, madencilikten çöp toplamaya değin her alanda düşünce, bilgi, nesne üretmek de gerekir. Kim olursa olsun her insanın mutlaka kendine ve insana yararlı olacak üretebileceği bir şeyler vardır.

    İnsan olmak yoksunluğun, yoksulluğun, felaketlerin nedeni ya da sorumlusu olarak doğa üstü güçleri görmemek, göstermemektir.
    İnsan olmak dünyanın barış içinde yaşamasını ilke edinmek, özgürlük uğruna yapılan savaşlar dışındaki tüm savaşları cinayet olarak kabul etmektir.

    İnsan olmak görevine kendi inançlarını karıştırmamak, başka din, cinsiyet, dil ve ırktan olanlara saygı göstermek; laik olmak demektir.

    İnsan olmak bilimsel, kuşkucu olmak; her konuda daha doğru olanı bulmak için sürekli çaba harcamaktır.

    İnsan olmak mevkiyi kendi çıkarları için değil, demokrasinin özü olan katılımlı yönetimi gerçekleştirmek; topluma yararlı olmak için kullanmak demektir.

    İnsana ve doğaya karşı sorumluluğunu bilmeyen; yaşama sevinci taşımayan kişi, doğayı, insanı, kendini yok etmekten çekinmez. İnsana, doğaya, kendine karşı sorumluluk taşımak; yaşamayı sevmek; sevinçleri olduğu kadar acıyı da paylaşmaktır insan olmak.

    Bir yabancı bilim adamı “Atatürk, sizin olduğu kadar bizimdir de” diyor. İnsan olmak, “değer bilir” olmak, insanlık için yapılanları unutmamak demektir. Hele bu yapılanlar başta bizim için yapılmış ve bizi ilgilendiriyorsa.

    Atatürk insan olmanın özelliklerini düşüncelerinde, eylemlerinde, tavırlarında göstermiştir.

    Ancak “insan olarak” Atatürkçü ve insanlığa layık bir kişi olabiliriz.

    Muhammede uyarsanız ne yapmanız gereklidir ?
    Bunu sizlere anlatacak değilim. İslam ülkeleri size bunları insan oğlunun aya çıktığı 21. yy da gayet açık anlatıyor. Tabi anlayana…

    • ismailss said

      ya sana bi soru soracam..
      İslam ülkeleri size bunları insan oğlunun aya çıktığı 21. yy da gayet açık anlatıyor. Tabi anlayana demişsiniz. SÖYLER MİSİNİZ BANA SİZ NE YAPTINIZ, İNSANOĞLUNUN AYA ÇIKTIĞI Bİ ZAMANDA? HANGİ KEŞİF HANGİ İCAT?

    • avci75 said

      sayın madarator
      çok güvendiğin o BİLİM, daha bi söylediğinin üs üste iki yıl geçmeden ” ay biz yanlış anlamışız öyle değilmiş böyleymiş” deyip sürekli değiştirmeden duramıyor, dah doğrusu ufacık insan beyni Allah’ın yarattığının sırrını çözemiyor. E şimdi iki yıl önceki bilgisini bu gün yalanlayan bilim bize nasıl rehberlik edecek, 3-5 sene önce tıpta kullanılan yöntemlerden hangisi bu gün değişmeden uygulanmaya devam ediyor, ya BİLİM dediğin daha kendisini bulamamış, bana ne verebilir. ya daha çok şey azılabilir

      gelelim Atatürk meselesine, birincisi Hz. Muhammedi iftiralarla karalarken Atatürk nereden çıktı, hadi Atatürk’ten başka bildiğin insan yok peki Atatürk’ün gayri meşru eşi yada daha modern ifade ile sevgililerinden birine Bursa da kocaman bir araziyi , çiflik olarak verdiğini biliyormuydun, ki bu arazi kamuya aittir,yani halkın malıdır ve bu arazi bu gün bursa halkının başına bela olmuştur

      SİZE TAVSİYEM , KARALAMAK YERİNE AZ DAH ARAŞTIRIP DOĞRULARI BULUN TABİİ DOĞRULARI BULMAK İSTİYORSNIZ, İSTEMİYORSANIZ EN FAZLA 50-60 YIL SONRA CEHENNEMDE ZEBANİLERE KUR’N TEFSİRLERİ YAPARSINIZ ONLAR SİZE GERÇEĞİ ANLATIRLAR
      , ASLINDA BENİM İNANMAYANLAR İÇİN ÜZÜLDÜĞÜM ŞEY BU DÜNYA İÇİN HEM ASIL HAYATTA ALLAH IN DOSTLUĞUNU KAYBEDİYOR OLMALARIDIR, KAÇIRDIĞINIZ ÇOOOK ŞEY VAR

  5. encodeum said

    “Siz site reklamı yapııyorsunuz burada”
    Hiçbir ticari değeri olmayan, belli bir domaini bile olmayan bir blog sayfasının ne reklamı? Bu site çok mu önemli bir yer. Bir forum sayfasında linkini gördüm ve tıkladım. Burada yazılanlardan dolayı birisi soru sormuş, biz de burada yazılanlara önceden verdiğimiz cevapları yazmaya başladık. Abartmaya lüzum yok.
    Hayır; konu ile alakasız link versem gene anlarım ama tam bu konu ile alakalı önceden yazılmış bir yazı vermek neden reklam olsun yahu. En sevmediğim ithamlardır bunlar. Diğer yazılara verilen cevaplara da, cevap verenlerin linklerini ekledim kaynak olarak. Konu ile alaklı link ekleyen kişilere “aa sen reklam yapıyorsun” der isen biz de “hmm, konuyu bu şekilde geçiştirmeye çalışıyor” deriz.

    Buraya gelip, ilgi alaka gösterip yazdıklarınıza cevap veriyorsam, biraz saygı lütfen.

    Yazdıklarınıza bakılırsa biraz duygusal bir vatandaşımızsın. Duygusallığı bir kenara bırakıp aklımızı kullanmak evla olandır. Aksi takdirde adım adım yangın yerine gidiyoruz demektir.

    Mümkün mertebe “yalnızca”, yazılanları anlamaya gayret edelim. Varsa cevabımız verelim yoksa alaksız ithamları yöneltmeyelim. Aksi takdirde bir daha ilgi alaka göstermeyiz…

  6. islamiyetgercekleri said

    Ama aynı şeyi benim ,çin diyor Müslüman kardeşlerim. Ben burada dolarlar kazanıyormuşum…..

    Kendi fikirlerinizi yazın… Yoksa gerçekler karşısında diliniz tutuluyor da bu işi kılıfına uyduranlara mı kalıyorsunuz? Burası şahsi fikirlerin yeridir. Hazır cevapların olduğu sitelerle cevaplayacağınız yer değildir. O siteleri merak eden okuyor zaten…

    Benim gecem günüm o sitelerle geçiyor zaten. Siz bence siz olun. Yani gerçek insan olup kendi aklınızda ki cevapları veriniz.

    Burada bilimsel bir konu yok… Bilimsel olsa bende bilim sitelerine başvururdum…

    Konu cennette tomurcuk memeli Huriler… Bu kadar basit… Bu konu hakkında şahsi fikirleriniz yoksa size diyecek sözümde olamaz..

    Bu kadar…

  7. gallenblase said

    Bu millet kurani okurken, beyinlerini kapatiyorlarmi, yoksa korktuklari icin gercekleri görmeyip, yazilari zararsiz olarak görüpde, bu kadar igrenc yazilarimi kabulleniyorlar. Bir Bayan arkadasim kurani tamamiyle okumus insandi, ama kendine göre cogu yaziyi güzellestirmis ki, hala inaniyor ve saygiyla bakiyor kurana. Aslinda iyi bir piskoloji-meslek dali.

  8. yalnizolsada said

    selam öncelikle islama yalnız araplar inanmıyor(arapların içindede inanmayanlarda olabilir) bu yüzden yalnızca onların toplum karekterlerine göre yorum yapmayalım.muhammede gelip tabi olan rumlularda vardı farslı insanlarda vardı.elinin altında her türlü imkan olan musablarda vardı.bu kadar ayet bildiğinize göre o sahabeleri anlatmama gerek yok diye düşünüyorum.Kızların epey bilgin varsa erkekler hakkındada vadır.bir erkek için kadınların göğüsleri sadece üreme organı değildir biraz gerçekci olalım.bunu böyle değerlendirmeniz garip senin bu duyguların biraz garip geldi bir erkek olarak.ben sapıklıktan değil gerçeklerden bahsediyorum.hepimiz insanız sanki cinsel duygularımız yok gibi davranmayalım. diyemimki kuran cennette sübyan çocuklardan bahsediyor ozaman sizin deyiminize göre cennetle kandırılan araplar sübyancı olamaz.30 yaşında olan bir arap örneğin 13-14 yaşındaki b
    r kızla beraber olsa buna bizim toplumumuza göre sübyancı denir.lakin ayeti sende bilmene rağmen bir bölümünü almışsın ayete tam olarak bakarsan bile sübyan yaşta bir kızın karşısın sübyan yaşta bir erkek olması lazım gelir.çünkü yaşıt kızlar diyor ayet.kuran çyle mucize bir kitap ki önyargıyla yaklaşan inssanlara asla taviz vermiyor herşey apaçık.bir mümin olarak değil müminleri sevmeyen biri olsamda böyle insafsız olamam.muhammed cennette 30-33 yaşlarında insanların dirileceğini söylüyor o halde hurilerde yaşıt olacağına göre sıbyan diye bir şey yok iki tarafta olgun.birde şunu ifade edyim bir başka konuda islamda fani işler deyip el etek çekmek yoktur islam adına yorum yapıyor ve islam adına bunlar fani işler diyorsun.kardeş nasıl bakarsan öyle görürsün inanmayabilirsin ama inananlar sübyancı diye hakaret etme kuran diyor ki BİR TOPLULUĞA KARŞI OLAN KİNİNİZ SİZİ ADALETTEN ALIKOYMASIN.koskoca yazıyla kendin yazmışsın yaşıt kızlar diye.muhammet hayatını insanların arasından hiç ayılmayarak geçirdi ve o bir okuma yazma bilmeyen biriydi.senin gibi okuma yazma bilen okumuş birisinin yanlış düşüncelerine karşı nasıl bir söz söylemişki sen onu göremiyorsun adeta kör olmuşsun kendi elinle YAŞIT KIZLAR yazmana rağmen görüyosun??

    • kraxmalism said

      Oncelikle sunu belirteyim ki, blog yazarinin dediklerine katiliyorum. Siz (Yalnizolsada) her ne kadar cinsel icgudulerimizi gozardi etmeyelim deseniz de, blog yazarinin da belirttigi uzere, eger cennette cogalma yoksa niye o zaman bizlere huriler vaat edilir? sadece cinsel iliski icin mi? ya da, eger bu insan evladinin inanci, yaradanina, tanrisina, allahina o kadar temiz, ve pak ise, niye onlari cennete cekmek icin ille de cinsel “hedefler” kullaniliyor?

      Bir de kucuk bir notum olacak: siz 13 yasli kiza bir 13 yasli erkek uygundur diyorsunuz da, peki Muhammedin 6 yasli bir kizla evlendigini, ve onunla cinsel iliskiye bazilarina gore 9 yasinda girdigini de biliyorsunuzdur umarim. hadi diyelim ki, butun muslumanlar sunu iddia ediyor, hep bir agizdan: efenim, col kosullari, 7ci yuzyil, kizlar daha erken buyuyormus, e o zaman bu evrim denen sey gercekten mevcutmus, insanlar kendi yasadiklari yerin, bolgenin tabii ozelliklerine uygun olarak vucutlari degisiyorsa bu da evrimdir. ki, bence evrimci olsam da, burada soz konusu evrim degildir, soz konusu bu musluman beyefendilerin kendi peygamberleri 9 yasta bi kizla cinsel iliskiye girdi diye evrimin bazi tezlerini (o mantinla dunusmelerini) kullanmali boylece kendi peygamberlini beraat ettirmek istemeleridir. saygilar

  9. oklukirpi said

    Bir mitoloji kitabi olan Kuran’i kelime anlamiyla degil, sembolik mesajlariyla yorumlamak gerekir. Sonuçta cennetin tarif edilemeyecek kadar güzel ve çekici bir yer oldugu anlatiliyor. Ancak “tarif edilemeyecek kadar güzel” demek insanlara duygusal açidan yeterince ikna edici gelmeyecegi için burada haliyle biraz temel içgüdü cinsellik kullaniliyor. Fakat Kuran’in kelimesel anlamini ön plana çikaran Islam yobazlari, bu açik hava genelevi misali cennet tarifini o kadar iyi kullaniyorlar ki… örnegin intihar bombacilarinin çogu ölünce bol hurili bir geneleve gidecegine gerçekten inaniyor. Benim esas merak ettigim su: Cennette erkekler için bakire huriler düsünülmüs, peki ya kadinlar n’olacak? Onlarin da erkek hurilere hakki yok mu? Yoksa ölen kadinlar zaten cennetteki hurilere mi dönüsüyorlar? Bütün bunlari mitolojik/sembolik anlamda soruyorum.

  10. islamgercekleri said

    Muslumanlarca, “imtihan yeri(!)” olarak kabul edilen dunyada, imtihani gecip cennete gidecek erkekleri, memeleri yeni kabarmis, ceylan gozlu, beyaz tenli huriler, şarap irmaklari, soguk sular, meyveler, ve de “gılmanlar” bekliyor..

    Bakalim, Kuran, “Cennet” ile ilgili ayetlerinde ne diyor?

    Cennette Seks Ve Huriler :

    Duhan/44/54. Bu boyledir; onlari iri siyah gozlu hurilerle eslendiririz.

    Tur/52/19-20. Onlara soyle denir: “Islediklerinizden oturu, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin icin.Onlara, ceylan gozlu esler veririz.”

    Rahman/55/56. Orada, bakislarini yalniz eslerine cevirmis, daha once ne insan ve ne de cinlerin dokunmus oldugu esler vardir.

    Rahman/55/57. Oyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsiniz?

    Rahman/55/58. Onlar yakut ve mercan gibidirler.

    Rahman/55/70. Oralarda iyi huylu guzel kadinlar vardir.

    Vakia/56/35-8. Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire,
    eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *

    78/Nebe 31. Süphesiz takvâ sahipleri için de basari ödülü vardir.

    78/Nebe 32. Bahçeler,baglar,

    78/Nebe 33. Gögüsleri tomurcuk gibi kabarmis yasit kizlar,

    78/Nebe 34. Ve içki dolu kâse(ler) .

    76/El-Insan 19. O insanlarin etrafinda öyle ölümsüz genç nedîmler dolasir ki, onlari gördügünde, etrafa saçilip dagilmis inciler sanirsin.

    76/El-Insan 20. Ne yana bakarsan bak, (yiginla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

    76/El-Insan 21. Üzerlerinde yesil ipekten ince ve kalin elbiseler vardir; gümüs bilezikler takinmislardir. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.

    76/El-Insan 22. (Onlara söyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattir. Sizin gayretiniz karsiligini bulmustur.

    37/Es-Saffat 43. Naîm cennetlerinde .

    37/Es-Saffat 44. Tahtlar üzerinde karsilikli otururlar.

    37/Es-Saffat 45. Onlara pinardan (doldurulmus) kadehler dolastirilir.

    37/Es-Saffat 46. Berraktir, içenlere lezzet verir.

    37/Es-Saffat 47. O içkide ne sersemletme vardir ne de onunla sarhos olurlar.

    37/Es-Saffat 48. Yanlarinda güzel bakislarini yalniz onlara tahsis etmis, iri gözlü esler vardir.

    37/Es-Saffat 49. Onlar, gün yüzü görmemis yumurta gibi bembeyazdir.

    Cennette Seks Erkekleri (Gılmanlar):

    Tur/52/24. Sedefteki inciler gibi olan gencler yanlarinda dolasirlar.

    Vakia/56/17-21. Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.

    Insan/76/19. Yanlarinda ölümsüz gençler dolasir; onlari gordugunde sacilmis birer inci sanirsin.

    Şarap:

    Muhammed/47/15. Allah’a karsi gelmekten sakinanlara soz verilen cennet soyledir: Orada temiz su irmaklari, tadi bozulmayan sut irmaklari, icenlere zevk veren sarap irmaklari, suzme bal irmaklari vardir. Onlara orada her turlu urun ve Rablerinden magfiret vardir. Bunlarin durumu, ateste temelli kalana ve bagirsaklarini parca parca edecek kaynar su icirilen kimselerin durumu gibi olur mu?

    Saffat/37/45-7. Basagrisi vermeyen, sarhos etmeyen, icenlere zevk bahseden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kadehler sunulur.

    Vakia/56/17-21. Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.

    76/El-Insan 5. Iyiler ise, kâfûr katilmis bir kadehten (cennet sarabi) içerler.

    76/El-Insan 6. (Bu,) Allah’in has kullarinin içtikleri ve akittikça akittiklari bir pinardir. Orada koltuklara kurulmus olarak bulunurlar; ne yakici sicak görülür orada, ne de dondurucu soguk.

    76/El-Insan 14. (Cennet a?açlarinin) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparilabilen meyveleri istifadelerine sunulur.

    76/El-Insan 15. Yanlarinda gümüsten kaplar ve billûr kupalar dolastirilir.

    76/El-Insan 16. Gümüsten öyle kadehler ki onlari istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmislerdir.

    76/El-Insan 17. Onlara orada bir kâseden içirilir ki (bu sarabin) karisiminda zencefil vardir.

    76/El-Insan 18. (Bu sarap) orada bir pinardandir ki adina Selsebîl denir.

    Bu ayetleri okuyunca, Cennet’te neler oldugunu ögreniyoruz.. Bu “Dünya”da yasak olan ne varsa, basta evli olmadan yapilacak seks ve şarap, orada serbestmis.. Dikkati vceken husus, tüm ayetler, “erkeklere” hitaben soylenmis .. Ancak, “Gılman” meselesini anlamiyorum, bunlar erkekleri memnun edecek erkekler midir, yani homoseksuel midirler, yoksa, kadinlari memnun edecek erkekler midir?

    Bir de esas merak ettigim, kadinlari cennette nelerin bekledigi? Kadinlar cennette cinsel isteklerini nasil tatmin edecekler? Kendi cinslerinden olan huriler ile mi, “gilman”lar ile mi, yoksa, kendileri gibi imtihani gecip cennete giren diger “mumin” erkekler ile mi? Cennetteki müminler, hurilerle keyif ederlerken, cennete layik görülmüs mümineler ne olacak? Kim memnun edecek mümineleri?

    Aklima gelen onemli bir soru: Cennette kiskanclik var mi?

    Bir mümine, mumin olan eski kocasini bir gilman veya huri ile ask yaparken gorunce, kiskanacak mi?

    Bir mümin, bir mumine olan eski karisini, cennette bir gilman, veya bir mümin veye bir huri ile sevişirken görünce kiskanacak mi?

    Bu sorulara cevap nerede var? Ben Kuran’da bulamadim.. Bilen yazsin lutfen..

    Eger kadin olsa idim, erkeklere vaadedilen Cennet’in yaninda, kadinlara birsey vaadedilmedigini gorunce, bir “mümine” olabilir miydim acaba?

    Sanmiyorum!

    Cihad edenler için vaadedilen huriler hakkında bilgilenmek için burayı tıklayınız.

    Adem Ve Havva’nin Cennetten Kovulma Masali Hakkinda Sorular:

    Dogmadiklarina göre Adem ve Havva’nın göbekleri varmiydi?

    İnançlılara göre, Havva ile Adem kaç yılında, nerede ve nasıl yaratıldılar?

    Adem ile Havva bütün bir ömür boyu yalnız yaşayıp öldükten sonra mı cennete gidip sonra oradan kovuldular?

    Adem ile Havva’nın çocukları onlar cennete gitmeden önce mi oldu, cennetten kovulduktan sonra mı oldu?

    Ya da hayali cennetten kovulmadan önce, cinsel organlari varmiydi?

    Vardi ise ne için vardi (madem ki cinsellik yasakti?..)

    Ya da Havva’nin memeleri varmiydi (çocuk emzirmeyecegine göre)? Yoksa bunlar cennetten kovulur kovulmaz mi olustular?

    Ya da Adem ve Havva’nin hormonlari önceden vardiysa(testesteron-östrojen-prolaktin-oksitosin vs.) ne amaçla vardi?

    Havva, adet görüyor muydu?

    Eger bunlar yok idiyse, nasil oldu da birbirlerine cinsel arzu duydular?.. Var idiyse, bu arzudan dolayi neden cezalandirildilar? Yani hem insanin beynine,vücuduna her türlü mekanizmayi koy, birbirlerine cinsel arzu duyacak sekilde iki ayri cinsiyette yarat, ama cinselligi yasadiklarinda cennetten kovarak onlari cezalandir. Adalet bu mudur?

    Eğer Adem ile Havva’nın cennetten kovulmasına seks neden olmadıysa, neden kovuldular?

    Nedir o “yasak meyve”? O yasak meyveyi yemek bugün serbest midir?

    Adem-Havva ve cennetten kovulma hikayesinin tamamen uydurma ve gercek disi bir masal oldugu acikca bellidir.

    Bu sayfayı ziyaret eden bir okur da çok beğendiğim aşağıdaki soruyu sormuş (Mart 2002):

    “(İnançlılara göre) Adem ile Havva’nın cenntten kovulmasına neden olan yılan, şeytanı temsil etmektedir. Fesatlık yayan ve şeytanı temsil eden böylece de Adem ve Havva’ya yaasak meyveyi yedirmek için ahlaksız teklifte bulunan yılanın, Cennet’te işi neydi?”

    Madem ki, Cennette şeytan kılığına girmiş yılan bulunabiliyor ve hatta Adem ile Havva’yı Cennet’ten kovduracak kadar büyük bir günah işletebiliyor; inançlılar öldükten sonra cennete giderlerse, orada şeytan kılığına girmiş yılan onları bekliyorsa ve kandırırsa ne olacak? Cennet de aynen bu dünya gibi bir imtihan yeri midir? Bu dünyayı imtihan yeri olarak belleyen ve cennet hayaliyle yaşayan onca inançlı, cennete giderlerse ve orada da imtihanla karşılaşırlarsa, ne olacak? Cennetten de başka cennete gitmek diye birşey mi var yoksa?

  11. aavc said

    şimdi yorum yazsam yayınlamazsınız ama tabi sizin
    şeytanın merkebleri olduğuzu unuttum
    adreslerini yazamayan korkaklar
    ama elbet sizinle burda olmasa bile kıyamet günü görüşeceğim

  12. k1z1l said

    Konuyu saptırmaktan çok hoşlanıyorsun Aavc .. xD

    Keşke tüm insanlar bizimle aynı zeka seviyesinde olsaydı .. Tanrıya bağlılık bu kadar olmazdı en azından

  13. atabey26 said

    k1z1l hocam hayvanlar sizce herhangi bir tanrıya inanırlarmı inanmazlar değilmi? hayvanlarda zeka varmıdır yoktur değilmi? hayvanlar için yeme-içme-üreme-dinlenme vardır ibadet etmek gibi bir dertleri yok ama zekaları da yok değilmi? Sizce bizmi hayvanlardan üstünüz hayvanlarmı bizden üstün? şimdi siz diyorsunuzki keşke tüm insanlar bizimle aynı zeka seviyesinde olsaydı yani diyorsunuzki hayvanlarla aynı zeka seviyesinde olsaydı, bu durumda siz hayvanlarla aynı zekaya sahip oluyorsunuz. Konu saptırma meselesine gelince sizin bu konu hakkında konuştuğunuzu göremedim. Bu durumda sizde konuyu saptırmış olmuyormusunuz?

    Ali Bulaç 33- Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Diyanet Vakfı 33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    Edip Yüksel 33. Genç ve yaşıt eşler…
    Elmalılı Hamdi Yazır 33-Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
    Süleyman Ateş 33. Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Yaşar Nuri Öztürk 33 Göğüsleri turunç gibi yaşıtla

    islamı bozmak için okadar şey yapılıyorki belki bu da onlardan biridir belki de değildir
    ama yapılmıyor diyemezsiniz çünkü yapılıyor. Diyanet sakız ve öpüşmek orucu bozmaz dediği günleride biliyorum ben, Yaşar hocanın dediklerinide :) size tavsiyem yolunuz Adıyaman’ın Kahta ilçesine düşerse bu tür soruların cevabını oradan alabilirsiniz. eğer gerçekten merak ediyosanız ama yok ben dediğim dedik çaldığım düdüktür dersenizde yaşar hocayı zekeriya hocayı diyaneti dinlemeye devam edin. daha çok şey öğrenirsiniz.

    buda başka bi yorum aynı ayet hakkında dervişin zikri neyse fikride o olurmuş derler ya

    Nebe 33. ayet çevirilerinin değerlendirilmesi ;

    Nebe 33’teki kevâibe atrâba, Süleyman Ateş’e göre göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar imiş ve Diyanet Vakfı’na göre göğüsleri çıkmış genç kızlar.

    Öyle midir sahiden? Ayetin siyakına, sibakına bakalım:

    Sorumlu davranmış olanlara ödüller var -İnne l-müttekıyne mefâzâ (78:31)
    Bahçeler, asmalar –Hedâika ve e’nâbâ (78:32)
    Uyum içinde salkım salkım üzümler –Ve kevâibe etrâbâ (78:33)
    Dolu dolu kadehler –Ve ka’san dıhâkâ (78:34)
    ….

    Görüldüğü üzere bir önceki ayet olan 78:32’de bahçeler, üzüm asmaları geçiyor. 78:33’teki kevâib işte o asmalarla ilgili. Kevâib, çoğuldur; üzüm daneleri demek. Tekil hali olan ka’be ise “dane”dir.

    Ka’betü e’nab: üzüm danesi

    “Ka’be”nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili Arapça olan herkes bilir. Çoğulu “kevâib”dir; üzüm daneleri anlamına gelir. Ka’be kelimesinin başka bir çoğulu olan unkûd ise salkım demek.

    Sonra, şuna dikkat edelim: 78:33’te kız ya da huri anlamına gelen hiçbir isim yok; yaşıt diye algılanan atraban ise sıfattır; ayette bulunmayan “kız”ı değil ayette bulunan “kevâib”i tanımlar.

    Açıkça görülüyor ki 31, 32 ve 33 ncü ayetler arasında mantıki bir anlatım ve anlam örgüsü var:

    Bahçelerde asmalar var (78:31);
    asmalardan devşirilen dane dane üzümler ki her biri ötekine denktir (78:32);
    ve üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler (78:33).

    Bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyvaları ve içecekleri anlatıyor: son derece uyumlu bir bütünlük içinde. Araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu ve bütünlüğünü bozar.

    Atraban kelimesine gelince, nedense hep yaşıt diye algılanmış bu kelime. Oysa denk anlamına da gelir. Ki bu ayetlerde meyvaların biribirine denk olduğu vurgulanıyor. Örneğin her bir üzüm danesi ötekilere renk, boyut ve tad bakımından denk olup biri ötekine oranla biraz çelimsiz, tadsız, çürük değildir.

    • demedideme said

      siz müslümanlar beni inanın hiç şaşırtmıyorsunuz hep hakaret hep hakaret!
      6 yaşında kızla evlenen,gelinine göz koyan öldürdüğü adamların karılarına göz koyan ve abdest almış olduğu pis suyu şifalı deyip insanlara içiren yüzlerine gözlerine sürdürttüren bir pedofiliyi peygamber;güneşi karabalçıklı bir suda batıyor gösteren,güneşi ve ayı dünyanın etrafında dönüyor gösteren,yıldızları şeytanlara atılmak üzere top diye niteleyen,kadınları tarla olarak gösteren ve ”Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile, katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık harcayan (hür) bir kimseyi örnek verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı?” DİYEN BİR KİTABI REHBER EDİNMİŞSİNİZ.SİZDEN DE ANCAK BU BEKLENİR ZATEN!

      • prfbrkgncr said

        demedideme maalesef mevzulari da baska yerlerinden anlayip ilim sahibi olmadan, kendi haline bakmadan Yaradan hakkinda bu sekil konusmak da sen ve senin gibilerden beklenir… O kadar aciklama o kadar hadis o kadar cevap verilmesine ragmen gercekten gormezden gelmeniz,anlamak istemeyisiniz aslinda sizden hicbirsey beklenmeyecegi gercegini gosteriyor. Goz gormek istemedikten sonra elden birsey gelmez…

  14. Ne yani şimdi. Benim kocam cennete gittiğinde ona yukarıda bahsedilen nitelikte ki huri kızlar eşlik edecek, bende onlara “ooooo Allah muhabbetinizi arttırsın mı?” diyeceğim. Anlamadım vallaha. Ben niye kocamı paylaşmak zorunda kalıyorum, peki bizim çıkarımız ne olacak bu konuda. Allah’a inanan müslüman biri olmama rağmen, ne zaman dinim ile ilgili bir araştırma yapsam sırf erkeklerin şehvetine hizmet etmek için kurulmuş bir din ile karşılaşıyorum. Sonrada araştırmaktan vazgeçiyorum.
    SAYGILAR

    • coderyy said

      Aklı olan, kendine saygısı olan, kendi değerini bilen bir kadın kuranı okuduktan sonra bu dinin nasıl erkekler çevresinde döndügünün farkına varır. Zaten kadınlar bastırıla bastırıla bu hale gelmedi mi? Bir kere adam benim acık başıma, açık koluma bakıp tahrik olacaksa, o adamın kendi soysuzlugudur ben neden sakınayım, adam kapasın gözlerini… Ya da zinada neden kadınlar öldürülürken erkekler hafif cezalar alıyor seriat ülkelerinde.İkisi de yapmadı mı bu mereti. Tek sorun kadının kadın olması, erkegin düşünmekten yorması gereken beyniyken yordugu uzuvlara sahip olması mı? Tecavüze ugrayan kızlar neden çıkıp bagırmıyorlar tecavüzcülerinin suçunu da sanki kendi suçlarıymış gibi intihar ediyorlar, yada töre başlıgı altında öldürülüyorlar… Eger kadına insan olarak deger vermiş olan birisi varsa başka memleketlerde aramayınız bunu, Bizim Ulu Önderimiz kadına gereken değeri vermiştir, diğer zihniyetsizlerin aksine; ama hala kadınlar kendi benliklerine saygısızlık eden bu dine inanmakta direniyorlar. Hala pek cok kadın dini nikahla üzerine birden fazla gelen kumayla yaşamaya cabalıyor ve başını örtüp allah beni seviyor diyorlar. Ne şanslıyım kocam var diyorlar ve şükrediyorlar. allah denen o güçsüz varlık bilmiyorlar ki kadında gücünü deniyor. Hala ilkel ülkelerde kadınlar sünnet ediliyor, hem de ne için kadın zevk almasın diye. Kadın niye zevk almasın erkek alırken? İşte bu mantaliteyle, bu sapkınlıkla, müslümanlar ancak günah keçisi seçtikleri insanları yuhlarlar.. kendi vicdanlarını rahatlatmak için .. Cocuk pornocularını şişlerlerken aslında inandıkları arabın cocuk pornocusundan farksız oldugunu bilmezler, düşünemezler.. bu dine inanarak en büyük sapkınlıgı yaparlar. Kadını iterek, yeteneklerini yozlaştırarak, güzelliklerini saklayarak sırf kendi egolarını ve fazladan bir kaç santim önlerinde duran uzuvlarıyla ve inandıkları sapığın el kitabı ile tüm beyinleri yıkarlar…

      Her aklı başında kadın, müslümanlıktan gerçekleri sorguladıgında iğrenir…

      • avci75 said

        ee kısacasııı meleklerin en büyük olanı şeytandı 1 zamanlar ilmile 3sn dünyayaı dolaşan şeytan bu ilmi bu ahmaklarla yolununa kendi yaratıldığı ateşle yakılmaya inancsızlarla ordusuna elmeman yopaya calışıyor kendi inandığı halde araştırın şeytan alllaha inanır ama o amacu ceheneme adam toplamak bunlarda bilgisini paylaştığı papağanları bilinki o sizlerle gitiitğiniz yere kadar inmez o inanıyoro sadece insana secde etmediği için buna devam ediyor

    • urbanwizard said

      Insallah cennete esinizle beraber gidersiniz. Siz boyle seylere aldanmayin, dunyada esini aldatmasi yasak olana cennette bunun hak olmasi, bana pek makul gelmiyor. Ama derseniz kaynak, ona su an birsey yazamam, yalan konusmayayim. Fakat benim de inandigim, bazi seyler belki de insanin vicdaninin yada imaninin sinamasi icin hastalikli kalplerle farkli gorulmeye uygun olabilecek seyler. Misal, Peygamber efendimizi aslinda hic bilmeyen, hic okumamis, arastirmamis insanlar, duyduklari ama idrakinden aciz olduklari seylerle cok cirkin zanlar altinda bulunabiliyorlar. Bunu da yukarida evlilikler konusunda arkadasim diyemeyecegim bir zat malesef yapmis.
      Bir arkadasimiz fanilige cok guzel deginmis. Dinde fanilik bosvermislik, gormezden gelmelik degildir. Din bir dengedir, yol yordamdir, usuldur, usluptur. insanda cinsellik vardir, fitridir, fani denilip gecilecek birsey de degildir. Ancak her pratigin bir tatbik sekli oldugu gibi, cinselligin de vardir; yanlisi vardir, dogrusu vardir, guzeli, cirkini vardir…

    • urbanwizard said

      sanirim bu sizin sorunuza cevap olacaktir…

      http://www.ortakhatim.com/mukabele/MEAL/2.html

      Bakara Suresi;

      25 – İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele: Onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki ne zaman, meyvelerinden kendilerine birşey ikram edilirse: “Bu, daha önce de dünyada yediğimiz şey!” diyecekler. Oysa bu, onların aynısı olmayıp, benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.

      Cennetlikler için, cennetlerde tertemiz, pampâk eşler, yani erkekler için hanımlar, hanımlar için kocalar vardır. Bunlar sadece temiz değil, her yönden temizlenmiştirler. Hem her türlü maddî pisliklerden hem de ahlâksızlık, geçimsizlik gibi manevî kirlerden. Dünyada da bu mutlulukların benzeri bulunabilir. Fakat başta gelen önemli fark, dünyanın geçiciliğine karşı, cennetin daimî olmasıdır. Birtakım kimseler, bu gibi müjdelerde, bilhassa yemek, içmekten, kadınlardan bahsedilmesine itiraz etmek istiyorlar ve: “Dine ait duygular, insanı bunlardan kesip, yalnız ruhanî lezzetler ile uğraştırmalı” diyorlar. Fakat şurası gariptir ki, böyle diyenlerin hepsi bedene ait bu iki çeşit zevk için can verenlerin yanında ortaya çıkıyor. Halbuki bu müjdeler, görüldüğü üzere, her yönü kapsayan eksiksiz zevkleri bir araya getirmektedir. Ve âhiret zevklerinde dünyadaki zevklerden hiçbirinin benzerinin eksik olmadığını ve bunun karşısında dünyaya ait şehvetlerin âdiliğini, çirkinliğini de gösteriyor.

  15. babanati said

    ee kısacasııı meleklerin en büyük olanı şeytandı 1 zamanlar ilmile 3sn dünyayaı dolaşan şeytan bu ilmi bu ahmaklarla yolununa kendi yaratıldığı ateşle yakılmaya inancsızlarla ordusuna elmeman yopaya calışıyor kendi inandığı halde araştırın şeytan alllaha inanır ama o amacu ceheneme adam toplamak bunlarda bilgisini paylaştığı papağanları bilinki o sizlerle gitiitğiniz yere kadar inmez o inanıyoro sadece insana secde etmediği için buna devam ediyor …… araştırın

  16. melikers said

    Bedensel şehvet sadece insanın bu dünyada üreyip çoğalması için var edilmiş bir şey iken,tüm bedensel istek ve ihtiyaçlardan kurtulunan cennette insanların şehvetle ne işi olabilir ?

  17. hanifbiri said

    Kuran’ı geleneksel anlayışa göre meallendirmişlerin (bize göre de yanlış olandır bu) kaynakları üzerinden konuşmanız doğru değil, lakin bu yanlış bilgiler Kuran’da kesinlikle yer almamaktadır.

    Yönteminiz Hadis’lere yönelik doğru olabilir ama bu Kuran-ı Kerim için kesinlikle geçerli değildir.

    Geleneksel İslam anlayışı altında Kuran’ı keyiflerince meallendirenler vardır ama orijinal nüshada bu mana çıkmamaktadır.

    Konuyla ilgili yapmış olduğumuz çalışmaya bakabilirsiniz:

    http://siratimustekim.blogspot.com/2011/01/kurana-gore-huri-nedir-kim-icindir.html

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 91 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: